FETÖ'nün tahşiye senaryosunda KÖZ izi: Sözde 2 numara 4 günde nasıl serbest kaldı! Gizli belgeler, şüpheli tahliyeler ve yanıtsız sorular!

FETÖ'nün yargı ve emniyet cenderesiyle kurguladığı en ağır kumpaslardan Tahşiye operasyonunun üzerinden 16 yıl geçmesine rağmen, dosyadaki kritik gölgeler tazeliğini koruyor. Emniyet'in "gizli" ibareli belgelerinde adı geçen isimler, kumpasın fikrî altyapısını oluşturan yayınlar ve 15 Temmuz gecesine kadar uzanan uluslararası algı operasyonları yeni soruları beraberinde getiriyor.

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
FETÖ'nün tahşiye senaryosunda KÖZ izi: Sözde 2 numara 4 günde nasıl serbest kaldı! Gizli belgeler, şüpheli tahliyeler ve yanıtsız sorular!

FETÖ’nün 22 Ocak 2010 tarihinde Nurcuların Tahşiye grubuna yönelik gerçekleştirdiği operasyonda Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ve kumpasçı emniyet müdürleri ceza alsa da mağdurların adalet arayışı ve dosyadaki karanlık noktalar gündemden düşmüyor. Mahkeme kayıtlarında, Emniyet'in gizli yazılarında ve tanık ifadelerinde adı geçen birçok kritik isim hakkındaki adli süreçlerin eksik kalması tepkilere neden oluyor.

KÖZ YAPILANMASI VE GİZLİ BELGELERDEKİ İSİMLER

Kumpas mağdurları, 2003-2009 yılları arasında adım adım örülen süreçte FETÖ'nün eski Emniyet imamı Kemalettin Özdemir (KÖZ) ve ekibinin rolüne dikkat çekiyor.

Mağdurların, Kemalettin Özdemir'in yargılandığı davaya müdahillik taleplerinin reddedilmesi ve KÖZ yapılanmasının kumpastaki rolünün tam olarak aydınlatılmaması eleştiriliyor.

Emniyet'in mahkemeye sunduğu gizli evraklarda FETÖ'cü polislerle hareket ettiği öne sürülen Orakçıoğlu'nun 15 Temmuz sonrası pasaportuna el konulmasına rağmen kumpastaki konumuna dair sessizliğini koruduğu belirtiliyor.

Operasyondan 7 yıl önce (2003) bandrolsüz basılarak bakanlara ve milletvekillerine dağıtılan İfhamname adlı kitabın, 2010'daki operasyonun suçlamalarıyla birebir örtüşmesi kumpasın yıllar öncesinden planlandığını gösteriyor.

İfhamname metnini dijitalde yayan ve Emniyet'in gizli evraklarında adı geçen Pekkendir’in Zaman gazetesi ve İttihad Yayınları ilişkileri soruşturulmayı bekliyor.

ŞÜPHELİ TAHLİYELER VE AKILALMAZ ÇELİŞKİLER

Operasyon aşamasında ve sonrasında yaşanan bazı gelişmeler, kumpasın iç mantığındaki soru işaretlerini artırıyor.

FETÖ polislerinin örgüt şemasında "iki numara" olarak gösterdiği Mehmet Yılmaz Düşünüklü, gözaltına alındıktan sadece 4 gün sonra serbest bırakıldı. Düşünüklü yıllar sonra FETÖ karşıtı davada müşteki oldu.

Tapelerinde bombadan bahsedilen Ünal Türkal 4 günde serbest kalırken, 2014’teki davada FETÖ'cülerden "şikâyetçi olmadığını" söyledi. El Kaide hücresi olarak gösterilen Merter’deki dershane sorumlusu Abdulmennan Ö. de tutuklanmadı.

Turgut Y. adlı şahsın, kumpastaki bombaları üstlenmesi için cezaevinde Mehmet Nuri Turan tarafından kendisine teklif yapıldığını iddia etmesi dosyadaki en ağır beyanlardan biri olarak öne çıkıyor.

15 TEMMUZ VE İSVEÇ’TEKİ NORDİC MONITOR AYAĞI

Tahşiye senaryosunun yalnızca mağdurları değil, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef aldığı tescillendi.

Fetullah Gülen, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi gecesi Pensilvanya'da yabancı basına verdiği demeçte Türkiye’yi Tahşiye üzerinden "terör destekçisi" olarak göstermeye çalıştı.

İsveç'te firari olarak yaşayan FETÖ’cü Abdullah Bozkurt’un Nordic Monitor platformu üzerinden Tahşiye dosyasını işleyerek uluslararası kamuoyunu manipüle etme gayreti sürüyor.

FAZIL DUYGUN

Kaynak: SuperHaber

Yorumlar

Yorum Yaz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.