Hakan Fidan'da yok yok! Muhyiddin İbnü'l-Arabi'yi anlattı, dinleyenlerin ağzı açık kalıyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şam ziyaretindeki manevi atmosferi ve İbn Arabi'nin derin felsefesini anlattı. Yıllarca süren savaşa rağmen Şam'da zarar görmeden ayakta kalan 3 tarihi mekanı açıklayan Fidan'ın sözleri gündeme damga vurdu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı televizyon programında gerçekleştirdiği Şam ziyaretinin kültürel ve manevi boyutuna ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bakan Fidan, İslam tasavvuf ve düşünce tarihinin en önemli isimlerinden Muhyiddin İbn Arabi'nin felsefi derinliğine dair değerlendirmeler yaparken, Şam'daki tarihi mirasın savaş ortamına rağmen ayakta kalmasının etkileyici boyutuna değindi.

İbn Arabi’nin İslam tasavvuf ve düşünce tarihinin belki de en derin şahsiyetlerinden biri olduğunu vurgulayan Fidan, bu düşünce ekolünün Anadolu topraklarında çok büyük bir etkisi bulunduğuna dikkati çekti.

Bakan Fidan, İbn Arabi'nin öğrencisi Sadreddin Konevi ve aynı ekolden gelen Davud-u Kayseri ile başlayıp Molla Fenari'ye kadar uzanan köklü bir İslami düşünce geleneğinin mevcut olduğunu belirterek, "Çok büyük felsefi soruları, yaratılış sorularını, Tanrı-âlem ilişkisine ilişkin konuları, varlık başta olmak üzere gündeme getirmiş büyük bir mutasavvıf, büyük bir düşünür." ifadesini kullandı.

muhyiddin-ibn-arabi-mezari

"ONU ZİYARET ETMEK, BU RUHU ZİYARET ETMEKTİR"

İbn Arabi’nin Şam'daki türbesini ziyaret etmesinin kendisi için taşıdığı anlama değinen Fidan, "Onu ziyaret etmekle aslında bu konuları, bu düşünceyi, bu ruhu bir ziyaret etmiş oluyorsunuz kendi kendinize. Benim açımdan önemli." değerlendirmesinde bulundu.

BİRBİRİNDEN DEĞERLİ İKİ BAŞYAPIT

Ünlü mutasavvıfın "Fütuhat-ı Mekkiyye" ve "Füsusu'l-Hikem" adlı iki büyük başyapıtı olduğunu anımsatan Fidan, bu eserlerin son derece derin konuları barındırdığını aktardı. İbn Arabi'nin düşünce sisteminin çağlar ötesi niteliğine işaret eden Fidan, şunları kaydetti:

"Bugün bile onun ortaya koyduğu, vahdet-i vücud diye daha sonra nitelendirilmiş ama çok bence kabaca bir isimlendirme, bugün çeşitli düşünürlerin kuantum fiziğinden ödünç aldıkları birtakım modellemelerle izah etmeye çalıştıkları bir alan, o kadar derin."

SAVAŞIN GÖLGESİNDE AYAKTA KALAN TARİHİ MİRAS

Bakan Fidan’ın Şam temasları sırasında ziyaret ettiği ve Suriye'deki yıkıcı iç savaştan mucizevi bir şekilde zarar görmeden kurtulan nadir yerler arasında bulunan mekanlar, ziyaret programının en çarpıcı unsurlarından biri oldu.

Bakan Fidan, iki günlük yoğun diplomatik temaslarının ardından kentin tarihi ve manevi dokusunu yerinde incelemişti.

Yıllarca süren yoğun çatışmalara ve şehrin uğradığı büyük yıkıma rağmen, tamamen korunmuş olarak günümüze ulaşan şu kritik merkezler ziyaret edildi:

Muhyiddin İbnü'l-Arabi Camisi ve Türbesi:

Fidan'ın derin felsefesine vurgu yaptığı ünlü mutasavvıfın ebedi istirahatgahı, savaşın tahribatından etkilenmeyen nadir dini yapılar arasında yer aldı.

Selahaddin Eyyubi Türbesi:

İslam dünyasının büyük komutanı Selahaddin Eyyubi'nin Şam'daki kabri de çatışma bölgelerinin ortasında hiçbir zarar görmeden korunan bir diğer sembolik durak oldu.

Tarihi Türk Hava Şehitliği:

Emevi Camisi'nin hemen yanı başında bulunan, Türk havacılık tarihinin ilk şehitlerinin ebedi istirahatgahı niteliğindeki 111 yıllık tarihi şehitlik, savaştan hiç etkilenmeyerek aslına uygun şekilde ayakta kalmayı başardı.

Bakan Fidan, Şam'da barındırılan bu anlamlı mirasa sahip çıkılması gerektiğinin altını çizerek, "Orada bir gece kaldık. Hani Suriye artık normaldir, burada kalmalıyız, gelmeliyiz ve ziyaret ettiğimiz, selam verdiğimiz zatlar da bizim Anadolu kültüründe, inancında, stratejisinde, siyasetinde yeri olan şahsiyetler." diyerek bölgedeki tarihsel köklerin önemine dikkati çekti.

Kaynak: SuperHaber

Yorumlar

Yorum Yaz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.