Filistin’in tarihi de hedefte! İsrail’den “tarih soykırımı” hamlesi: Binlerce yıllık miras yok ediliyor
Gazze’de sivillere yönelik saldırılarını sürdüren İsrail hükümeti, şimdi de Batı Şeria’daki UNESCO aday listesindeki arkeolojik alanı “cazibe merkezine” dönüştürmek için kamulaştırmaya hazırlanıyor. Hak örgütleri, “Filistin tarihine yönelik sistematik yok etme girişimi” uyarısı yaptı.
İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askeri operasyonlarla uluslararası kamuoyundan tepki topladığı bir dönemde, bu kez Filistin’in kültürel mirasına yönelik yeni bir hamle gündeme geldi. İsrail hükümeti, Batı Şeria’daki arkeolojik sit alanı Sebastia’nın büyük bölümünü kamulaştırarak ele geçirme planını resmen devreye soktu.
Bölgede sürdürülen bu çalışma, Filistin’in hem fiziksel hem de kültürel varlığına yönelik “tarih soykırımı” eleştirilerini yeniden alevlendirdi.
450 Dönümlük Arkeolojik Miras Tehlikede
İsrail’in planları, arazi kamulaştırma adı altında bölgenin tamamen kontrol altına alınmasını öngörüyor.
Yerleşim karşıtı gözlemci kuruluş Peace Now, 450 dönümlük Sebastia sit alanının “geri dönüşü olmayan şekilde tahrip edilebileceğini” belirterek endişelerini paylaştı.
Örgüt tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Plan, Burqa ve Sebastia köylerine ait yaklaşık bin 800 dönümlük araziyi ele geçirmeyi içeriyor. Bu alan özel mülkiyet olup, Filistinli sahipleri tarafından tapuya kayıtlıdır.”
Binlerce yıllık zeytin ağaçlarıyla kaplı bu bölgenin İsrail tarafından cazibe merkezine dönüştürülmesi, Filistin halkının ata topraklarının bir kez daha gasp edilmesi anlamına geliyor.
Karara İtiraz İçin Sadece 14 Gün Süre Tanındı
Associated Press (AP) tarafından görülen resmi hükümet belgelerine göre, Filistinli sahiplerin bu karara karşı çıkması için yalnızca 14 gün süre verildi.
Uluslararası hukukçular, bu zaman diliminin bilerek kısa tutulduğunu ve Filistinlilerin fiilen itiraz edemeyeceği şekilde planlandığını belirtiyor.
UNESCO Aday Alanı “Turistik Proje”ye Kurban mı Ediliyor?
Sebastia bölgesi, hem dini hem de tarihi açıdan kritik bir öneme sahip.
-
Eski İsrail Krallığı’nın başkenti Samiriye’yle ilişkilendiriliyor,
-
Hristiyanlar ve Müslümanlar tarafından Hz. Yahya'nın kabrinin burada olduğuna inanılıyor,
-
2012’den bu yana Filistin Devleti adına UNESCO Dünya Mirası Aday Listesi’nde bulunuyor.
Bu kadar kıymetli bir alanın İsrail tarafından ticari ve siyasi amaçlarla dönüştürülmesi, Filistinliler tarafından “kültürel işgal” olarak değerlendiriliyor.
Kazılar Başladı, 30 Milyon Şekel Bütçe Ayrıldı
İsrail, 2023 yılında bölgeyi “turistik cazibe merkezi” olarak geliştirme planlarını duyurmuştu.
Peace Now ve diğer hak örgütlerine göre:
-
Arkeolojik kazılar çoktan başladı,
-
Proje için 30 milyon şekelden (yaklaşık 9,24 milyon dolar) fazla bütçe ayrıldı,
-
Çalışmalar tamamen İsrail kontrolünde yürütülüyor.
Bu durum, bölgenin artık Filistinlilere ait bir kültür mirası olmaktan çıkarılıp İsrail devlet anlatısına entegre edilmeye çalışıldığı yönünde eleştirileri artırdı.
Batı Şeria’da Yasadışı Yerleşimler Yayılıyor
İsrail hükümetinin bu adımı, Batı Şeria’daki yasadışı yerleşimlerin hızla genişlediği bir döneme denk geliyor. Son olarak İsrailli yerleşimciler, Beytüllahim yakınlarında yeni bir yasadışı yerleşim birimi kurulduğunu kutladı.
Yerleşimciler tarafından Filistinli sivillere ve mülklere yönelik saldırıların arttığı da biliniyor.
Uluslararası toplum tarafından hukuksuz kabul edilen bu yerleşimler, Batı Şeria’nın Filistinlilerden sistematik biçimde arındırıldığı yorumlarına neden oluyor.