Cumhurbaşkanı Erdoğan ile simgeleşen o şarkının hikayesi...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uzun yıllar danışmanlığını yapan, AK Parti İstanbul eski Milletvekili Hüseyin Besli, Akşam gazetesindeki köşesinde okurlarını maziye doğru bir yolculuğa çıkarttı. Besli, "Beraber yürüdü biz bu yollarda" şarkısının Erdoğan ile özdeşleşmesinin hikayesini paylaştı...

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile simgeleşen o şarkının hikayesi...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Spor Salonunda düzenlenen AK Parti 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri Aday Tanıtım Toplantısı'nda AK Parti'nin yeni dönemdeki belediyecilik anlayışı ve millete taahhütlerinin yer aldığı 11 maddelik manifestosunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın manifestoyu açıkladıktan sonra “Biz sessiz yığınların sesi, kimsesizlerin kimi olacağız.” cümlesini söylemesi ise Akşam gazetesi yazarı Hüseyin Besli'nin dikkatini çekti.

Bugün köşesinde "Yine hep birlikte okunan 'Beraber yürüdük…' şarkısı ise daha da eskilere dayanıyor. Bir de 'bu şarkı burada bitmez' deseydi, tam bir hatıralar geçidi yaşamış olurduk." diye yazdı.

Besli, Cumhurbaşkanı'nın yıllardır dilinden düşürmediği "Beraber yürüdü biz bu yollarda" şarkısının hikayesini ise ilk kez paylaştı

İşte o köşe yazısı;

* Bu kadarı yeterli mi?

1 - Perşembe günü, Ak Parti 11 maddeden oluşan seçim manifestosunu ve kampanyanın ana sloganını açıkladı.

Kuşkusuz 11 maddenin her biri üzerinde durulmayı hak ediyor.

Ama ben onlara değil, başka bir hususa;

Sayın Genel Başkan’ın konuşmasına, daha da doğrusu, konuşmasının sonuna dikkat çekmek istiyorum. Konuşmanın sonunda Sayın Erdoğan; her yerde ve her zaman olduğu gibi izleyicilerle birlikte ‘rabia’yı okudu. Sonra (veya önce) kurduğu cümle, Ak Parti’nin kuruluş bildirgesinden fırlayıp 18 yıl sonra salona düşen bir cümleydi: “Biz sessiz yığınların sesi, kimsesizlerin kimi olacağız.”

Yine hep birlikte okunan “Beraber yürüdük…” şarkısı ise daha da eskilere dayanıyor. Birde “bu şarkı burada bitmez” deseydi, tam bir hatıralar geçidi yaşamış olurduk.

2 - Geçmişe ve hatta kuruluşa vurgu, o günlerin bir vefa duygusuyla özlenmesinden çok bugün işlerin iyi gitmediğinin işaretidir.

Doğrudur; zaman yıpratıcı, yozlaştırıcı ve kirleticidir siyaset arenasında çoğunlukla.

On altı yıldır kesintisiz iktidarda bulunan Ak Parti’de bu kuraldan nasibini almıştır.

Oysa başlangıçta her şey tertemizdir, diridir, hasbidir.

Başlangıçta, talep edilen çok şey olmasının yanında henüz elde edilen hiçbir şey olmadığı için,

Yani henüz paylaşılacak pasta oluşmadığı için görevlendirmeler daha rasyonel ve gerçekçidir…

Bu listeyi uzatmak ve sürdürmek değil niyetim. On sekiz yıl sonra bugün, neden başlangıca vurgu yapıldığını anlamaya çalışıyorum.

3 - Bütün bu özenle seçilmiş cümleler, ‘Memleket işi, gönül işi’, ‘Gönül belediyeciliği’ gibi söylemler, oyları arttırabilir mi, kaybedilme riski taşıyan beldelerde bu riski ortadan kaldırır mı, yeni beldelerin kazanılmasına vesile olabilir mi?..

Bu soruların cevabını, araştırma şirketleri bize söyleyebilir.

Asıl üzerinde durmak istediğim: sayın Erdoğan çok iyi bilir ki; sadece seçim kampanyası süresince yapılacak işlerle seçim kazanılmaz.

Ak Parti zaten bir seçimin ertesi gününden itibaren öbür seçim çalışmalarına başladığı için bugüne kadar başarılı oldu.

Bu nedenle ‘Gönül belediyeciliği’ne uygun davranılıp davranılmadığı seçimden sonra sıkı bir takip altına alınmalıdır.

Uymayanlar ise tereddütsüz tedip edilmelidir. Ancak o zaman bu söylemlerin ve çabaların geleceğe yönelik bir faydası olabilir. Belki o zaman bu söylemler, üstat İbni Haldun’un işaret ettiği üzere, fetret devrinden çıkmamız için elzem olan ‘yeni kan’ olma görevini ifa edebilir.

4 - Bu vesileyle;

Sayın Erdoğan’ın cezası kesinleşmiş, belediye başkanlığından fiilen ayrılacağı tarih aşağı yukarı belirlenmişti.

Bu tarihten sonra dört program yaptık; uğurlama sadedinde.

Eminönü’nde restorasyonu biten Kirazlı Han’ın açılışı, Eyüp’te İSKİ’nin bir programı, Ayazağa üst geçidi ve Avcılar üst geçidinin açılışı.

Daha önce bu görevi başka bir arkadaşım yapıyor olmasına rağmen bu dört programda Erdoğan’ı takdim işini bizzat ben yaptım.

İşte bu programlardan birinde, ilk kez;

“Beraber yürüdük biz yolarda

Beraber ıslandık yağan yağmurda

Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda

Bize her şey seni hatırla(tıyor)tacak”

şarkısını, oradaki insanların duygularına tercüman olmak üzere Sayın Erdoğan’ı kürsüye davet için kullanmıştık.

O günlerden bu güne bir darbımesel gibi uzandı geldi.