Eski manken Engin Koç, Sivas'taki köyüne yerleşti! ''Burada özüme dönüyorum''

Bir döneme damga vuran manken ve sinema oyuncusu Engin Koç, büyükşehrin kaotik ortamından uzaklaşarak Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Yeniköy’e yerleşti. İstanbul’un yoğun temposunu geride bırakan Koç, doğayla iç içe bir yaşam sürmek için köyüne prefabrik bir ev yaptırdı. Yeni hayatına dair açıklamalarda bulunan ünlü isim, köydeki sakin yaşamın kendisine huzur verdiğini ve özüne döndüğünü ifade etti.

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Eski manken Engin Koç, Sivas'taki köyüne yerleşti! ''Burada özüme dönüyorum''

1959 yılında İstanbul’da doğan, aslen Sivaslı olan Engin Koç, henüz 16 yaşında mankenlik kariyerine adım attı. 1976 yılında Saklambaç Gazetesi’nin düzenlediği ve Ajda Pekkan, Cüneyt Arkın, Seyyal Taner gibi isimlerin jüri üyesi olduğu “Mankenler Kralı” yarışmasında birincilik kazanan Koç, 1980 ve 90’lı yıllarda podyumların aranan yüzü oldu. Yıllarca mankenlik yapan ve sinema-dizi sektöründe onlarca projede yer alan Koç, şimdi eşi Pınar ve oğlu Burga ile birlikte Sivas’taki köyünde yeni bir sayfa açtı.

KÖYÜNE EV YAPTIRDI! ''BURADA ÖZÜME DÖNÜYORUM''

Engin Koç, çocukluğundan beri sık sık ziyaret ettiği Yeniköy’e bir ev yaptırma hayalini gerçekleştirdi. Akrabalarının yoğunlukta olduğu köyde, geçmişte halalarının evinde konakladığını belirten Koç, kendine ait bir yuva kurma isteğiyle harekete geçtiğini anlattı:

“Burada insanın özüne dönmesi, kendisiyle tanışması çok önemli. Bu yüzden burayı seçtim. Allah nasip etti, prefabrik bir ev yaptık. Kapısını açıp içinde kalabileceğim bir yerim oldu.”

Köydeki evinde yaz tatillerinin bir kısmını geçiren Koç, bahçesinde toprakla uğraşarak doğayla bağ kuruyor. “Burada mevsimi görüyorsunuz. Ekinler yeşeriyor, sonra sarıya dönüyor. Burası adeta bir ressamın tuvali gibi,” diyerek köy hayatının güzelliklerini vurguladı.

İSTANBUL'DAN UZAKLAŞMA KARARI

İstanbul’u hala sevdiğini ancak şehrin kalabalığının yorucu olduğunu belirten Engin Koç, köydeki sakin yaşamın ruhunu dinlendirdiğini ifade etti. “İstanbul eskiden çok güzeldi, ama artık uzun süre kalınacak bir yer değil. İnsanlar artık kafa dinleyecekleri, ruhlarını dinlendirecekleri yerler arıyor. Burada insan rahatlıyor, doğayla iç içe oluyor,” dedi. Koç, çocukluğundan beri Sivas’a gidip geldiğini ve şivesini hiç kaybetmediğini de ekledi.

''KEŞKELERİM OLDU AMA PİŞMAN DEĞİLİM''

Meslek hayatına dair anılarını paylaşan Koç, mankenlik ve oyunculuk kariyerini sevgiyle andı. “Geçmişimden pişman değilim. Her yaşın, her zamanın kendine göre özelliği var. Hatalar yapmış olabilirim, ama hata yapmaya geldik bu dünyaya. Önemli olan öğrenmek ve yola devam etmek,” dedi. Koç, bilgelik yolculuğunda olduğunu ve yaşamın erbabı olmaya çalıştığını belirtti. Mankenliği “ilk göz ağrım” olarak tanımlayan Koç, yurt dışında Türkiye’yi temsil ettiği günlerden gururla bahsetti: “20 yabancı mankenle tek Türk manken olarak dünyayı dolaştım. ‘Engin Koç, From İstanbul, Turkey’ yazıları benim gurur kaynağım oldu.”

''MANKENLİĞİ DAHA ÇOK SEVDİM''

Kariyerinde Banu Alkan, Hülya Avşar, Harika Avcı ve Serpil Çakmaklı gibi isimlerle filmler çeken Koç, sinema ve dizi sektöründe de iz bıraktı. Ancak mankenliğin kendisi için her zaman özel bir yeri olduğunu vurguladı: “Mankenlik dünya ufkumu açtı. Sinema ve dizi oyunculuğu da güzeldi, ama mankenlik benim için başkaydı.” Yeşilçam döneminin zorluklarından da bahseden Koç, o dönemde negatif filmle çekim yapıldığı için hata yapmanın maliyetli olduğunu anlattı: “İyi rol yapamazsan negatif çöpe giderdi. Yönetmenler kızardı.”

Eskiden çekilen filmlerin ayrı bir ruhu olduğunu belirten Koç, günümüz dizi sektöründe ise yalnızca reyting alan yapımların ayakta kaldığını söyledi. “Sezon başında 20 dizi çıkıyor, ama sadece 3-4 tanesi kalıyor,” dedi. Hala oyunculuğa açık olduğunu ifade eden Koç, uygun bir proje gelirse seve seve yer alacağını belirtti.

Engin Koç’un eşi Pınar ve oğlu Burga da köydeki yeni yaşamdan memnun. Doğayla iç içe olmanın kendilerine huzur verdiğini belirten aile, Yeniköy’deki evlerinde geçirdikleri zamanın hayatlarına renk kattığını ifade etti.