Erdoğan: Üst akıl Türkiye üzerinde oyun oynuyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nükleer Güvenlik Zirvesi için gittiği ABD gezisinin son gününde başkent Washington’da kendisini izleyen gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD yönetiminin kendi ülkesindeki bariz olaylara rağmen benzeri örneklerde niçin Türkiye’ye karşı ısrarla basın ve ifade özgürlüğü konusunu bir baskı unsuru olarak kullanıyor? sorusuna da şu yanıtı verdi.
‘Bu salonda sizden önce kendileriyle bir araya geldiğim kanaat önderleriyle de -Brookings Enstitüsü’nde yaptığım üzere- Adalet Bakanlığımızın açıklamasını paylaştım. Dinlediklerinde, aslında söyleyecek sözleri kalmıyor. Ama dediklerinden farklı bir söz de söyleyemiyorlar. ‘Ülkenin cumhurbaşkanı bunların çoğunun terörle bağlantılı olduğunu açıklıyor, peki bu durumda biz neyi savunuyoruz’ diyemiyorlar. Üst akıl dediğim olay da bu zaten. Üst akıl, Türkiye üzerinde oyun oynuyor. Türkiye’yi bölmek, parçalamak güçleri yeterse yutabilmek. Türkiye olarak nice zamandır terörizmle mücadele halindeyiz. Ülkemiz terör saldırılarına maruz kalıyor, operasyonlar yapıyoruz. Operasyonları da halkımızın güvenliği, ülkemizin huzuru ve birliği için yapıyoruz. Son olarak Diyarbakır’da 7 kardeşimiz şehit oldu, evlatlarımız şehit oldu. Ama burada konuştuklarımızdan Türkiye’deki terör saldırılarına değinenler sadece bir iki kişi. Lahor’a değinen de sadece bir kişi oldu. Diğerlerinin tümü sadece Paris ve Brüksel’deki saldırıları konuşmakla yetiniyor. Halbuki biz terör nedeniyle 40 bin can kaybı yaşamış bir ülkeyiz. Bunun adeta görmezden gelinmesi kabul edilemez. Kaldı ki mesela Belçika’daki son olay öncesinde, ‘Bu adam teröristtir’ diye uyarmışız. Ama onlar adamı serbest bırakmışlar. Sonra da malum saldırı yaşanmış. Hakeza, Özdemir Sabancı’nın katillerinden Fehriye Erdal’ın Belçika’dan iadesini istiyoruz; ama yıllardır vermiyorlar. Oralarda halen elini kolunu sallaya sallaya serbetçe dolaşabildiği, geçenlerde bir haber kanalı tarafından da görüntülendi. Terör konusunda gereği yapılmazsa elbette bedel ödenir. Washington’daki zirvede, nükleer terör riskinden de bahsedildi; teröristlerin eline özellikle nükleer ürünlerin geçme tehlikesinde bahsediliyor. Mücadele, kuru kuruya konuşmakla olmuyor. Hırsıza kilit mi dayanır? Tahsilli adamdan terörist olmaz yaklaşımını da doğru bulmuyorum. Tahsilli adamlar da maalesef terörist olabiliyor. Nitekim üniversitelerde de terör mensupları yok mu, her tür adam var, kendi kendimizi aldatmayalım. Birlik, beraberlik ve bütünlüğümüz için teröre karşı el birliğiyle, gönül birliğiyle mücadele etmemiz gerekiyor.