Hande Fırat’a tavır! Zafer Şahin ben artık yokum, çekiliyorum dedi

Gazeteci Zafer Şahin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada televizyona çıkmama kararı aldığını duyurdu. Şahin'in bu kararı Hande Fırat'ın köşe yazısına tepki olarak değerlendirildi. İşte o açıklama...

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Hande Fırat’a tavır! Zafer Şahin ben artık yokum, çekiliyorum dedi

Gazeteci Zafer Şahin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.

İşte Zafer Şahin'in sosyal medya hesabından yaptığı açıklama;

Ah şu ekrana çıkan -yandaş- gazeteciler ah…

Bu ülkenin yakın tarihinde bütün kritik dönüm noktalarında, devletin, milletin yanında durdukları için suçları büyük…

Bugün çıkan yazı ve yorumlardan sonra akşamki programa kendi isteğimle çıkmadım.

Fetönün trollerine, belediye medyasına bizi hedef gösterten, dalga geçmelerine zemin hazırlayan bir yaklaşıma tepkisiz kalamam. Hayat bir duruştur.

''EKRANA ÇIKMA MERAKLISI DEĞİLİM''

Ekrana çıkma meraklısı değilim.Bundan sonra kendi YouTube kanalım ve sosyal medyaya ağırlık vererek ülkem ve devletimin lehine olduğuna inandığım doğrultuda gazetecilik yapmaya devam edeceğim.

Herkese başarılar dilerim. Allah herkesin yolunu açık etsin.

HANDE FIRAT'IN YAZISINA TEPKİ OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ

Bu açıklama Hürriyet yazarı Hande Fırat'ın köşe yazsısına tepki olarak değerlendirildi. Peki Hande Fırat köşe yazsında ne yazmıştı?

İşte Hande Fırat'ın o köşe yazsısı;

''İSTER MUHALİF İSTER İKTİDAR HEPİMİZ ÇİZGİYİ AŞTIK''

İster muhalefet ister iktidar kanadına yakın medya kuruluşu olsun, hepimiz çizgiyi aştık!

Tartışma programlarına artık işin gerçek sahipleri yani siyasiler çıksın.

AK Parti’nin özellikle ilk yıllarında lideri yurtiçinde ve yurtdışında ilgili muhabirler takip ediyordu. Sonrasında ise dönüşümlü olarak Ankara temsilcileri, genel yayın yönetmenleri ve ilgili köşe yazarları alındı.

Ancak son dönemde uçağa binen gazeteciler çeşitlendirildi. Bu yapılırken de belli ki gazetecilik geçmişleri, muhabirlik yapıp yapmadıkları, meslek hayatları boyunca uluslararası zirve izleyip izlemedikleri, dış politika bilgileri gözden kaçırıldı.

ABD’de, Avrupa’da bir gazeteci ekrana çıkıp bir partinin sözcüsü gibi konuşamaz. Yorum yapar ama mesafesini korur.

''GAZETECİLER SİYASİ AKTÖR GİBİ KONUŞUYOR''

Türkiye’de ise bu sınır neredeyse tamamen silinmiş durumda. Gazeteciler siyasi aktör gibi konuşuyor. Bu, hem gazeteciliğe hem siyasete zarar veriyor.

Televizyon kanallarında partisinin görüşünü anlatması gereken siyasetçiler tartışma programlarına genel olarak ya çıkmıyor ya da çağrılmıyor. Onların yerine vekalet yayınlarını ne yazık ki gazeteciler yapıyor.

Hal böyle olunca da gazeteci siyasi parti sözcüsüne dönüyor.

Buradan çağrım tartışma programlarına artık işin gerçek sahipleri yani siyasiler çıksın. Gazeteciler de o partinin, bu partinin gazetecisi diye etiketlenmesin.

Kaynak: Haber Merkezi