"Destek vermezseniz açıklarınızı sızdırırız!" CHP, kulislere bomba gibi düşen şantaj iddiasıyla çalkalanıyor!
CHP'de mutlak butlan kararı sonrasında genel merkezde kartlar yeniden karılıyor. "Özel-İmamoğlu" cephesinin parti içi otoritesi hızla erirken, tüm hukuki ve siyasi kozları eline geçiren Kemal Kılıçdaroğlu bugün genel merkeze çıkarma yapıyor. Yüksek Disiplin Kurulu desteğini arkasına alan Kılıçdaroğlu’nun, tüzükten aldığı olağanüstü yetkilerle kurultay çağrılarını askıya alacağı belirtiliyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), siyasi tarihinin en kritik ve hukuki açıdan en karmaşık dönemlerinden birini yaşıyor. Yargıdan çıkan "mutlak butlan" kararı, parti yönetimindeki dengeleri kökten sarsarken, "Özel-İmamoğlu" olarak adlandırılan mevcut yönetim cephesinin otoritesini hızla eritme noktasına getirdi. Bu tarihi gelişmenin ardından gözler, uzun bir sürenin ardından bugün ilk kez genel merkez binasına gelecek olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrildi. Parti genel merkezindeki halk buluşmasında yapılacak kritik açıklamalar öncesinde, tüm siyasi ve hukuki mekanizmaların kontrolünün yeniden Kılıçdaroğlu'nun eline geçtiği vurgulanıyor.
PM'DE ACIMASIZ "ALGI SAVAŞI"
Yargı kararının hemen ardından partinin en üst karar organı olan yeni Parti Meclisi’ndeki (PM) çoğunluk esası üzerine iki kanat arasında çok sert bir "algı savaşı" patlak verdi.

Hem Özgür Özel destekçileri hem de Kemal Kılıçdaroğlu kanadı, mevcut PM aritmetiğinde mutlak çoğunluğun kendi lehlerine olduğunu savunuyor. Ancak partili kaynaklar, sahadaki gerçekliğin çok daha farklı olduğunu ve mutlak butlan kararının getirdiği meşruiyet tartışmasının mevcut yönetim kadrolarında ciddi bir panik havası yarattığını belirtiyor.

YÜKSEK DİSİPLİN KURULUNDA KILIÇDAROĞLU SAFI
İlerleyen süreçte parti içi muhalefet veya mevcut yönetim tarafından atılabilecek olası ihraç taleplerinin resmiyet kazanması ve tescil edilmesi açısından kilit rol oynayacak olan mevcut Yüksek Disiplin Kurulu'nda (YDK) dengeler netleşti. Kulislere sızan bilgilere göre, YDK üyelerinin çok büyük bir çoğunluğu Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanında saf tutmuş durumda. Bu durum, mevcut yönetimin Kılıçdaroğlu ve ekibine karşı herhangi bir disiplin mekanizmasını işletmesini hukuken ve fiilen imkansız kılıyor. Buna ek olarak, Yargıtay’dan nihai ve kesin bir karar çıkmadığı müddetçe, partide herhangi bir olağanüstü ya da olağan kurultay ihtimalinin de hukuken kesin olarak mümkün olmadığı ifade ediliyor.

"ASKIYA ALMA VE REDDETME" YETKİSİ GENEL BAŞKANDA
CHP'nin hukuki açıdan tamamen "olağanüstü bir geçiş sürecinden" geçtiğini dile getiren tecrübeli hukukçular ve parti kaynakları, tüzükteki çok özel hükümlere dikkat çekiyor. Parti tüzüğündeki acil ve istisnai maddelere dayanarak, Yargıtay'dan bağlayıcı bir karar gelene kadar Kemal Kılıçdaroğlu'nun "partiyi ve tüzel kişiliği koruma" amacıyla hareket edebileceği vurgulanıyor. Bu kapsamda Kılıçdaroğlu'nun, karşı taraftan gelebilecek tüm olağanüstü kurultay çağrılarını tek taraflı olarak askıya alma veya doğrudan reddetme yetkisine sahip olduğu öne sürülüyor.
MEŞRUİYET TARTIŞMASI VE HUKUKI KİLİTLENME
Mevcut delege yapısının sakatlandığını ve bazı PM üyeleri üzerindeki meşruiyetin artık tamamen "tartışmalı" hale geldiğini hatırlatan CHP'li üst düzey isimler, partinin şu an hukuken tam bir "kilitlenmiş" pozisyonda bulunduğunu belirtiyor. Siyasi ve idari kaosun yaşandığı bu geçiş döneminde, tüzük ve yasalar çerçevesinde kriz yönetimini sağlayabilecek tek meşru ve yetkili makamın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu olduğu dile getiriliyor.
KÖŞEYE SIKIŞAN "RANT" CEPHESİNDEN ŞANTAJ SİYASETİ İDDİASI
Mutlak butlan kararı sonrası parti içerisindeki güçlerini ve makamlarını kaybetme korkusu yaşayan, parti kulislerinde "rant cephesi" olarak nitelendirilen bazı çevrelerin ise ahlaki sınırları zorlayan yöntemlere başvurduğu iddia ediliyor. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'na yakınlığıyla bilinen bazı grupların, son ana kadar parti içerisindeki mevzilerini muhafaza edebilmek adına adeta bir "şantaj siyaseti" başlattığı öne sürülüyor.
Bu grubun, süreç karşısında sessizliğini koruyan veya tarafsız kalmaya çalışan il ve ilçe yöneticilerinden, mevcut PM üyelerine kadar pek çok ismi ablukaya aldığı öğrenildi. Yapılan telefon görüşmelerinde bu isimlere, saf değiştirmemeleri karşılığında gelecek dönem için büyük mevki, makam ve finansal güç vaat edildiği; buna ikna olmayan isimlerin ise "Eğer Kemal Bey'e destek verirseniz, geçmiş dönemlerdeki açıklarınızı, usulsüzlüklerinizi basına sızdırır ve sizi bitiririz" şeklinde açıkça tehdit edildiği iddiaları gündeme bomba gibi düştü.
MİLLETVEKİLLERİ GRUBUNDA KÜFÜRLEŞME KRİZİ
Parti içindeki gerilim sadece kapalı kapılar ardında kalmadı, milletvekillerinin iletişim kanallarına da sıçradı. Genel merkez binasının önüne kimliği belirsiz kişilerce getirilen ve üzerinde "haram araç" yazısı asılan lüks makam araçlarının sergilenmesi, CHP'li vekillerin resmi WhatsApp grubunu adeta savaş alanına çevirdi. Edinilen bilgiye göre Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, ortaya çıkan bu görüntüleri ve lüks araç saltanatını çok sert sözlerle eleştirerek grupta tepkisini dile getirdi.
Tanal'ın bu sert çıkışına, Kılıçdaroğlu'na sadık olan milletvekilleri aynı sertlikte ve tonda yanıt verdi. Tartışmanın dozu saniyeler içinde yükselerek karşılığında ağır küfürleşmelere ve hakaretlere varan bir krize dönüştü. Gruptaki küfürleşme krizinin kontrol edilemez boyuta ulaşması üzerine WhatsApp grubu yöneticiler tarafından apar topar yoruma kapatıldı. Yaşanan kopuşun ardından, her iki kanadın da kendilerine özel ayrı WhatsApp grupları kurarak tüzük ve kurultay süreçlerine dair iletişime buralardan devam ettiği bildirildi.

PM TOPLANTISINA "TEBLİGAT" ENGELİ
Normal şartlarda 1 Haziran tarihinde gerçekleştirilmesi planlanan ve büyük tartışmalara gebe olan Parti Meclisi (PM) toplantısı ise sürpriz bir kararla ertelendi. Genel merkezden konuya ilişkin yapılan resmi açıklamada, erteleme gerekçesi bürokratik bir nedene dayandırıldı. Açıklamada, "PM üyelerinin, görevlendirmelerine ilişkin resmi yazıyı henüz ilgili kamu kurumundan tebellüğ edememiş (teslim alamamış) olmaları nedeniyle, PM'nin toplanma tarihi ileri bir tarihe ertelenmiştir. Tebliğ sürecinin eksiksiz tamamlanması sonrasında, genel başkan tarafından belirlenecek yeni PM toplantı tarihi örgütümüze ayrıca duyurulacaktır" denildi. Ancak bu hamlenin arkasında, Kılıçdaroğlu kanadının zaman kazanma ve hukuki altyapıyı sağlamlaştırma strategisinin yattığı konuşuluyor.
KILIÇDAROĞLU GENEL MERKEZDE: "ARINMA" DÖNEMİ BAŞLIYOR
Yaşanan tarihi mutlak butlan gelişmesinin ardından Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, ilk kez bugün resmi olarak genel merkez binasına ayak basacak. Burada organize edilen geniş katılımlı bayramlaşma programı kapsamında parti önünde toplanacak olan yoğun kalabalığa hitap edecek olan Kılıçdaroğlu'nun, konuşmasında çok sert mesajlar vereceği öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun, partinin "akçeli işlerden, rant odaklarından ve oligark yapılardan kurtulması" gerektiğinin altını çizerek net bir "arınma" vurgusu yapması; Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu cephesine yönelik tasfiye sürecinin sinyallerini vermesi bekleniyor.
Kaynak: Sabah
