Halep kaybederse Türkiye kabeder!

Nihal Bengisu Karaca, Halep tamamen Esad rejiminin eline geçtiğinde Suriye halkı için asıl yıkım o an başlayacak. O ihtimalde Türkiye de kaybeder. diye yazdı...

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Halep kaybederse Türkiye kabeder!

İşte o yazı:

Savaşı sona erdirme amacıyla ortaya konulan sözde takvim, sözdetedbirlerin ve IŞİD'le mücadele için ortaya konulan sözde mücadelenin bir hedefe varamayacağını Habertürk Gazetesi'nde kaleme aldığım 23 Aralık 2015 tarihli BMGK'nın Suriye Kararındaki Ciddiyet Boşlukları yazımda ifade etmiştim.

BMGK'nın kararında Cenevre Bildirisi ve Viyana toplantılarında uzlaşılan temeller doğrultusunda bir siyasi geçiş sürecinin başlatılması öne çıkıyordu. Oysa 2012 Haziran'ında yapılan Cenevre Sözleşmesi'nin ana teması Esad'sız Suriyeydi. Dolayısıyla 14 Mart 2016'daki Cenevre'de başlayan barış görüşmelerinin ilk ayağında taraflar arasındaki en derin görüş ayrılığı, Beşar Esad'ın geleceği oldu. BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, Suriye'de 18 ay içinde cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmasını isterken Suriye tarafı bu şartlarda seçim yapılmasını tartışılamaz bulduklarını ifade etti. Aralık 2015 tarihli BMGK kararı, altı ay içinde kapsayıcı, mezhebe dayalı olmayan bir geçiş hükümeti kurulmasını istiyordu. Ama Suriye o noktaya hiç de yakın değil. Çünkü içinde Esad'ın yer aldığı hiçbir plan, çözüme yaklaştırmaya aday değil.

Öte yandan BMGK kararının rejime karşı savaşan tarafların çoğunu terör örgütü kabul etmesi, bir ipe un serme girişimiydi. BMGK sadece başarısı ve gücü muğlak durumda olan ÖSO'yu tanıdı. Bunun Suriye'deki çözümü engelleyen bir tutum olduğu bugün iyice netleşmiş durumda. Çünkü terör örgütü kabul edildikleri için anlaşmaya taraf sayılmamış gruplar Rusya ve İran destekli rejim orduları tarafından hedef kabul ediliyorlar, onları vurmak ateşkesi ihlal anlamına gelmiyor. Onlarla beraber sivil halk da vuruluyor. Örnek: Halep.

Bu arada IŞİD'in ana gövdesi yerli yerinde duruyor. IŞİD'in Rakka'daki değil de(!) Bağdat'taki varlığıyla mücadele, IŞİD üyelerinin Rakka'ya yani Suriye'ye kaçmalarıyla ve Suriye'ye ağırlık vermeleriyle sonuçlanacak bir eylem planı. Bunun IŞİD'e karşı koalisyon tarafından öngörülmediğini düşünmek saçma. Hele hele Suriye'de rejim ve IŞİD'in birbirlerini kollayarak savaştıkları bilinirken... Zira ikisinin de tek amacı var: Suriye halkının seçeceği, onay vereceği halka dayalı meşru iktidar adaylarını ortadan kaldırmak. Önce aradaki çapakları temizleyelim, baş başa kalınca gerekirse Suriye'yi aramızda bölüşürüz mantığıyla hareket ediyorlar. Halep tamamen Esad rejiminin eline geçtiğinde Suriye halkı için asıl yıkım o an başlayacak. O ihtimalde Türkiye de kaybeder. Umarım herhangi bir hazırlığımız ve bir B planımız vardır.

Nihal Bengisu Karaca/Habertürk