Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un doktorunun savunması pes dedirtti
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, daha önce tanık olarak dinlenen doktor Nurettin Demirkol "yalan tanıklık" suçundan tutuklandı.
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada dikkat çeken yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Soruşturmada Nurettin Demirkol’un beyanları ile 155 ihbar kaydı, HTS verileri ve diğer tanık anlatımları arasında çelişkiler tespit edilmesi üzerine şüpheli sıfatıyla yeniden ifadesi alındı. Tutuklama talebiyle Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilen Demirkol, "10 yıl önceki olayları net hatırlayamıyorum" savunmasını yapsa da hâkimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.
ÇELİŞKİLİ BEYANLAR TEK TEK SORGULANDI!
Dosyadaki en önemli çelişki 155 acil çağrı kaydı üzerinden belirlendi. Demirkol, 26 Ağustos’taki ilk ifadesinde ekipleri kimin aradığını bilmediğini ve Denizolgun’un özel doktoru olmadığını öne sürmüştü. Ancak Riva Polis Merkezi'nin çözüm tutanağında, ihbarın Demirkol’un telefonundan yapıldığı ve kendisini "aile hekimi" olarak tanıtarak ölümü şüpheli bildirdiği saptandı.
Savcılığın bu durumu sorması üzerine Demirkol, telefonunu ortada bıraktığını ve başkasının aramış olabileceğini iddia etti.
Ayrıca HTS kayıtlarında Demirkol'un olay günü Kısıklı'da bulunduğunu beyan etmesine rağmen ilgili tarihlerde baz kaydının çıkmaması ve olay gecesi Hisar Hastanesi ile yapılan ardışık görüşmeler hakkında "Hatırlamıyorum" cevabını vermesi dikkat çekti.
Süleymancılar Cemaatini sarsan soruşturma: Eski Bakan Ahmet Denizolgun’un ölümünde yeni gözaltı!
"AİLE DOKTORU MUYUM BİLMİYORUM"
Bu durum sorulduğunda Demirkol "Maktulü 2-3 kere muayene ettim. Ancak aile doktoru nasıl olunur bilmiyorum. Bu tabirden neyin kastedildiğini bilmiyorum." şeklinde savunma yaptı.
HTS KAYITLARINI DA REDDETTİ
Başsavcılık, Demirkol’un ilk ifadesindeki konum bilgileriyle HTS kayıtlarının da örtüşmediğini değerlendirdi. Demirkol, 26 Ağustos’taki ifadesinde olay günü Kısıklı’daki ikametinde bulunduğunu söylemişti.
Ancak savcılık sorgusunda kendisine, 6 Eylül 2016 saat 18.12’den 8 Eylül 2016 saat 17.46’ya kadar Kısıklı bölgesinde baz kaydının bulunmadığı bildirildi. Demirkol bu duruma "Benim iki gün baz kaydımın olmaması mümkün değildir. O gün ikametimdeydim. Baz kayıtlarının neden bu şekilde çıktığını bilmiyorum." cevabını verdi.
"HATIRLAMIYORUM" SAVUNMASI YETMEDİ
Sorguda şüpheliye, olay yerinde bulundukları tespit edilen Hilmi Tuna Kuriş, Ahmet Yum, Ahmet Gökçen ve Alihan Kuriş isimleri de soruldu. Olay yeri inceleme raporu ve HTS kayıtlarında Hilmi Tuna Kuriş ile ardışık görüşmeleri bulunmasına rağmen Demirkol, bu kişileri görüp görmediğini ve görüşme nedenlerini hatırlamadığını savundu.
"YALAN BEYANI KESİNLİKLE KABUL ETMİYORUM"
Mahkemedeki sorgusunda Demirkol savcılık ifadesini tekrar ederek, olayın üzerinden yaklaşık 10 yıl geçtiğini ve ayrıntıları hatırlamasının mümkün olmadığını söyledi. Demirkol, yıllarca doktorluk yaptığını, çok sayıda hasta ve ölüm vakası gördüğünü belirterek "Yalan beyanı kesinlikle kabul etmiyorum. Problem 10 sene önceki olayı net hatırlayamamamdan kaynaklıdır." şeklinde savunma yaptı.
HİLMİ TUNA KURİŞ DETAYI
Dosyada öne çıkan bir diğer isim ise Hilmi Tuna Kuriş oldu. Demirkol, ilk ifadesinde çiftliğe gittiğinde Murat Bayrak ile yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu söylemişti.
Ancak soruşturma dosyasındaki olay yeri inceleme raporunda Hilmi Tuna Kuriş’in de olay yerinde bulunduğuna ilişkin kayıt yer aldığı; HTS incelemesinde Kuriş’in 7 Eylül 2016 günü saat 20.56’da çiftliğin bulunduğu bölgeden baz verdiği tespit edildi.
Savcılık ayrıca Demirkol ile Hilmi Tuna Kuriş arasında aynı gece 21.13 ve devamında ardışık arama ve aranma kayıtları bulunduğunu belirledi. Bu kayıtlar sorulan Demirkol "O gün Hilmi Tuna Kuriş ile konuşup konuşmadığımı hatırlamıyorum. Gittiğimde orada olup olmadığını bilmiyorum." dedi.
AĞZINDAKİ "SIZINTI" DETAYI
Mahkemedeki ifadesinde Denizolgun'un ağzında sızıntı şeklinde bir sıvı gördüğünü belirten Demirkol, adli tıp uzmanı olmadığı için bu sıvının kan olup olmadığını ayırt edemediğini dile getirdi.
"YALAN TANIKLIK" SUÇUNDAN TUTUKLANDI
Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliği ise HTS raporları, tanık beyanları ve kolluk tutanakları arasındaki çelişkileri, somut delil mevcudiyetini ve kuvvetli suç şüphesini dikkate alarak Nurettin Demirkol’un "yalan tanıklık" suçundan tutuklanmasına karar verdi. Başsavcılığın olayı tüm yönleriyle aydınlatmaya yönelik soruşturması sürüyor.


Yorumlar