Hollanda gerilimi ve söylenen yalanlar
Sosyal medyada Türkiye’ye karşı yapılan saldırılara karşı tepki verirken karşımızda ırkçı Avrupalıların saflarında, adı Türkçe, memleketi Türkiye ama zihni Avrupalı ırkçılarla aynı olan insanlarla karşılaşıyoruz. Her türlü manipülasyonu kendilerine hak gören bu güruhun son 2 gündür söylediği yalanları sıralamak istedim:
1- Sunucu Büşra Akın Photoshop yalanı
Ahaber’de sunduğu bir programdan alınmış görüntüye “Hollanda Polisi Atom Bombası Attı” başlığı atılmış ve alt açıklamada ise “Türkiye'yi çekemeyen Hollanda, Reis fedaisi evetçi bir gruba atom bombasıyla saldırdı” yazıyor.
Normal bir caps olarak gülünüp geçilecekken kendini "aydın, zeki, dünyayı anlayanlar" olarak yansıtan grupça gerçekmiş muamelesi gösteriliyor.
Ekte gördüğünüz ekran görüntüsünde ise Mine Kırıkkanat’ın olayı nasıl ciddiye aldığına tanık olabilirsiniz. El insaf ya hu, insanda bir gerçeklik mukayese yeteneği olur!
2- Türk Polisi De Köpekle Saldırdı Görüntüsü
Hollanda polisinin Türklere yaptığı saldırıyı vicdanı olan hiçbir insan kabul edemez.
İster Çin’e gidin ister Amerika’ya, bir polisin köpeği protestocuların arasına maskesiz saldırtıp ısırmasına sebep olması vahşiliktir.
Ama gelin görün ki, bizim kronik solcuların "ifade özgürlüğü" ve "protesto hakkı" diye ağızlarından düşürmediği cümleler sadece Türkiye içerisindeki illegal grupları korumak için varmış! Çünkü Avrupa'da kendilerini anlatmaya çalışan Türklere yapılan saldırılara karşı resmen Hollanda polisinden yana tavır aldılar.
Öyle ki, Hollanda polisinin gerçekleştirdiği hukuksuz ve aşırıya kaçan müdahaleleri legalleştirmek için aşağıda gördüğünüz görüntüyü öne sürmeye başladılar. Onların düşüncesine göre Türk polisi bir kadının üstüne köpek salıyor!
Oysa ki gerçek çok farklı; fotoğraf karesine biraz dikkatli baktığınızda köpeğin ağzındaki maskeyi görebiliyorsunuz. Bu zaten bir saldırı riski olmadığını kanıtlamakta.
Ama daha detaya indiğinizde polis ile konuşan kadının rahatlığını ve köpeği tutan arkadaki polisin aslında kadın ile ilgilenmediği ileriye doğru gittiğini fark ediyorsunuz. Yani tamamen bir kamera açısından ibaret olan fotoğrafı bize Hollandalıların yaptığı faşizmi kabullenmemiz için pazarlıyorlar!
3-) "Ne içeri atması, Türkiye mi burası!" yalanı
Muhalif basının eksiksiz hepsinde yayınlanan bu çarpıtma haberde AA görüntüleri kullanılmış. Hollanda’daki gösteri sırasında Türkçe konuşan 2 Türkün sözlerini şu şekilde çarpıtıyorlar;
Adam1: Gel vur, hadi gel bizi de vur
Adam2: Abi dur, bizi de içeri atacaklar
Adam1: Ne atacaklar, burası Türkiye mi?
Oysa ki konuşmanın gerçeğini biraz dikkatli dinlediğinizde kendi kulaklarınızda işitebiliyorsunuz. Yanındaki şahsı uyaran kişi “Abi dur, bizi de içeri atacaklar” cümlesini kurduktan sonrası cevap veren şahıs “Nere atacaklar, Burası Türkiye’nin toprakları” diye konsolosluğu kastederek cevap veriyor. "Yani burası Türkiye mi?" şeklinde bir sorgulama kesinlikle ortada yok.
Şimdi hal böyle olurken, anti-demokratik davranan Hollandalıları savunmayı ve haklı çıkartma çabasını geçtim; bu tür yalanlara inanıp pervasızca propaganda yapmaya devam etmek nasıl bir ahlaktır?
Ağızlarından; "koyunlar, cahiller, çomarlar" laflarını düşürmeyenlerin nasıl yalanların peşinden koştuğunu, adeta inanmak istedikleri ve kendi uydurdukları yalanlarla oluşturdukları bir SANAL GERÇEKLİK (VR) içerisinde yaşadıklarını söylememiz gerekli.
İyi ile kötünün mücadelesinin verildiği şu zamanlarda, bizim sadece yurt dışından gelen saldırılara karşı değil aynı zamanda içimizdeki yurt dışı kafalılara karşı da bir mücadele verdiğimiz kesin.
Bize yakışanı, yapıcı olmayı sürdüreceğimizden eminim. Unutmayalım; devlet siyaset üstü bir meseledir.