Genç mühendisi zehirleyen Türk kahvesi nasıl hazırlandı? Deterjanlı kahveyi yapan kafe çalışanından şok savunma: Sıvının rengi sudan farksızdı!
Beyoğlu’nda genç mühendis Ayben Özçilingir Turtura’nın bir fincan Türk kahvesiyle yoğun bakımlık olmasının ardından gözler tek bir isme çevrildi: Kahveyi yapan Münire A. “Şişelerin üzerinde herhangi bir ibare yoktu. Şişenin içerisinde su olduğunu düşündüm. Aradan biraz zaman geçtikten sonra öğrendim deterjan olduğunu. Dünyam başıma yıkıldı. ” savunması yaptı.
İstanbul Beyoğlu’nda bir kafede içtiği Türk kahvesinin ardından aniden fenalaşan genç mühendis Ayben Özçilingir Turtura, kostik madde zehirlenmesi şüphesiyle yoğun bakıma alındı.
Olayın ardından yapılan incelemede kahvenin, mutfakta şişelere doldurulmuş endüstriyel bulaşık deterjanıyla hazırlandığı ortaya çıktı. Kahveyi yapan Münire A., “Tezgahtaki şişeden kahve makinesine su doldurdum, su sandım” savunmasında bulunurken, işyeri zabıta ekipleri tarafından mühürlendi; şüphelilere ev hapsi ve yurtdışı yasağı getirildi.
BEYOĞLU’NDA TÜRK KAHVESİ KABUSA DÖNÜŞTÜ
Olay, 17 Kasım Pazartesi günü saat 13.00 sıralarında Beyoğlu Ömer Avni Mahallesi’ndeki bir kafede yaşandı.
Genç mühendis Ayben Özçilingir Turtura, arkadaşıyla birlikte gittiği kafede Türk kahvesi siparişi verdi.
Turtura, kahveden ilk yudumu alır almaz aniden fenalaştı. Tuvalete koşan genç kadın bir süre sonra nefes alamama ve dilinde uyuşma şikâyetleriyle hastaneye kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından kostik madde zehirlenmesi şüphesiyle başka bir hastaneye sevk edilerek yoğun bakıma alındı.

KAHVEYE KOSTİK KARIŞTI İDDİASI
Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği ekiplerinin yaptığı incelemede, kafede hazırlanan kahveye endüstriyel bulaşık deterjanının karıştığı belirlendi.
İddiaya göre:
İşletmeden sorumlu kişilerin babası Engin Ö. (52), mutfakta kullanılan cam şişelere bulaşık deterjanı koydu.
Kahveyi yapan Münire A. (50) ise, bu şişelerdeki sıvıyı su zannederek kahve makinesine doldurdu.
Kafenin işletme sahibi Gülsüm Sude Ö. (26), ablası Sıla Nur Ö. (28) ise işletmede çalışan olarak tespit edildi.
Olay sonrası kahveyi yapan Münire A. ile olay anında kafede bulunan Sıla Nur Ö., şüpheli sıfatıyla adliyeye sevk edildi.

KAFE MÜHÜRLENDİ, ŞÜPHELİLERE EV HAPSİ
Soruşturma kapsamında baba Engin Ö. ve işletme sahibi Gülsüm Sude Ö.’nün bilgisine başvuruldu.
Adliyeye sevk edilen:
Münire A.
Sıla Nur Ö.
hakkında, “yurtdışına çıkış yasağı” ve “ev hapsi” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.
Kafe ise Beyoğlu Belediyesi’ne bağlı zabıta ekiplerince mühürlenerek faaliyetten men edildi.

“İŞYERİ BİR ANDA MÜŞTERİ DOLDU”
Kahveyi hazırlayan Münire A., ifadesinde olay gününü detaylarıyla anlattı:
“Sıla Nur ile geçtiğimiz hafta sonu 15–16 Kasım günleri için bir etkinlik planladık. İşletme içine kendi ürünlerimi getirdim, satış yaptım. Ürünler tükenmeyince etkinliği 17 Kasım akşamına uzattık. Pazartesi öğle saatlerinde iş yerine geldim. Sıla Nur tek başına çalışıyordu, kardeşi Gülsüm Sude şehir dışındaydı. Kendi ürünlerimle ilgilenirken bir anda işyeri müşteriyle doldu.”
“TEZGAHTAKİ ŞİŞEDEN KAHVE MAKİNESİNE SU DOLDURDUM”
Münire A., yoğunlukta mutfağa geçip kahve hazırladığını şöyle anlattı:
“Sıla Nur müşterilere yetişebilmek için panik halindeydi. Ona ‘Yardımcı olabileceğim bir konu var mı?’ diye sordum. Bana mutfakta kahve makinesinde kahveler olduğunu, bunları fincanlara koyup yanlarında küçük bir suyla servis edebileceğimi söyledi.
Ben de mutfağa geçtim, makinedeki kahveleri fincanlara doldurdum. Sonra küçük bardaklara, mutfakta tezgâhın üzerinde bulunan şişeden su koydum ve masaya servis ettim.
Bir süre sonra Sıla Nur bana ‘Bir kahve daha yapabilir misin?’ dedi. Yine tezgâh üzerindeki aynı şişeden kahve makinesine su doldurdum. Makine kahveyi yapınca fincana koydum, yanına yine bu şişeden bir bardak su alıp aynı masaya servis ettim.”
“KAHVEDE ALERJEN MADDE OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜK”
Müşterinin kahveyi içtikten sonra fenalaştığını anlatan Münire A. şöyle devam etti:
“Müşteri kahveyi tattıktan sonra fenalaşıp lavaboya gitti. Ne olduğunu anlayamadık. Kahvenin içinde alerjen bir madde olabileceğini düşündük. Kahveleri kendimiz dahil kimseye tattırmadık. Kadının durumu kötüleşince arkadaşları hastaneye götürdü. Biz de kadının içtiği kahveyi karton bardağa koyup onlara verdik, ‘Hastaneye götürün, belki doktorlar inceler’ dedik.”
Daha sonra Sıla Nur ile mutfakta ne yaşanmış olabileceğini konuşurken, su koyduğu şişeleri gösterdiğini ve “Bu şişelerden su koydum” dediğini anlattı.

“SIVININ SU DEĞİL DETERJAN OLDUĞUNU SÖYLEDİ”
Münire A., ifadesinin en kritik kısmında şunları söyledi:
“Sıla Nur bana, şişelerin içindeki sıvının su değil deterjan olduğunu söyledi. Çok şaşırdım, çok üzüldüm. Şişelerin üzerinde hiçbir yazı yoktu, sıvının rengi sudan farksızdı. Ayırt etmek imkânsızdı. Şişeler tezgâhın üzerinde duruyordu, ben su olduğunu sandım. Olaydan sonra şişelerin üzerine siyah keçeli kalemle ‘deterjan’ yazdım. Bu duruma bilerek, isteyerek sebep olmadım. Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm, zehirlenen kadını tanımıyorum.”
“MÜNİRE KOMŞUMUZ, YOĞUNLUKTA YARDIMA GELDİ”
İşyeri çalışanı Sıla Nur Ö. ise Münire A.’nın “yakın komşuları” olduğunu ve hafta sonu etkinlik için mekâna ürün getirdiğini söyledi:
“Münire bizim işyerimizin yakınında oturan komşumuzdur. 15–16 Kasım haftasonu için etkinlik planladık, kendi ürünlerini işyerimizde sattı. Pazar akşamı ürünlerden bazıları kalınca, etkinliği Pazartesi gününe uzatmaya karar verdik. Pazartesi öğle saatlerinde Münire geldiğinde dükkânda yalnızdım, kardeşim Gülsüm şehir dışındaydı. Bir ara işyeri bir anda müşteriyle doldu, siparişlere yetişmekte zorlandım.”
“SU İÇİN ARITMA CİHAZINI İŞARET ETTİM”
Sıla Nur, Münire’ye kahve servisi konusunda talimat verdiğini söyledi:
“Genelde öğle aralarında gelen Ayben ve arkadaşlarının masasına iki Türk kahvesi hazırlamıştım. Münire, yardım edip edemeyeceğini sordu. Ben de kahve makinesine koyduğum iki kahveyi fincanlara koyup yanlarına su ekleyebileceğini söyledim ve mutfaktaki arıtma cihazını gösterdiğimi hatırlıyorum. Münire kahveleri ve suları hazırlayıp bana haber verdi, ben de masaya götürdüm.
Daha sonra bir kahveyi tamamen Münire yaptı ve kendisi servis etti.”
“KAHVEYİ KARTON BARDAĞA KOYUP ARKADAŞLARINA VERDİM”
Genç kadının fenalaşmasıyla yaşanan panik anlarını Sıla Nur şöyle anlattı:
“Ayben’in fenalaştığını duyunca yanına koştum, lavaboya gitmesine eşlik ettim. Durumu kötüydü. Hemen acil çağrı hattını aradım. Arkadaşları ‘Bizde araba var, ambulansı beklemeyelim, kendimiz götürelim daha hızlı olur’ deyince telefonu kapattık. Ayben’i arabaya bindirirken içtiği kahveyi karton bardağa doldurup arkadaşlarına verdim. ‘Bunu da hastaneye götürün, doktorlar incelemek ister’ dedim.”
“KAHVEYİ BU SULARDAN YAPTIM DEYİNCE DÜNYA BAŞIMA YIKILDI”
Olayın ardından asıl gerçeği Münire’nin sözleriyle anladığını söyleyen Sıla Nur, ifadesini şöyle tamamladı:
“Müşterileri gönderdikten sonra Münire ile ne olmuş olabileceğini konuşurken, bana içinde deterjan olduğunu bildiğim cam şişeleri gösterip ‘Bu sulardan yaptım kahveyi’ dedi. O an dünya başıma yıkıldı. ‘Münire, o şişelerde deterjan vardı’ dedim. Bu şişelere sürekli deterjan koyarız, üzerinde hiçbir uyarı yoktu. Renk olarak da sudan farkı yoktu.
Şişelerin üzerine sonradan ‘deterjan’ yazdık ama iş işten geçmişti. İş yerinde sadece biz çalıştığımız ve şişelerde deterjan olduğunu bildiğimiz için bugüne kadar sorun olmamıştı. Yaşanan bu olaydan dolayı çok üzgünüm.”