İBB'nin Porsche'li harita mühendisi Yakup Öner Silivri'de rüşvet ağını anlattı! "El altından İmamoğlu'ndan para aldım"
"İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında tutuksuz yargılanan İBB'nin Porsche'li harita mühendisi Yakup Öner, Silivri'deki duruşmada sistemin tüm karanlık yüzünü en ince detayına kadar anlattı. İhale süreçlerinde yüzde 7-10 oranında pay istendiğini belirten Öner, Ekrem İmamoğlu'ndan poşet içinde yıllık 100 bin dolar aldığını, 50 milyon dolarlık "bağış" kisvesi altında dönen rüşvet çarkını ve proje bazlı pazarlıkları tek tek itiraf etti.
İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü'nün rüşvet ve yolsuzluk ağını gözler önüne seren duruşmalar devam ederken, davanın kilit isimlerinden İBB'nin Porsche'li harita mühendisi Yakup Öner Silivri'de hakim karşısına çıktı. Öner, çapraz sorguda etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin ifadelerini aynen kabul ettiğini belirterek sistemin işleyişine dair sarsıcı detaylar paylaştı.
"YETKİ ALANLARI AYRI, PARAYI FATİH KELEŞ YÖNETİYORDU"
Boğaziçi öngörünümünde kalan yapılara ilişkin önemli iş insanlarıyla yaptığı görüşmeleri örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'na ilettiğini belirten Yakup Öner, belediye içerisindeki güç dengelerini şu sözlerle anladı:
"Belediye içerisinde Fatih Keleş, Murat Ongun ve Ertan Yıldız'ın farklı yetki alanları bulunuyordu. Her biri kendi alanını koruyor, birbirlerinin alanına doğrudan müdahale etmiyordu. Ancak ihtiyaç olduğunda bu alanlar birbirine temas ediyordu. Belediye dışında ise Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin gibi isimlerin bu yapının dış bağlantıları içerisinde yer aldığını duyuyordum."
İhale süreçlerinde dönen vurgunu da aktaran Öner, "İhale süreçlerinde bazı firmalarla görüşmeler yapıldığını ve ihale bedeli üzerinden yaklaşık yüzde 7-10 oranında pay talep edildiğini bazı firma sahiplerinden öğrendim. Seçim döneminde belediyeye iş yapan bazı firmalardan kart, nakit veya benzeri taleplerde bulunulduğunu öğrendim. Para işlerinin takibinin Fatih Keleş tarafından yürütüldüğünü ve kimlerden ne miktarda para alındığını bilen kişinin de kendisi olduğunu anladım" dedi.
KREŞ VE BAĞIŞ KILIFLI RÜŞVET TARİFESİ
Mahkemede deşifre edilen ve 50 milyon dolara yaklaşan "bağış" görünümlü rüşvet çarkına dair Öner'in anlattığı başlıca olaylar şöyle:
Vaniköy Villası (700 Bin Dolar)
Adnan Oktar'a ait olan ve sonradan Rus iş insanı Boris Borisenko tarafından satın alınan villanın tadilat ve güçlendirme ruhsatı için Cüneyt Yakut ile görüştüğünü belirten Öner, Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla büyük bir kreş yapılmasının istendiğini, yaklaşık 700-800 bin dolar maliyetli bu teklif yüksek bulununca küçük kreş (500-600 bin dolar) gündeme geldiğini ancak sürecin bu şekilde sonuçlandığını ifade etti. İş insanı Cüneyt Yakut ise pazarlığın doğrudan Ekrem İmamoğlu tarafından yönetildiğini ve 1 milyon dolardan 700 bin dolara anlaştıklarını söylemişti.
Doğuş Grubu (10 Milyon Dolar)
Reina'nın da dahil olduğu iskanlı ve 1950 öncesi yapılarda güçlendirme ruhsatı verilmesi konusunun Ekrem İmamoğlu tarafından kendisine aktarıldığını belirten Öner, İmamoğlu'nun "firmanın raylı sistemlerden alacaklı oldukları toplam miktarın 10 milyon dolarlık kısmından feragat etmelerini talep edelim" dediğini aktardı. Doğuş Grubunun Maslak'taki merkezinde bu teklifi ilettiğini söyleyen Öner, sürecin daha sonra Hatay depremine market kar uygulaması kapsamında bağış olarak gerçekleştirildiğini duyduğunu belirtti.
Torunlar İnşaat (10 Milyon Dolarlık Yurt ve Feshane)
Torunlar İnşaat'a ait otel inşaatının ruhsat yenileme başvurusu için Ekrem İmamoğlu'nun şirket yetkililerinden değeri 10 milyon doları bulan yurt talebinde bulunduğunu anlatan Öner, teklif olumsuz karşılanıp ruhsat onaylandıktan sonra İmamoğlu'nun "yurt için onay aldın mı" diye sorduğunu, kendisinin hukuki hak olduğunu söylemesi üzerine "o iş geçti" dediğini belirtti. Bu talebi kabul etmeyen Torunlar İnşaat'ın sahibi Mehmet Torunlar'ın daha sonra Feshane restorasyonu işini protokol bağışı olarak üstlendiği, 250 milyon TL'yi geçen bu bağışın İBB Meclisi'nce yasal olarak onaylandığı ortaya çıktı.
Mahkeme başkanının, iş insanlarının yasal haklarına rağmen neden bu tür taleplerde bulunulduğunu sorması üzerine Öner, "Yasal mevzuat çerçevesi dışında hazır buraya gelmişken bir talepte bulunalım mantığıyla, karşılıklı rızaya ilişkin yürüyor" savunmasını yaptı. Savcılık ise Torunlar'dan 10 milyon, Doğuş'tan 10 milyon, Gülaylar'dan 22 milyon, Vaniköy'den 800 bin, Çaça Balık'tan 5 milyon TL, Tarabya Otel'den 13 milyon TL, Avni Çelik'ten 3 milyon dolar ve Fiba Grubu'ndan 400 bin dolar olmak üzere yaklaşık 49 milyon dolar ve 18 milyon TL'lik devasa bir rüşvet ağının "bağış" adı altında örüldüğünü kayda geçirdi.
POŞET İÇİNDE YILLIK 100 BİN DOLAR MAAŞ İTİRAFI
Duruşmanın en sarsıcı anlarından biri ise Yakup Öner'in Ekrem İmamoğlu'ndan el altından aldığı maaş itirafı oldu. Dışarıda çalışan bir personel olarak standartlarını korumak amacıyla böyle bir talepte bulunduğunu belirten Öner, İmamoğlu'nun bu talebi karşıladığını söyledi. Savcının "Parayı belediye kaynağından mı kendisi mi verdi?" sorusuna Öner, "Kendisinden aldım. Bulunduğu ortamda ben kendisinden alıyordum" yanıtını verdi. Savcının "Cebinden çıkarıp para mı taşıyor Ekrem bey?" sorusu üzerine ise Öner, "Hayır, cebinde değil. Poşette alıyordum" diyerek rüşvet ve para trafiğinin çanta ve poşetlerle yürütüldüğünü gözler önüne serdi.


Yorumlar