Elönü: Kırıkkanadıyla kanalizasyonda çırpınıyor...

Esra Elönü Haber7'deki yazısında Mine Kırıkkanat'ı sert sözlerle eleştirdi.

Elönü: Kırıkkanadıyla kanalizasyonda çırpınıyor...

İşte Elönü'nün o yazısı...

Yine dalış tüpü kullanarak yazdığım günlerden bir gün. Yine insanlığını solunum cihazına bağlanarak sürdüren terliksi bir canlı düşmüş önümüze. Neylersin çöpün ağzını sıkı bağlasan da suyu konuşuyor. Beyin ve kalp hijyeni için birkaç filtreli kelime koymuştum kenara sanırım çıkarma vakti bugün.

Klavyeye galoş taktım hani olur da ismin geçer de kağıdın şerefi zedelenir diye o hesap.

Mine Kuaförde her türlü kafa yapılır tabelası da elimizde kalmasın çamura nazır çakalım.

Akşamdan kalan yemeği, israf etmemek için köpek menüsüne dönüştürür ağacın dibine servis edersin. Bu bir sokak merhametidir. Bir de akşamdan kalma beyniyle kafa tasındaki oksitlenmeyi halka sıyırmaya çalışan vesayet atıkları vardır köpeğin önüne koysan oruçluyum der o hesap..

Ben çocuktum o gargara yapıyordu ben büyüdüm o tükürüyor. Tarih bunlardan bahseder mi bilmem ama beyin açığı kimden sebepmiş raporlara geçerse adını altın harflerle göreceğim isimlerden biri.

Protez beyine sahip oldukları için takmayı unuttukları bir esnada bocalayıp saçmalıyorlar bunlara alıştık. Peki ya ruh! Bunlar ruhlar aleminin beden kabinine girseler Dünya'da test sürüşü yapacak demo beden bile bulamazlar. Garipler....

Mesele ne gerçekten? Yürüyen bulantı torbasının sıçrattıklarına maruz kalışımız mı? Mesele gerçekten örtü değil, örtüye sinek konar bir el hareketine bakar. Ama halkın ruhuna konan büyükbaş sinekleri kovalamak biraz zaman alıyor işte neylersiniz. Ben bu kadar istikrarlı saldıran cinse rastlamamıştım. O kadar büyük bir rezalete sahipler ki bozduracak sarraf bile bulamayız.

Gülün geçin bunlara farz edin ki, tımarhanede tenefüs zili çalmış onlar da okul kırıyorlar. Gülün geçin bunlara farz edin ki, ibretlikler galerisi açılmış siz de ikinci el bir ibretlik arıyorsunuz.

Şimdi şu klavye üzerinde İnek tepinse ineğin rastgele bastığı tuşlardan harfler dökülse, senin ağzından çıkan şeylerden daha anlamlı şeyler döküleceği kesin. Peki nedir senin derdin?

Senin bir tarihin yok lakin sıçrattıklarının paketi var bak istersen tarih tarih sıvadıklarına bakalım. Çamur Galerisi mi deseydim.

27 Temmuz 2005 Radikal Gazetesi.

Don paça soyunmuş adamlar geviş getirerek yatarken, siyah çarşaflı ya da türbanlı, istisnasız hepsi tesettürlü kadınlar mangal yellemekte, çay demlemekte ve ayaklarında ve salıncakta bebe sallamaktadırlar. Her 10 metrekarede, bu manzara tekrarlanmakta, kara halkımız kıçını döndüğü deniz kenarında mutlaka et pişirip yemektedir. Aralarında, mangalında balık pişiren tek bir aileye rastlayamazsınız. Belki balık sevseler, pişirmeyi bilseler, kirli beyaz atletleri ve paçalı donlarıyla yatmazlar, hart hart kaşınmazlar, geviş getirip geğirmezler,

28 Ekim 2013’de klavye değil kanalizasyon borusuyla attığın twit.

"AKP m.vekili Sevde Bayazıt Kaçar, 31 Ekim'de meclise baş örtüsüyle girecekmiş. Açık başına bakınca, bence de kapamasında yarar var!"

28 Ekim 2014’de Hatırlayalım Ermenek ilçesindeki özel şirkete ait maden ocağında su baskını nedeniyle 18 işçi mahsur kalmıştı. Mahsur kalan işçiler için sıvadığın çamur topağı.

"Paranoyak oldum. Karaman'daki maden faciasında, yarınki Cumhuriyet kutlamalarını iptal için gerekçe yaratan bir düzenekten kuşkulanıyorum."

Beyin fesadına uğramamak için daha fazlasını yazmıyorum. Elektrik süpürgesinin torbası senden daha doludur dediğim zihin işkemben işte tam da bu!

Acıyorum sana, alçaklıkta yüksek yaptığın o sirk meydanlarında laf diye konuştuğun gargaranı git ruhdaşlarına savur!

Cumhuriyetin alnında, senin nefret sebili salyaların değil, imanı kahramanlık mürekkebi Nene Hatunların teri var.

Şarjın bitmiş anlıyoruz son kalanıyla da “ Mağdur edeceğiz” diye tehdit ediyorsun lakin bilmiyorsun ki,

Gübre çuvalına girse hiç yabancılık çekmeyecek dilin karşısında edebimiz mağdur.

Utanmazca nefret sıvayışının karşısında ar damarımız mağdur.

Kaldırıma bile oturmamış karakterin karşısında asaletimiz mağdur.

Senin küfür bilgine erişemediğimiz şerefli cahilliğimiz (!) mağdur.

66 yıldır nefret ayağı çukurda zihnin karşısında, hayretimiz mağdur.

Oyun hamuru gibi sandalyelerden taşarak, yan koltuğa sarkarak kuduruşun karşısında dik duruşumuz mağdur.

En kallavi psikiyatristlere diploma yaktıracak ruh sağlığın karşısında sakinliğimiz mağdur.

Keşfedilmiş lakin adı koyulmamış varlığın karşısında İsveçli Bilim Adamları mağdur.

Kısacası İnsanlık mağdur..

Eyvallah..