FETÖ firarisi Adem Yavuz Arslan'dan ABD'de Hristiyanlık güzellemesi: "Diyalog" maskesinden kilise derslerine
ABD'ye kaçan FETÖ firarisi Adem Yavuz Arslan, katıldığı İncil derslerini överken Müslümanları hedef aldı. FETÖ'nün "Dinlerarası Diyalog" kılıfı kilise sıralarında çöktü.
Sosyal medya platformlarında paylaşılan ifadelerinde ABD'deki kiliselerde düzenlenen İncil derslerine katıldığını belirtilen FETÖ firarisi Adem Yavuz Arslan, Hristiyan toplumunun "doğruluğuna" hayran kaldığını öne sürerken, İslami kültürden gelen insanların "kolay yalan söylediği" iddiasıyla çirkin bir genellemede bulundu. Oysa FETÖ'cü darbeciler çıplak gözle ayırt edilebilen görüntüleri bile kolaylıkla yalanlıyordu...
"DİYALOG" PROJESİNDEN KİLİSE SIRALARINA
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in 1990'lı yıllardan itibaren örgütün tabanına ve kamuoyuna "Dinlerarası Diyalog" adı altında şirin göstermeye çalıştığı misyonun geldiği son nokta, örgüt firarilerinin sığındığı Batı ülkelerindeki söylemleriyle bir kez daha tescillendi.
ABD'nin himayesinde yaşamını sürdürebilen Arslan'ın, "Çok ilgimi çekti. İncil derslerine katıldım... ben böyle keyifle oturdum, katıldım" sözleri, örgüt mensuplarının Batı'da kabul görebilmek adına sergiledikleri teslimiyetçi ruh halini ve terör örgütü tedrisatının ulaştığı savrulmayı gözler önüne serdi.
KENDİ SİCİLİNİ KARALAYAN ORYANTALİST TEZAT
Yıllarca kumpas davaları, sahte deliller, soru hırsızlıkları ve takiyye üzerine kurulu bir terör mekanizmasının propaganda çarkında görev alan Arslan’ın, "İslami kültürden gelmiş insanların aslında ne kadar çok kolay yalan söylediğini..." diyerek kendi geçmişini ve örgütünü paranteze alıp doğrudan değerler sistemini hedef alması dikkat çekti.
Örgütün askeri ve mülki bürokraside gizlenmek için kullandığı renklenme ve takiyye yöntemlerini unutup, "doğru beyan" övgüsünü sığındığı coğrafyadaki kiliselere atfetmesi, FETÖ'cü zihniyetin kendi suçunu geniş kitlelere yıkma ve oryantalist bir edayla Batı'ya şirin görünme çabası dikkatlerden kaçmadı.
"KÖŞELİ" CÜMLELERLE ANADOLU İNSANINA İFTİRA
İncil derslerindeki katılımcıları "hepsi de çok iyi eğitimli insanlar" diyerek öven FETÖ firarisi, kilise kavisleri altında toplumsal huzur reçetesi aramaya soyundu.
Yıllarca örgüt hiyerarşisinde "şartsız itaat" ile yetiştirilen bir ismin, kilise organizasyonlarındaki "sosyal grupları" ve Suriyeli mültecilere yardımları yeni bir keşifmiş gibi sunması; Anadolu'daki asırlık vakıf ve hayır kültürüne olan yabancılaşmasını da ortaya koydu.
Sözde "kültürel analiz" kılıfıyla Anadolu insanının ahlaki değerlerini aşağılayan, buna karşılık ABD'deki kilise ritüellerini "hayranlıkla" izlediğini belirten FETÖ mensubunun köşeli cümleleri, örgütün sığındığı güç odaklarının kucağında geçirdiği zihinsel dönüşümün trajikomik bir vesikası olarak kayıtlara geçti.
Yorumlar