Eşine işkence edip kayıplara karışmıştı: Batman'daki sabunlaşmış faili meçhul cesedin sırrı çözüldü, namus infazı çıkan dosyada 10 kişi gözaltında!
Suda boğulmuş ve sabunlaşmış halde bulunan kimliksiz cesedin sırrı, Adalet Bakanlığı'nın yeni kurulan özel dairesiyle aydınlandı. Eşinin burnunu kesip kaçan Aydın Özcan'ın, "namus" gerekçesiyle öz kardeşleri tarafından infaz edilerek dereye atıldığı DNA testiyle kesinleşti. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in bizzat duyurduğu dev operasyonla 10 şüpheli gözaltına alındı. İşte kan donduran infazın tüm detayları...
Batman’ın Kozluk ilçesinde 2007 yılında Şat Deresi'nde bulunan ve kimliği tespit edilemediği için yıllarca "faili meçhul" olarak bekletilen sabunlaşmış erkek cesedinin arkasından kan donduran bir aile infazı çıktı. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın dosyayı yeniden açmasıyla, 19 yıllık sır perdesi aralandı. Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde JASAT tarafından yürütülen derinlemesine soruşturma, Türkiye gündemine bomba gibi düşecek bir vahşeti gözler önüne serdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek de konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kamu vicdanını yaralayan bu karanlık dosyanın titiz bir çalışma neticesinde aydınlatıldığını ve 10 şüphelinin gözaltına alındığını duyurdu.
19 YIL ÖNCE DEREDE BULUNAN "SABUNLAŞMIŞ" CESET
Kozluk ilçesi Armutlu Köyü Şat Deresi’nde 5 Haziran 2007 tarihinde yüzü tamamen tanınmaz halde, çürüyerek sabunlaşmış bir erkek cesedi bulunmuştu. O dönem yapılan otopsi raporunda, cesedin kafatasında parçalı çökme kırığı olduğu, ölümün suda boğulma neticesinde gerçekleştiği belirlenmiş ancak yürütülen tüm çalışmalara rağmen şahsın kimliği bir türlü tespit edilememişti. Yıllarca rafta bekleyen o dosya, 24 Nisan 2026'da kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın radarına girdi ve her şey baştan aşağı değişti.
EŞİNİN BURNUNU KESİP KAÇMIŞTI!
JASAT ekipleri, o tarihlerde kaybolan ancak aileleri tarafından hiçbir şekilde kayıp başvurusu yapılmayan şüpheli kişileri mercek altına aldı. Yapılan veri taramalarında, o günden beri hiçbir resmi kuruma başvurusu olmayan Aydın Özcan ismi üzerinde yoğunlaşıldı.
Aydın Özcan’ın geçmişi araştırıldığında ise adeta bir suç makinesi olduğu ortaya çıktı. Özcan'ın, 8 Şubat 2007 tarihinde resmi nikahsız eşi Yıldız Doğan’ı fuhuşa zorladığı, kadının bunu reddetmesi üzerine ellerini ve ayaklarını bağlayarak bıçakla burnunu kestiği belirlendi. Eşini eve kilitleyip çocuklarını alarak kaçan Özcan hakkında daha sonra kasten yaralama suçundan iddianame düzenlenmiş, ancak yakalanamadığı için dosyası 2019 yılında zamanaşımından düşmüştü.
KAN DONDURAN İTİRAF VE TEKNİK TAKİP
Soruşturmayı derinleştiren savcılık, 10 Nisan 2026 tarihinde Aydın Özcan'ın kardeşleri ve eski eşi hakkında teknik takip ve dinleme kararı aldı. Yaşanan vahşetin izini süren eski eş Yıldız Doğan, 20 Nisan 2026'da alınan ifadesinde dehşeti itiraf etti: İstanbul'da yaşadıkları dönemde Aydın Özcan'ın kendisini para karşılığı fuhuşa zorladığını, bu durumu Özcan'ın öz ağabeylerinin duyduğunu ve "namus" meselesi yaparak Aydın Özcan'ı öldürmüş olabileceklerini söyledi. Yapılan teknik dinlemeler de bu korkunç şüpheyi birebir doğruladı.
Saha çalışmalarını sıklaştıran kolluk kuvvetleri, Aydın Özcan’ın 2007 yılı ilkbahar aylarında öz kardeşleri tarafından infaz edildiğini, ardından cesedinin Batman’daki Şat Deresine atıldığını kesin olarak belirledi.
DNA TESTİ TESCİLLEDİ: 10 GÖZALTI
Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nun 02 Haziran 2026 tarihli raporu, 19 yıllık vahşeti hukuken de tescilledi. Aydın Özcan’ın kızlarından alınan DNA örnekleri ile 2007 yılında dereden çıkarılan sabunlaşmış cesetten alınan örnekler birebir eşleşti.
Elde edilen kesin deliller, fiziki takip ve teknik dinleme kayıtlarının ardından düğmeye basan emniyet güçleri, 1 Temmuz 2026 tarihinde yapılan operasyon ile şüpheliler Hayrettin, Süleyman, Mehmet, Hilmi ve Naci Özcan'ın da aralarında bulunduğu Mehmet Suat Kaya, Mücahit Kaya, Emin Özcan, Nuri Özcan ve Emrah Özcan olmak üzere toplam 10 şüpheliyi gözaltına aldı.

BAKAN AKIN GÜRLEK: KARANLIKTA KALMIŞ DOSYALARI TEK TEK GÜN YÜZÜNE ÇIKARIYORUZ
Gelişmeyi sosyal medya hesabından paylaşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul dosyaların aydınlatılmasının, milletin adalete olan güveninin güçlendirilmesi bakımından büyük önem taşıdığını vurguladı. Bakan Gürlek, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
"Bakanlığımız bünyesinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımız, bu anlayışla karanlıkta kalmış dosyaları tek tek gün yüzüne çıkarmaktadır. Bunun en çarpıcı örneklerinden birini bugün Batman’da yaşadık. 2007 yılında Batman’ın Kozluk ilçesinde bir erkek cesedinin bulunmasına ilişkin dosya, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinesinde yeniden ele alınmış ve titiz çalışmalar neticesinde aydınlatılmıştır.
Batman ve Kozluk Cumhuriyet Başsavcılıklarımızın kararlı soruşturması ile JASAT başta olmak üzere kolluk birimlerimizin sabırlı araştırmaları neticesinde, cesedin 2007 yılından bu yana hiçbir resmî işlem kaydı bulunmayan Aydın Özcan’a ait olduğu DNA incelemesiyle tespit edilmiştir. Yaklaşık 19 yıl sonra aydınlatılan dosya kapsamında elde edilen deliller, tanık beyanları, teknik takip ve saha çalışmaları sonucunda 10 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış ve şüpheliler gözaltına alınmıştır.
Bu 19 yıllık sır perdesini büyük bir sabır, dikkat ve profesyonellikle aydınlatan Batman ve Kozluk Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza; üstün gayretlerinden ötürü kahraman Jandarma Teşkilatımıza ve olayın izini süren JASAT ekiplerimize yürekten teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü koordinasyonuyla milletimizin adalete güvenini güçlendirmek ve kamu vicdanını yaralayan dosyaları aydınlatmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."
Yorumlar