Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün hayali gerçek oluyor! İşte Karadeniz'in çılgın projesi...
Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün 1975'te bölgeye yaptığı ziyaret sırasında gerekliliğinden söz ettiği Tirebolu-Torul yolu projesinin 40 yıldır yapılamayan ihalesi gerçekleşti.
40 yıldır yapılamayan yolun ihalesi yapıldı
Tirebolu-Torul yolu projesinin 40 yıldır yapılamayan ihalesi gerçekleşti.
Dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün 1975'te bölgeye yaptığı ziyaret sırasında Giresun Limanı'nın verimli çalışabilmesi için gerekliliğine işaret ettiği Tirebolu-Torul yolunun proje ihalesi gerçekleştirildi.
Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Fikret Günaydın, yaptığı yazılı açıklamada, Tirebolu-Torul yolu projesinin Osmanlı dönemine kadar uzanmakla birlikte devlet programına 1976 yılında girdiğini belirtti.
Dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün 1975 yılında bölgeye yaptığı ziyarette, Giresun Limanı'nın verimli çalışabilmesi için Tirebolu-Torul yolunun mutlaka yapılması gerektiğini ifade ettiğini kaydeden Günaydın, bu doğrultuda çalışmaların başlatıldığını aktardı.
Günaydın, o süreçle başlayan çalışmaların 2000'li yılların başına kadar sürdüğünü ancak yolun yüksek ölçekli bir yol ağına dönüştürülemediğine dikkati çekti.
Karadeniz'in iç bölgelere açılan en kısa (86 kilometre) ve eğimi düşük geçiş güzergahı olan Tirebolu-Torul yolunun, karayolları ağında 1'inci sınıf yol ağında gözükmemesinin, özellikle uluslararası ticari geçişlerde tercih edilmesini engellediğini kaydeden Günaydın, "İran ticareti için kuzey-güney bağlantısında önemli bir güzergah olan Tirebolu bağlantısının güçlendirilmesi için gerekli proje ihalesi yapıldı. Yıllardır mücadele edilen yol ağı mevcut haliyle 1 saat 35 dakika sürmekte, yeni planlamalar ile ise 55 dakikaya kadar düşeceği ifade edilmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü, Karayolları 10.Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlattırılan etüt ve projeye göre yeni projede 36 tünel ve 19 köprülü kavşak ve viyadük yer aldığına işaret eden Günaydın, "En uzunu 2 bin 905 kilometre olan tünellerin toplam uzunluğu 23 kilometre olacağı belirlenmiştir. 19 köprü ve viyadüğün bulunduğu projedeki sanat yapılarının toplam uzunluğu bin 941 kilometredir." ifadelerini kullandı.
Tirebolu-Doğankent-Torul bölünmüş yol projesinin toplam uzunluğunun ise 73,78 kilometre olduğunu belirten Günaydın, bu projeyle yolun yüzde 30'unun tünel, köprü ve viyadükle geçilmesinin planlandığını, yol standartlarının uluslararası yol ağında birinci sınıfa çekilmesinin hedeflendiğini vurguladı.
Günaydın, proje ihalesi tamamlanan yolun yatırım ihalesinin bir an önce yapılarak uygulamaya geçmesi ülke ve bölge menfaatleri açısından zaruri olduğunu kaydetti.
Fahri Sabit Korutürk kimdir?
Fahri Korutürk (13 Ağustos 1903 - 12 Ekim 1987), Türk asker ve devlet adamı. Türk Deniz Kuvvetleri eski başkomutanı ve Türkiye'nin altıncı cumhurbaşkanı.
1903 yılında İstanbul'da eski askerlerden Erzincanlı Osman Sabit Bey ile Nesrin Hanım'ın oğlu olarak doğdu. Annesini küçük yaşta kaybedince üvey annesi Nuriye Korutürk (1873-6 Kasım 1973)'ün gözetiminde büyüdü.
Askerlik Dönemi
1916 yılında Bahriye Mektebi'ne girdi. 1923 yılında Deniz Harp Okulu'ndan, güverte mühendis teğmen rütbesiyle mezun oldu. 1 Mart 1923 ile 15 Ekim 1924 tarihleri arasında Hamidiye ve Yavuz gemilerinde tahsil ve staj gördü. Çeşitli gemilerde görev yaptıktan sonra, 1931 yılında girdiği Deniz Harp Akademisi'ni 1933 yılında bitirerek kurmay subay oldu. Akabinde 18 Mart 1934 tarihinde bizzat Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından Korutürk soyadı verildi.
11 Kasım 1934 tarihinde Genelkurmay XI. şubeye, 11 Aralık 1935 tarihinde Roma Büyükelçiliği deniz ataşeliğine tayin edildi. Montreux (Montrö) Boğazlar Konferansı'nda Türk heyetinde deniz müşaviri olarak bulundu. 25 Aralık 1936 tarihinde görevi Berlin Büyükelçiliği deniz ataşeliğine nakledildi. 3 Kasım 1938 tarihinde bu görevinden ayrılarak Denizaltı Gemileri Komutanlığı kurmay başkanlığına getirildi. 29 Ocak 1942 tarihinde ikinci defa Berlin Büyükelçiliği deniz ataşesi oldu. Stockholm deniz ataşeliğini de ek görev olarak yürüttü.
1950 yılında tuğamiral rütbesine terfi etti. Bu rütbe ile İstanbul Deniz Komutanlığı ve Denizaltı Filosu Komutanlığı görevlerini yürüttü. 1953 yılında tümamiral rütbesine terfi etti. Bu rütbe ile Harp Filosu Komutanlığı, Deniz Eğitim Komutanlığı, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı görevlerini yürüttü. 1956 yılında Koramiral rütbesine terfi etti. Bu rütbe ile donanma komutanlığı ve Boğazlar ve Marmara Deniz Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulundu. 13 Aralık 1957 tarihinde deniz kuvvetleri komutan vekili atandı. 1958 yılında Oramiralliğe terfi etti ve 17 Kasım 1959 tarihinde Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevine atandı.
Diplomatlık Dönemi
Bu görevini yürütürken meydana gelen 27 Mayıs 1960 Darbesi sırasında Askeri hükümet tarafından Dışişleri Bakanlığı'na getirildiyse de daha sonra bundan vazgeçilerek 27 Haziran 1960 tarihinde Moskova Büyükelçisi olarak görevlendirildi. 27 Ağustos 1960 tarihinde askerlikten emekli edilerek Dışişleri Bakanlığı'na kadrosuna nakledildi. 5 Eylül 1964 tarihine kadar kadar dört yıldan fazla Moskova Büyükelçiliği görevinde bulundu. 1 Ağustos 1965 tarihinde meslekten büyükelçi olmadığını ileri sürerek Dışişleri Bakanlığı'ndan istifa etti ve emekli oldu.
Senatörlük Dönemi
7 Haziran 1968 tarihinde Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından Cumhuriyet Senatosu kontenjan senatörlüğüne getirildi. 6 Nisan 1973 tarihinde Cumhurbaşkanı seçilinceye kadar görev yaptı.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi
Cevdet Sunay'ın süresinin dolmasından sonra cumhurbaşkanlığına aday olan Tekin Arıburun ile Faruk Gürler'in mecliste gerekli oyu alamamaları üzerine Adalet Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi ve Cumhuriyetçi Güven Partisi'nin ittifakıyla Cumhurbaşkanlığı görevine aday gösterildi. 6 Nisan 1973 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin 15. turunda 365 oy alarak Türkiye Cumhuriyeti'nin altıncı Cumhurbaşkanı seçildi.
Cumhurbaşkanlığı devrinde Türkiye'nin çalkantılı bir döneminde oluşu rolünü kilit konumuna getirmişti. Zira bu devirde kurulan koalisyon hükümetlerinin oluşumu ve yaşaması için büyük çaba gösterdi. Kendisinin de deyimiyle Türkiye'yi bu devirde hükümetsiz bırakmadı. Devrinde Kıbrıs Harekâtı gerçekleştirildi ve ülkedeki sağ-sol siyasi çatışması[1] tüm hızıyla yayıldı. Cumhurbaşkanlığı döneminde Boğaziçi Köprüsü açılarak hizmete girdi. Özellikle devletin itibarını yeniden tesis için uğraş verdi. 7 yıllık cumhurbaşkanlığı boyunca 8 hükümet kuruldu. 1980 yılında, yedi yıllık hizmet süresini doldurarak Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrıldı ve Anayasa uyarınca "Tabii Senatör" sıfatıyla Cumhuriyet Senatosu'nda görev aldı. 12 Eylül Darbesi sonrası Anayasa'nın ve Meclisin feshedilmesi üzerine tabii senatörlük görevi de sona erdi.