"Eşimin şımartılmaya ihtiyacı var" dedi işinden ayrıldı!
ABD’de yaşayan Katrina Holte, kendi isteğiyle işinden ayrılarak 1950’lerin ev kadınları gibi yaşamaya başladı. Gün boyu temizlik yaparak ve yemek pişirerek zamanını geçiren Holte, eşini şımartmak için hayatını evine adadı. İşte 30 yaşındaki Katrina Holte'nin ilginç hikayesi...
1
12
Katrina, “Her zaman istediğim bir hayatı yaşadığımı hissediyorum, bu benim hayallerimdeki hayat ne mutlu ki eşim de benimle aynı şekilde düşünüyor.”
Ancak böyle bir yaşamın göründüğü kadar kolay olmadığını vurguluyor Katrina, ev kadını olmak sanılandan çok daha zor bir iş diyor. Her gün tonlarca iş halletmesi gerektiğini belirten Katrina, “bulaşık ve çamaşır yıkamak, ütü yapmak, toz almak, vs. gerçekten çok yorucu, ancak ben bunu seviyorum ve eşimle ilgileniyor olmaktan dolayı çok mutluyum.”
2
12
Gardırobum kendi diktiğim 1950’li yıllara ait elbiselerle dolu.
Katrina sadece 1950’lerin ev kadınları gibi davranmakla kalmıyor, adeta o yılları yaşıyor. Dolabındaki kıyafetlerin çoğu o yıllarda moda olan şeyler ve hepsini kendisi dikmiş. Üstelik evinin dekorasyonu da o yıllardan kalma, mesela salonu ve yatak odası 1940 ve 1950’li yıllara ait mobilyalarla döşenmiş. Evinin bir müze olmadığını söyleyen Katrina, “yanlış tarihte doğduğuma inanıyorum, evimi ve hayatımı ait olduğumu düşündüğüm zamana geri döndürmeye gayret ediyorum” diyor.
3
12
Eşim işten geldiğinde pırıl pırıl bir ev ve hazır bir sofra buluyor.
4
12
En büyük mutluluğunun da bu olduğunu söylüyor Katrina ve ekliyor, “yemek yedikten sonra salonda oturup gününün nasıl geçtiğini konuşuyoruz, ardından Scrabble gibi masa oyunları oynuyoruz ve nostaljik TV programları izliyoruz. Eskiden sahip olduğumuz, ailesiyle ilgilenen bir ev kadını olmak, eşini ve çocuklarına bakmak, evini derli toplu tutmak gibi değerlere çok önem veriyorum, bu sayede herkesin çok mutlu bir hayatı oluyor.”
5
12
Yorulduğumu ve beni yıprattığını hissettiğim için 2018 yılında işimden ayrıldım.
Katrina, “Yeni yaşantım Eylül 2018’de başladı. Beni çok yıprattığını düşündüğüm işimden istifa ettim. Öncesinde bu konuyu eşimle konuştum, ben artık ev kadını olmak istiyorum dedim. Ardından gelen rahatlık inanılmazdı, artık ne istersem onu yapabilecektim, tam zamanlı bir ev kadınıydım artık.”
6
12
Elimden gelenin en iyisini yapıyorum, artık kendim gibi olabiliyorum.
Katrina her sabah 6.30’da uyanıyor ve eşinin işe giderken giyeceği kıyafetleri hazırlıyor. Daha sonra kahvaltısını hazırlamadan önce öğle yemeğini hazırlayıp paketliyor. Kendisi de kahvaltısını ettikten sonra 15 dakika boyunca eski usul egzersiz yapıyor. Katrina, “1930 – 1950 arasında egzersizler daha hafifti, daha çok açma, germe ve esneme hareketleri yapılırdı. Bugün vücutlarımızı aşırı zorladığımızı düşünüyorum, o yüzden o yılların spor hareketlerini yapıyorum.”
7
12
Evin içinde zaman adeta 1950’lerde sabitlenmiş.
Katrina o yıllara uygun giyiniyor ve o yıllarda moda olan makyajı yapıyor. Gün boyu evi çekip çevirdikten sonra akşam yemeğine girişiyor, çünkü eşi geldiğinde sofranın gecikmeden hazır olması gerektiğine inanıyor. Eşini kapıda karşılamıyor, çünkü eşi bunu istemiyor. O geldiğinde salonda dergi okuyor oluyor. TV, izlendiği nadir zamanların dışında göz önünde değil, çünkü evin 1950’lere ait dekorasyonunda yeri yok. Lars da bu hayata alışmış durumda, hiçbir şikayeti yok.
8
12
Bu tamamen benim fikrimdi.
Eşinin kendisinden böyle bir beklentisinin hiç olmadığını söylüyor Katrina, “bu tamamen benim fikrimdi, çocukluktan beri hayalimdi.” Aslında bu yaşam tarzında Lars’ın işinin daha zor olduğunu söylüyor, çünkü evi geçindirebilmek için daha çok çalışıp daha çok para kazanmak zorunda. Yani Katrina’ya göre aslında Lars ona hizmet ediyor, onun hayalinin gerçek olabilmesi için daha uzun saatler boyunca çalışmak zorunda kalıyor. Bunu asla eşit olmayan bir ilişki olarak görmediği söylüyor Katrina, asla bastırılmış, ezilmiş bir kadın olarak görmüyor kendisini. Bu yaşam tarzının kendi tercihi olduğunu ve eşinin de buna saygı gösterdiğini söylüyor.
9
12
1950’ler mükemmel zamanlar değildi, ama insanların evinin kapısını kilitlemediği zamanlardı.
10
12
Katrina’nın şimdiki isteği ise Lars ile birlikte büyük bir aile olabilmek. 4 çocuk isteyen Katrina çocuklarını 18 yaşına gelene kadar 1950’lerin modasına uygun olarak giydireceğini söylüyor ve ekliyor “sonrasında kendi kararlarını verirler.”
11
12
12
12