Bangladeş Dışişleri Bakanı Rahman ile ortak basın toplantısı... Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan Orta Doğu'da barış çağrısı: "Savaşa bir an önce son verilmeli"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da Bangladeşli mevkidaşı Khalilur Rahman ile ortak basın toplantısı düzenledi. İran-ABD/İsrail savaşı için bir kez daha ateşkes ve barış çağrısında bulunan Fidan, "Savaşa bir an önce son verilmeli" dedi.

Bangladeş Dışişleri Bakanı Rahman ile ortak basın toplantısı... Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan Orta Doğu'da barış çağrısı: "Savaşa bir an önce son verilmeli"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Dışişleri Bakanı Fidan'ın açıklamalarından satırbaşları;

İfade ettiğim gibi 12 Şubat'ta gerçekleşen seçimler Bangladeş için çok önemliydi. Biz bu seçimler sonrasında yeni kurulan hükümetle, bu kardeşimin ziyareti vesilesiyle de birçok konu üstüne geçtik. Bu yeni hükümet de gerçekten çok verimli, iyiymiş şeyler yapacağımızın inanıyoruz. Ticaret, yatırım ve savunma sanayi bir alanlarda atabileceğimiz çok adım var. Şu anda ikili ticari hacmimiz var olan potansiyeli çok fazla yansıtmıyor. Yani 1.3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var. Bunu da bizim olduğu gibi yükseltmemiz gerekmekte. Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzun ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda değerli kardeşimle mutabık kaldık. Güçlenen ortaklığımız Güney Asya'nın ve bölgemizin istikrar ve refahına da doğrudan katkı sağlayacaktır. Değerli basın mensupları, Güney Asya'nın istikrarından bahsetmişken, Bangladeş'in omuzladığı devasa insani sorumluluğa da özellikle dikkatinizi tekrar çekmek istiyorum. Bildiğiniz gibi, krizin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmekte. Bangladeş, 1 milyondan fazla Rohingya'ya ev sahipliği yaparak tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilemektedir.
Bangladeşli kardeşlerimizin Rohingya Müslümanlarına gösterdikleri örnek misafirperverlik ve insani duruş takdire şayandır. Bizler de bu yükü paylaşmak, Rohingya'ların yaşadığı acıları hafifletmek ve Bangladeş'e destek olmak amacıyla yardımlarımızı hız kesmeden sürdürmekteyiz.

Ülkemiz tarafından sağlanan insani yardımların toplam değeri 80 milyon dolara ulaşmış durumda. TİKA, AFAD, Türk Kızılay ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından sağlık, barınma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda desteklerimizi aksatmadan sürdürmekteyiz. Rohingya Müslümanlarının güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde ülkelerine geri dönmelerini teminen uluslararası gelişmeleri de çok yakından takip etmekteyiz.
Bu çerçevede Gambia tarafından Uluslararası Adalet Divanı'nın nezdinde açılan davada dahil olmak üzere uluslararası hukuki girişimleri desteklemekteyiz.

Bölgemizin istikrarı, güvenli ve huzuru ve refahı dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer almakta.
Ancak ne yazık ki savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz. Bu yıkıcı tablonun yalnızca bölgesel güvenlik ve insani boyutta kalmadığı, küresel ekonomik istikrarı tehdit ettiği de aşikardır. Bu gelişmelerin bölgemizde telafisi imkansız, kalıcı düşmanlıklara yol açmasından da endişe etmekteyiz. Bu savaşa bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Gelinen aşamada tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiği, kalıcı çözüme ancak diyalog yoluyla ulaşılabileceği açıktır. Türkiye olarak gayretlerimizi tamamen bu yönde yoğunlaştırmış durumdayız. Barış ve istikrar yönündeki samimi gayretlerimiz, sergilediğimiz anlayış ve yapıcı yaklaşım, milli güvenliğimizden zerre tavsiye vereceğimiz anlamına kesinlikle gelmemektedir. Dün ülkemize yönelen bir füze daha havada etkisi hale getirilmiştir. Bu vahim hadiseyle ilgili olarak İranlı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz.

Bölgemizi saran bu çatışma halinin temelinde yatan asıl sorunları görmezden gelemeyiz. Çok uzun süredir Netanyahu hükümetinin yayılmacı politikalarının ve fundamentalist ideolojisinin bölgemizde neden olduğu kaosa ısrarla dikkat çekmekteyiz. İsrail'in bölgede kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına göz yummamız mümkün değildir. Netanyahu hükümeti, Gazze'de ateşkes ihlallerini sürdürmekte ve sahadaki insani durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzelilerin başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması acil bir önceliktir.  İsrail iki devletli çözümü sekteye uğratmak için Batı şeriyada yeni bir oldu bitti yaratmaya yönelik adımlar atmaktadır. Batı Şeria'da yerleşimciler her gün Filistinli kardeşlerimizi şehit etmektedir. Öte yandan İsrail'in Mescid-i Aksa'yı ibadete kapatması bölgemize yeni bir infiali tetikleyebilecek son derece tehlikeli bir adımdır. Bu tehlikeli provokasyondan bir an önce vazgeçilmenin, insanlığın ortak sorumluluğu olan kutsal mekanlara gereken saygı gösterilmelidir. İsrail, Lübnan'a da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir siyasi istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir. Netanyahu'nun Hizbullah'la mücadele bahanesiyle yeni bir son krama yönelmesinden açıkçası endişe duyuyoruz. Uluslararası toplumun İsrail'in işlemeye devam ettiği suçlar karşısında bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir.

Küresel ve bölgesel krizlerin çözümünün ancak yetkin bir diplomasiye güçlü kurumlarla mümkün olduğunu bilincindeyiz. Bu vizyonla bugün değerli bakan kardeşimle beraber diplomasi akademilerimiz arasında iş birliğine yönelik mutabakat zaptını imzaladık. Bu mutabakat zaptıyla Türk ve Bangladeşli diplomatlarının iş birliğine yeni ufuklar kazandırmayı umuyoruz. Bangladeş, uluslararası platformlarda mensubu bulunduğu farklı gruplarla son derece geniş bağlantılara sahip olan stratejik bir ülkedir.
Küresel güneyin güçlü bir sesin Asya'nın önceliklerinin yetkin bir temsilcisi konumundadır. Kalkınma, iklim, barışı koruma ile göç yönetimi ve mültecilerin korunması gibi kritik konularda etkin rol oynamaktadır. Türkiye çok tarafına inanan ve bunu güçlü biçimde destekleyen Bangladeş'le Birleşmiş Milletler dünyasında öteden biri yakın temas ve iş birliği içerisindeler. Bu çerçevede değerli kardeşimin Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul Başkanlığı görevlerini adaylarını da memnuniyetle karşıladık ve ülke olarak da destekliyoruz. Biliyorsunuz Genel Kurul, BM sisteminde tüm üyelerin eşit biçimde temsil edildiği yegane organ olarak özel bir konuma sahip. Bangladeş'in BM'deki etkin rolü ve Sayın Rahman'ın engin BM tecrübesiyle bu önemli görevi başarıyla yürüteceğinden hiç şüphe duymuyoruz.
Değerli bası mensupları gördüğünüz gibi iş birliğimizin kapsamı iki kardeş ülkeye yakışır şekilde son derece geniş. Bangladeşli muhataplarımızla görüşmelerimizi önümüzdeki dönemde de inşallah artırarak devam ettireceğiz. İlişkilerimizi yeni projelerle güçlendirmek ve Güney Asya'da istikrarı, huzuru ve refahı artırmak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

Kaynak: Haber Merkezi