Hizbullah devri bitiyor mu? Lübnan hükümetinden silahları toplayacak tarihi karar!

Lübnan hükümeti, ülkedeki tüm silahlı yapıların – başta Hizbullah olmak üzere – devlet tekeline alınması yönünde tarihi bir karar aldı. Bu adım, hem bölgede barış umutlarını hem de İsrail-Lübnan hattında yeni bir dönemin habercisi olabilir.

Hizbullah devri bitiyor mu? Lübnan hükümetinden silahları toplayacak tarihi karar!

Lübnan'da siyasi tarih açısından dönüm noktası sayılabilecek bir gelişme yaşandı. Cumhurbaşkanı Joseph Avn başkanlığında Baabda Sarayı'nda gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısında, ülkedeki tüm silahlı varlıkların devlet tekelinde toplanması kararı alındı. Bu karar, Hizbullah’ın silah bırakması da dahil olmak üzere, tüm silahlı grupların faaliyetlerinin devlet kontrolüne geçmesini kapsıyor.

Enformasyon Bakanı Paul Markus, kritik toplantı sonrası yaptığı açıklamada, “Hizbullah dahil tüm grupların elindeki silahların devletin denetimine alınması konusunda ortak mutabakata varıldı” dedi.

Silahların Toplanması İçin Yıl Sonuna Kadar Takvim Verildi

Markus’un açıklamasına göre, Lübnan ordusu, yıl sonuna kadar ülkedeki tüm yasa dışı silahları toplamakla görevlendirildi. Bu kapsamda ordu, özellikle güney sınır hattında yeniden konuşlandırılacak. Böylece devlet otoritesi tüm topraklarda yeniden tesis edilecek.

ABD'nin geçtiğimiz aylarda Lübnan'a sunduğu, “silahların devlet tekelinde toplanması” önerisinin toplantıda oy birliğiyle onaylandığı da açıklandı. Markus, bu plana dair teknik ayrıntıların Lübnan ordusu tarafından netleştirileceğini duyurdu.

Şii Bakanlardan Tepki: Toplantıyı Terk Ettiler ama Hükümette Kaldılar

Ancak karar, Lübnan'daki tüm siyasi aktörler tarafından aynı coşkuyla karşılanmadı. Özellikle Şii siyasi çevrelerin temsilcileri, yani Hizbullah’a yakın bazı bakanlar, toplantıyı protesto ederek terk etti. Buna rağmen söz konusu isimlerin hükümetten çekilmedikleri, yalnızca ABD planına karşı mesafeli bir duruş sergiledikleri belirtildi.

Çalışma Bakanı Muhammed Haydar, yaptığı açıklamada, “Bakanlar Kurulu toplantısından ayrıldık ama bu hükümetten çekildiğimiz anlamına gelmez” diyerek tansiyonu düşürmeye çalıştı.

Adalet Bakanı Adnan Nassar ise toplantıyı terk eden bakanların Lübnan ordusunun ülke genelinde güvenliği sağlama rolünü desteklediklerini, ancak kararın detaylarının yeniden gözden geçirilmesini istediklerini ifade etti.

Hizbullah’tan Sert Tepki: “İsrail’e Karşı Direniş Silahsızlandırılıyor”

Kararın kamuoyuna yansımasının ardından, gözler Hizbullah’a çevrildi. Hizbullah, hükümetin bu kararını "Lübnan’ı İsrail karşısında savunmasız bırakmak" olarak yorumladı.

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, yaptığı açıklamada, “Silah bırakmak, bizim için İsrail’e teslim olmaktır. Bu karar büyük bir hata ve tarih bunu affetmeyecek” ifadelerini kullandı. Kasım ayrıca, silah meselesinin yalnızca Lübnan’ın iç gündemiyle çözülebileceğini, dış baskılara boyun eğmeyeceklerini de belirtti.

ABD'den Gelen Teklif Etkili Oldu: Lübnan’da Egemenliğin Tesisi İçin İlk Adım

Hatırlanacağı üzere, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, geçtiğimiz Haziran ayında Lübnan’a, ülkedeki silahlı grupların dağıtılmasını ve yalnızca resmi güvenlik güçlerinin silahlı olmasını öngören bir plan sunmuştu. Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ise Temmuz ayında yaptığı açıklamada, devletin egemenliğini yalnızca devlet kurumları eliyle yeniden tesis etmeye kararlı olduklarını ifade etmişti.

Bu açıklamalar, Lübnan'daki siyasi iradenin artık silahlı milislerin gölgesinden sıyrılmak istediğinin bir işareti olarak yorumlanmıştı.

Barış İçin Umut mu, Yeni Kriz mi? Gözler Hizbullah’ın Tavrında

Şimdi tüm gözler, Lübnan’daki bu yeni sürecin ne derece uygulanabilir olacağına çevrildi. Hizbullah’ın vereceği nihai cevap, sadece Lübnan’ın değil, İsrail, Suriye ve hatta İran’ın dahil olduğu tüm bölgenin geleceğini etkileyebilir.

Silahların devletin tekelinde toplanması, uzun süredir hem Batılı ülkelerin hem de Lübnan halkının beklediği bir gelişmeydi. Ancak Hizbullah gibi silahlı yapılarla mücadele, yalnızca siyasi kararlılıkla değil, aynı zamanda sahadaki gücün etkinliğiyle de şekillenecek gibi görünüyor.