Ekonomik ambargo Gazze’ye yaşam hakkı tanımıyor
Gazze ile İsrail arasında yaşanan silahlı çatışma savaşa dönmek üzere… Gazze hükümeti olarak da bilinen Hamas, ekonomik, gıda ve sağlıkla ilgili İsrail’in uyguladığı ambargolara karşı ilk kez, savunmadan öte karşı saldırı stratejisine geçti. Bölgede yaşanan bu savaşın temeli ise İsrail’in yaptığı işgallere dayanıyor.
1967'de İsrail, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'nın yanı sıra Suriye'ye ait Golan Tepeleri, Gazze ve Mısır'a ait Sina yarımadasının büyük bölümünü işgal etti. Filistinli mültecilerin çoğu ve onların çocukları Gazze ve Batı Şeria'nın yanı sıra komşu Ürdün, Suriye ve Lübnan'da yaşıyor.
Hamas'ın Haziran 2007'de Gazze Şeridi'ni ele geçirmesinden bu yana Gazze Şeridi'nin yönetimi Hamas tarafından yürütülüyor ve bu yönetim genellikle Gazze'deki Hamas hükûmeti olarak anılıyor.
Yaklaşık 41 kilometre uzunluğunda, 10 kilometre genişliğindeki bu bölgede 2 milyon kişi yaşıyor. Bu da Gazze'nin dünyada nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu yerler arasında olduğu anlamına geliyor.
Gazze nüfusunun yaklaşık yüzde 70'ini yıllar içerisinde yaşanan çatışmalardan kaçıp sığınan mülteciler oluşturuyor. Geçmişte bu kişilerin sığınması için kurulan mülteci kampları da artık kendi başına büyük mahallelere dönüşmüş durumda.
İsrail, 2007 yılında Gazze'nin kontrolünün Hamas'ın (İslami Direniş Hareketi) eline geçmesinin ardından bu bölgeye havadan, karadan ve denizden abluka uygulamaya başladı.
Bu abluka halen sürüyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve insani yardım kuruluşları, ablukanın her geçen gün Gazze halkının yaşam koşullarını giderek kötüleştirdiği uyarısı yapıyor.

TARİHİ
Osmanlı İmparatorluğu'nun çökmesinin ardından Britanya mandasına giren Gazze'nin idaresi 1948 yılında Filistin Yönetimi'ne bırakıldı.
1959 yılında Filistin Yönetimi'nin lağvedilmesinin ardından bölge Mısır'ın kontrolüne geçti. 1967 yılındaki 6 Gün Savaşı sonrası İsrail tarafından işgal edilen yerler arasında yer aldı.
Mayıs 1994'te varılan Oslo Anlaşmaları ile İsrail, Gazze'nin büyük bölümünü kademeli bir şekilde Filistin yönetimine devretti.
İsrail, 2005 yılında buradaki yerleşim yerlerini boşalttı ve askeri işgali resmen sona erdirdi.
Ancak İsrail yönetimi, 2000 yılındaki İkinci İntifada sonrası Gazze Şeridi civarında kademeli olarak önleyici önlemler almaya başladı ve 2007'de Hamas'ın buranın yönetimini ele geçirmesinin ardından zaman içerisinde tam abluka uygulamasını devreye soktu.
Şu anda güneydeki Refah Sınır Kapısı hariç, Gazze Şeridi'ne karadan girişlerin büyük bir bölümü, denizde belli bir açıklık dışında, hava sahasının kontrolü de dahil tamamen İsrail'in elinde bulunuyor.
Bu abluka nedeniyle bölgeye insan ve mal girişleri ciddi kontrol altında tutuluyor.
İsrail, makine ve inşaat gibi yerlerde kullanılan birçok parçanın girişine, bomba, roket veya füze yapımında kullanılabileceği kaygısıyla izin vermiyor.
Gıda, tıbbi malzeme gibi birçok mal da BM ve insani yardım kuruluşları üzerinden Gazze'ye sokulabiliyor.
Bu durum, 2008-09, 2012 ve 2014'te en büyükleri gerçekleştirilen İsrail'in askeri operasyonlarında ciddi zarar gören altyapıda gerekli düzeltme çalışmalarının yapılamamasına neden oluyor. Bölgede su ve enerji sıkıntısı bu nedenle ciddi boyutlara yükseldi.
Ayrıca İsrail'in işgali nedeniyle Filistin Yönetimi'nin merkezinin olduğu Batı Şeria ile de herhangi bir kara bağlantısı bulunmuyor.
GAZZE'DE ABLUKA NEDENİYLE CİDDİ GIDA SIKINTISI YAŞANIYOR
BM verilerine göre, her ne kadar gıda yardımları devam etse ve gıda ürünlerinin bölgeye girişine izin verilse de Gazze nüfusunun yarısından fazlası "orta ile yüksek düzeyde gıdaya erişim riskiyle" karşı karşıya.
İsrail'in uyguladığı abluka tarım ve balıkçılık gibi Gazze halkı açısından kritik önem taşıyan iki konuyu da olumsuz etkiliyor.
Tampon bölge uygulamasının, yılda 75 bin tonluk tarım ürünü kaybına yol açtığı hesaplanıyor. Ayrıca İsrail, sınıra yakın noktalardaki alanlarda tarımsal faaliyet üzerinde kısıtlamalar uyguluyor.
İSRAİL ZEHİRLİ KİMYASAL ATIYOR
Örneğin bu alanlarda İsrail güvenlik güçlerinin görüş açısını kısıtlayacak bitkilerin yetiştirilmesine izin verilmiyor.
2014 yılından bu yana yine güvenlik gerekçeleriyle tam sınır bölgesinde havadan zehirli kimyasallar atıyor. Bu da bazı tarım ürünlerine zarar veriyor. Ayrıca 1990'larda yüzde 11 olan tarımın Gazze'nin yurtiçi hasılası içerisindeki payı da yüzde 5'e geriledi.
Gazzeliler için önemli besin ve ekonomik faaliyet kaynağı olan balıkçılık da abluka nedeniyle sıkıntılı bir dönemden geçiyor.
İsrail, güvenlik gerekçesiyle Gazzeli balıkçıların ancak belli belli bir açıklığa açılıp avlanmalarına izin veriyor.
Filistin künyesi
Nüfus
5.4 milyon (2022)
(Batı Şeria: 3.2 milyon
Gazze: 2.2 milyon)
Kaynak: Filistin Merkezi İstatistik Bürosu
Yüzölçümü
Batı Şeria: 5.655 km2
Gazze Şeridi: 365 km2
Toplam: 6.020 km2
GSYİH (Milyar ABD Doları)
18.1 (2021)
Kaynak: Filistin Merkezi İstatistik Bürosu
Para Birimi
İşgalci güç İsrail’in para birimi Yeni İsrail Şekeli kullanılmaktadır.
Önemli Siyasi Partiler
İşgal ortamındaki Filistin’de, siyasi partilerden ziyade siyasal hareketler çerçevesinde faaliyet gösterme eğilimi öne çıkmaktadır. Önemli Filistin siyasi parti ve grupları arasında, Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi (FATAH), İslami Direniş Hareketi (HAMAS) sayılabilir.