Hüseyin Can Güner'in ifadesinden notlar! Bu nasıl Belediye Başkanı? Çankaya Belediye Başkanı suçu personeline attı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Çankaya Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü rüşvet ve suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in emniyet ifadesi ortaya çıktı. İhalelerle ilgili suçlamaları reddeden Güner, belediyedeki satın alma usullerinin kendisinden önce de aynı olduğunu belirterek iddiaların odağındaki işlemleri ve isimleri tanımadığını söyledi.
Çankaya Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında bulunduğu 30 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye getirildi.
Suç örgütü kurma ve rüşvet soruşturması kapsamında gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in ifadesinin ayrıntılarına ulaştık.
HER KRİTİK SORUYA AYNI SAVUNMA: BİLGİM VE İLGİM YOK
Hüseyin Can Güner, emniyet ifadesinde ihale süreçlerine ilişkin kendisine yöneltilen çok sayıda soruya, işlemlerin ilgili müdürlükler ve Merkezi Satın Alma Bürosu tarafından yürütüldüğü cevabını verdi.
İhaleye davet edilen şirketlerin hangi ölçütlere göre seçildiği, yaklaşık maliyet için hangi firmalardan teklif alındığı ve pazarlık usulünün neden tercih edildiği sorularına Güner, “Bilgim yok”, “Görev ve yetkim dâhilinde değildir” ve “Bu süreçte herhangi bir kriter belirlemedim” taktikleriyle kendisini savunmuş olsa da iddialar güçlü görünüyor.
Ayrıca Güner, belediyede yaklaşık 5 bin personel çalıştığını belirterek ihale komisyonlarında görev yapan birçok kişiyi ismen dahi tanımadığını ileri sürdü.
İşte ifadesinde sorulan sorulara verdiği yanıtlardan tekraren kullandığı cümlelerden bazıları:
"Memur olarak çalışan ve bana sorulan isimler ile ilgili olarak Çankaya Belediyesinde yaklaşık 5.000 personel çalışmaktadır. Müdür ve müdür yardımcısından daha alt kadroda çalışanların hepsini tanımam mümkün değildir.
Görev sürem boyunca görev ve sorumluluğum itibariyle ihale ve alım işlemleri benim belirlediğim süreçler değildir. İlgili müdürlüklerce hazırlıklar ve usulleri yapıldıktan sonra Mali Hizmetler Müdürlüğüne gönderilir ve Merkezi Satın Alma Bürosu tarafından ihaleleri yapılır. Bu benden önce de aynı şekilde işleyen usul benden sonra da devam etmektedir. İhalelerin hazırlanışı ve Yapılmasından bilgim ve ilgim yoktur. Dolayısıyla herhangi bir kriter belirlemedim. İhale usulleri ve davet kriterleri ile ilgili olarak belirleme yetkim ya da ilgim yoktur.
Belediyede görevli olan şahısların (belediye başkanı, başkan yardımcıları, meclis üyeleri, müdürler ve diğer görevliler) herhangi bir bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum. Süreç hakkında bilgim yoktur. Herhangi bir iletişimim olmamıştır."

Çankaya Belediyesi’ndeki rüşvet soruşturmasında gözaltına alınan Başkan Hüseyin Can Güner ihalelerden "haberim yok" derken, Özel Kalem Müdürü Sadıkcan Köksal’a ait olduğu iddia edilen dehşet verici yazışmalar sızdı!
BAŞKAN "HABERİM YOK" DERKEN ÖZEL KALEMİNDEN İTİRAF GİBİ MESAJLAR: VERENDEN ALMAK LAZIM!
Gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in "Haberim yok, usulleri ben belirlemedim" savunmasının hemen ardından, soruşturma dosyasına bomba gibi düşen çok konuşulacak yazışmalar ortaya çıktı.
Gözaltındaki şüphelilerden biri olan ve Çankaya Belediyesi Özel Kalem Müdürü olduğu belirtilen Sadıkcan Köksal ile bir kadın arkadaşı arasında geçtiği öne sürülen Instagram direkt mesajları (DM), belediye koridorlarında dönen rüşvet, ruhsat ticareti ve rant çarkını kelimenin tam anlamıyla ifşa etti.
"ÖZEL KALEM OLMAK KOLAY DEĞİL, VERENDEN ALMAK LAZIM!"
Sızan ilk mesaj görsellerinde, Çankaya Belediyesi'ndeki güç gücünün ve dönen sistemin adeta bir meslek kuralı gibi savunulduğu görülüyor:
X: "Çankaya Belediyesi derya deniz, senin eline düşen yanıyor belli ki..."
SADIKCAN KÖKSAL: "Eee özel kalem olmak kolay değil, verenden almak gerek."
SADIKCAN KÖKSAL: (Mesajın devamında sistemi savunarak) "Meslek icabı tatlım, bu çark kolay dönmüyor."

"PARA ALMAZSA SELAM BİLE VERMEZ": RUHSAT İÇİN AÇIKÇA RÜŞVET İSTEDİLER!
Konuşmanın devamında, ruhsat alamadığı için dükkanı kapatılan bir esnafın yaşadığı mağduriyet ve belediye içindeki bir diğer şüphelinin (E. D.) rüşvetçi kimliği fütursuzca doğrulanıyor.
X: "Canım sana bir şey soracağım; benim bir arkadaşımın dükkanı kapatıldı. Ruhsat problemi yaşamışlar. Biriyle görüştü kız arkadaşım, E. D. diye biri para istemiş, arkadaşım da vermedi, dükkanı kapandı. Sen tanıyor musun?"
SADIKCAN KÖKSAL: "Tanıyorum canım. Para almazsa selam bile vermez o yavşak. Neyin ruhsatı bu?"
X: "Bir restoran işi tatlım. Ne rant dönüyor hayret ediyorum doğrusu..."
SADIKCAN KÖKSAL: "Sen bana bilgileri gönder ben yardımcı olurum. Bu işler böyle yürüyor, kurtlar sofrası."
İHALE SONUÇLANDI, YETKİLİ DEĞİŞTİ, İLK İŞLEM İPTAL OLDU
Soruşturmanın en dikkat çekici başlıklarından biri, 2024/1152731 kayıt numaralı ihalenin tamamlanmasının ardından belediyede gerçekleştirilen görev değişiklikleri oldu.
Belediye çalışanı Tunç Emre Taşçıoğlu, ifadesinde ihalenin komisyon tarafından usulüne uygun biçimde tamamlandığını ve en düşük teklifi veren Norm isimli firmanın ihaleyi kazandığını anlattı.
Taşçıoğlu, ihale yetkilisi Ali Yalçın’ın sonucu onaylaması beklenirken aynı gün görevden alındığını, yerine Bora Özel’in getirildiğini ve yeni ihale yetkilisinin söz konusu ihaleyi iptal ettiğini söyledi.
Güner ise kimseyi görevden almadığını savunarak, Ali Yalçın’ın kendisinin ayrılmış olabileceğini ve boşalan göreve yeni bir görevlendirme yapıldığını ileri sürdü.
“YENİ YETKİLİNİN İLK İŞİ İHALEYİ İPTAL ETMEK OLDU”
Belediye çalışanı Songül Ulusal’ın soruşturma dosyasına giren beyanları da görev değişikliklerine ilişkin şüpheleri artırdı. Ulusal, ihaleden sonra Mali Hizmetler Müdürü ile ihale yetkilisinin görevden alındığını; yerlerine Mehmet Yıldırım ve Bora Özel’in getirildiğini ifade etti.
Bora Özel’in göreve geldikten sonraki ilk işleminin, sonuçlanan ihaleyi iptal etmek olduğunu belirten Ulusal, satın alma biriminde görev yapan çalışanların bu süreçten sonra dilekçe vererek birimden ayrıldıklarını anlattı.
Ulusal ayrıca görev değişikliklerinin ihale süreciyle bağlantılı olduğunu düşündüğünü, bu nedenle müdür yardımcılığı görevinden ayrılmak istediğini ve kısa süre sonra başka bir müdürlükte görevlendirildiğini söyledi.
Güner ise bu beyanları “kişisel kanaat” olarak değerlendirdi ve görev yeri değişikliğinin Ulusal’ın kendi talebi doğrultusunda yapılmış olabileceğini savundu.
12 FİRMANIN GİRDİĞİ İHALE İPTAL EDİLDİ, TEK TEKLİFLİ İHALE SÜRDÜRÜLDÜ
Emniyet ifadesinde Güner’e, toplam 12 firmanın katıldığı 2024/1152731 kayıt numaralı ihalenin “yeterli rekabet oluşmadığı” gerekçesiyle iptal edilmesine rağmen, daha sonraki ihalelerden birinin iki teklif, bir diğerinin ise yalnızca tek teklif bulunmasına karşın neden iptal edilmediği soruldu.
Güner, ilk ihalede yalnızca dört teklifin geçerli olduğunu ve teklif edilen bedelin yaklaşık maliyete çok yakın bulunduğunu söyledi. Sonraki ihalelerin daha düşük bedelle sonuçlandığını savunan Güner, bu ihalelerin geçici nitelikte olduğunu ve iptal edilmeleri hâlinde çöp toplama hizmetinin duracağını ileri sürdü.
İhalelerin iptal edilip edilmemesine karar verme yetkisinin ihale yetkilisinde olduğunu belirten Güner, süreçten mülkiye müfettişine ifade vermek için yapılan hazırlıklar sırasında haberdar olduğunu söyledi.
GİZLİ TANIKTAN “EMRE DOĞAN” İDDİASI
Dosyaya giren gizli tanık beyanında, Çankaya Belediye Meclisi Üyesi Emre Doğan’la ilgili çeşitli iddialar yer aldı.
Güner, Emre Doğan’ı partisinden uzun yıllardır tanıdığını ve yakınlıklarının siyasi çalışmalardan kaynaklandığını söyledi. Doğan’ın belediyede herhangi bir idarî görev veya yetkisinin bulunmadığını savunan Güner, gizli tanık beyanlarını “soyut, dayanaksız ve iftira” olarak nitelendirdi.
Dosyada yer verilen başka yazışmalarda ise Emre Doğan’ın bir iş yeri ruhsatı için para istediği yönünde üçüncü kişiler arasında geçen iddialar Güner’e soruldu.
Güner, yazışmaların tarafı olmadığını, konu hakkında bilgisinin bulunmadığını ve görsellerin soruşturmayla bağlantılı olmadığını ileri sürdü.
İHALE ŞİRKETİ YETKİLİSİYLE AYNI OTELDE ORTAK BAZ KAYDI
Soruşturma kapsamında yapılan HTS incelemesinde, Hüseyin Can Güner ile ihale dosyasında şüpheli olarak bulunan şirket yetkilisi Ferit Onuş’un 3 Ağustos 2022 tarihinde İstanbul’daki bir otelde aynı baz istasyonundan sinyal verdiği tespit edildi.
Güner, söz konusu tarihte belediye başkanı olmadığını, hatta adaylığının dahi gündemde bulunmadığını söyledi. Ferit Onuş’u tanımadığını savunan Güner, aynı yerde bulunmalarını tesadüf olarak değerlendirdi ve “Bugün bile bu şahsı tanımıyorum” dedi.

İHALE YETKİLİSİ DEĞİŞİKLİĞİNDE İMZASI SORULDU
Güner’e, ihaleyi kazanan şirketin belirlenmesinden sonra ihale yetkilisinin değiştirilmesine ilişkin belgede kendi imzasının bulunması da soruldu. Güner, belediyedeki personel görevlendirmelerinde son imzanın yasal olarak belediye başkanına geldiğini, ancak bunun özel bir amaç taşımadığını savundu.
Görev değişikliklerinin izin, rapor, emeklilik veya personel talebi gibi nedenlerle yapılabileceğini söyleyen Güner, değişikliğin ihale sonucuna müdahale amacı taşıdığı iddiasını reddetti.
Buna karşılık dosyadaki belediye çalışanları, görev değişikliğinin tamamlanan ihalenin onay sürecinde gerçekleştirildiğini ve yeni yetkilinin ilk işleminin ihaleyi iptal etmek olduğunu ifade etti.
“İHALELERİ BİLİRİM AMA DETAYLARINI BİLMEM MÜMKÜN DEĞİL”
Hüseyin Can Güner, savcılık ifadesinde belediye başkanı olarak ihalelerin konusunu bildiğini ancak tüm ayrıntılarına hâkim olmasının mümkün olmadığını söyledi.
Şikâyete konu ihalelerin geçici olarak ve çöp toplama hizmetinin aksamaması amacıyla pazarlık usulüyle yapıldığını savunan Güner, herhangi bir kamu zararı oluşmadığını ileri sürdü.
İptal edilen ihalenin ardından yapılan ihalelerin daha düşük fiyatlarla sonuçlandığını belirten Güner, belediyenin bu süreçten ekonomik fayda sağladığını iddia etti.
Güner, ihale şirketlerinin yetkililerini tanımadığını, bu kişilerle görüşmediğini ve hiç kimseden menfaat temin etmediğini söyledi.
TELEFONUNUN ŞİFRESİNİ VERMEK İSTEMEDİ
Savcılık ifadesinde suçlamaları kabul etmeyen Güner, soruşturmanın daha önce incelenen ihale dosyaları üzerinden mükerrer biçimde yürütüldüğünü ve gizli tanık beyanlarının somut delille desteklenmediğini savundu.
Arama sırasında Güner’e ait cep telefonuna da el konuldu. Tutanakta, Güner’in telefon şifresini vermek istemediği bilgisine yer verildi.
Hüseyin Can Güner, savcılık işlemlerinin ardından sevk edildiği sulh ceza hâkimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada ihale dosyaları, personel görevlendirmeleri, şirket bağlantıları, HTS kayıtları, gizli tanık beyanları ve dijital materyallerin incelenmesine devam ediliyor.

Yorumlar