Dünyanın merkezi sevgili Çorum

Prof. Dr. Zakir Avşar yazdı

Dünyanın merkezi sevgili Çorum

Nasrettin Hoca’ya sormuşlar, “Dünyanın merkezi neresi?”. Merhum, “Ayağımı bastığım yer, inanmıyorsanız ölçün” demiş.

Çorum’un dünyanın merkezi olduğuna dair bir sosyal medya paylaşımı üzerine tüm medyamız harekete geçti, Çorum’un önde gelenleri büyük bir memnuniyet içinde açıklamalar yaptılar; ölçümü yapanın Google olduğunu düşünerek yapılan bu açıklamalardan sonra ise sukut-u hayal yaşadılar.

Bu duygu elbette iyi değil, mamafih; sonuçta Çorum büyük ve kadim bir medeniyet merkezidir. Tarihi ve kültürel bakımdan sadece Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı yerleşim yerlerinden birisi.

Birkaç kere gittim; bu medeniyetin beşiği şehrimizde güzel insanlarımızla birlikte oldum; leblebinin envaı çeşidini tattım. Meğer leblebi burada yapılmazmış; Kütahya ve Denizli’den getirilir; burada pazarlanır imiş, onu da öğrendim. Ticaretin olduğu şehirler medeniyetlerin de yükseldiği şehirlerdir. Leblebi kısmı Çorum’un popüler olduğu bir alan; ancak şurası muhakkak ki, bu şehrimiz Türkiye’nin tam ortasında civarındaki şehirlerimizin fevkinde bir gelişme ve başarı grafiği çizmektedir.

Şehir pırıl pırıl; altyapı ve üstyapı hizmetleri gayet iyi, yeni işkollarına açık, mevcut haliyle Türkiye’nin pek çok ilinden farklı bir gelişim performansına sahiptir. Kültürel, tarihi ve turistik öneminin dışında sanayi ve ticarette de umut vaat etmektedir.

Gazetecilik terminolojisi içinde doğru olmayan, hayal üzerine üretilmiş, kurgulanmış, yalan haber anlamlarına gelen asparagas bir haberle de olsa Çorum’un gündeme gelmesi, buna da Çorum genelinde bir heyecan dalgasıyla olumlu tepki verilmesi esasında tanınma ve tanıtma bakımlarından bir fırsat alanı da açmaktadır.

Bir zamanlar Van Gölü canavarı iddiaları üzerine Van’a turist akını yaşanmış; iddialar üzerinden sağlanan popülaritenin devamı için de gölde dalgıçlar dahi arama tarafa faaliyetleri gerçekleştirmişlerdi. O günden bu güne Van Gölü üzerine çalışmalar devam ediyor; gölün içinde peri bacaları gibi dünyanın en büyük ve alanında en muhteşem olan örnekleri keşfedildi. Canavardan yola çıkılarak, orada birtakım çalışmaların yapılabileceğine dair kanaat gelişmemiş olsa idi, bu gün bu başarılı keşifler sağlanabilir miydi?

Çorum üzerine çalışmalar da devam ettirilmelidir. Dünyanın fiziki merkezidir, değildir gibi hususlardan ziyade, tarih boyunca merkezi bir konumda olduğu sanat ve medeniyet ortamlarına vurgu yapılmak suretiyle, son otuz yıllık süreçte girdiği büyük kalkınma ve gelişme hamleleriyle ve sonuçlarıyla, büyük bir ticari merkez olma potansiyeli ile Çorum’a daha çok ilgi gösterilmelidir.

Bütün bunları niye mi anlatıyorum?

Türkiye, aslında turizm ve tanıtma imkan ve kabiliyetlerini her yıl bir ilimizi, bir tarih, medeniyet ve kültür merkezimizi öne çıkararak, değişik boyutlarıyla öncelikle dışarıya ve elbette içeriye de anlatarak değerlendirmiş olsa, ülkemizin siyasi ve ekonomik krizlerin etkisiyle turizmde uğrayacağı kayıplar bir hayli azalacaktır.

Rusya ile kriz yaşadık; kum, deniz, güneş talibi turistlerde azalma oldu, buralardaki yatırımlar ve işletmeciler sıkıntı ile karşılaştı. Ancak, etki bu kadarla sınırlı mı? Elbette değil; genel olarak ekonomiyi etkiliyor. Biz turizm pazarlamamızı tek kalem yerine, pek çok alana yayabilsek ve bunu çok ısrarlı bir şekilde götürsek herhangi bir sebeple bir yerde olan tıkanmayı diğer noktadan aşabileceğiz, işte bunun için yazıyorum.

Çorum, dünyanın merkezidir. İster bir sosyal medya hesabı olsun bu iddianın sahibi, ister Nasrettin Hoca…

Kayseri, dünyanın en merkezidir. Yozgat, has merkezidir. Çankırı, merkezin önde gelenidir. Kastamonu, kalbidir…

Tüm illerimiz, ilçelerimiz, beldelerimiz ve köylerimiz, bizim merkezimizdir; ama dünyanın her merkezinden daha güzelimizdir, önemlimizdir.