Hacizli taşınmaz tartışması! SGK Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamalarını yalanladı!

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin borç yapılandırması için sunduğu taşınmazlarla ilgili iddialara yanıt verdi. Tartışmanın merkezinde, devredilecek gayrimenkullerin hukuki durumu ve satış kabiliyeti bulunuyor.

Hacizli taşınmaz tartışması! SGK Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamalarını yalanladı!

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) borç yapılandırması kapsamında sunduğu taşınmazlarla ilgili açıklamalara karşı net bir cevap verdi. SGK’nın açıklamasında, üzerlerinde haciz, şerh veya ipotek bulunan taşınmazların kurum tarafından devralınmasının, yasal mevzuat gereği mümkün olmadığı belirtildi.

SGK, bu durumun kurumun keyfi bir uygulaması olmadığını ve tamamen mevzuata uygun hareket edildiğini vurguladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“SGK keyfi değil, kanunlar çerçevesinde yönetilir.”

“Üzerinde haciz, şerh veya ipotek bulunan taşınmazların devri yasal olarak mümkün değildir.”

“Bu tür yaklaşımlar ya bilgi eksikliğinden ya da kamuoyunu yanıltma çabasından kaynaklanmaktadır.”

SGK’nın bugüne kadar farklı siyasi partilere mensup belediyelerden 1200’den fazla taşınmaz devraldığına dikkat çekilen açıklamada, tüm bu devirlerin şeffaf bir şekilde gerçekleştiği ve hiçbirinin üzerinde hukuki engel bulunmadığı ifade edildi.

ABB: “572 Taşınmaz Sunduk, Reddedildi”

Ankara Büyükşehir Belediyesi ise SGK’nın açıklamasına sert bir dille karşılık verdi. ABB’den yapılan açıklamada, borçların yapılandırılması için sunulan taşınmazların arasında oldukça değerli gayrimenkuller bulunduğu ve bu durumun göz ardı edildiği savunuldu. ABB, özellikle Anafartalar Çarşısı’nın önemli bir örnek olduğunun altını çizdi.

ABB’nin açıklamasından öne çıkan detaylar:

“572 taşınmaz teminat olarak sunuldu.”

“Sunulan taşınmazların toplam değeri 1 milyar 193 milyon 350 bin lira.”

“Üzerlerindeki toplam haciz tutarı sadece 3 milyon lira.”

Açıklamada, SGK’nın bu taşınmazları kabul etmeme gerekçesinin gerçekçi olmadığı ifade edilerek, sürecin siyasallaştırıldığı iddia edildi. ABB yetkilileri, SGK’nın "tuvalet teklif edildi" gibi ifadelerle kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini ve işin özünü çarpıttığını belirtti.