Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Netanyahu'ya: Savaş suçlularının yeri BM değil, mahkemelerdir!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİAD İş Forumu'nda yaptığı açıklamada küresel ekonomiden dış politikaya kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin küresel şoklara rağmen kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü belirten Erdoğan, Gazze ve Lübnan'daki zulme karşı hak savunuculuğundan taviz vermeyeceklerini vurguladı. Erdoğan Netanyahu için "Savaş suçlularının yeri BM değil, mahkeme salonlarıdır." dedi.

İstanbul'da gerçekleştirilen MÜSİAD EXPO'nun kapanış programında iş insanları ve uluslararası misafirlere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojik dönüşümden dış politikaya, Türkiye'nin ekonomik göstergelerinden küresel adalet arayışına kadar pek çok konuda kritik başlıkların altını çizdi.

"GENİŞ ÇAPLI YIKIMA UĞRAR"

Teknolojide son yıllarda yaşanan yapay zeka dönüşümünün bireysel ve iş yaşamını şekillendirdiğini belirten Erdoğan, reel sektörün bu imkanlardan istifade ettiğini ifade etti. Ancak bu süreçte insan faktörünün ve iş ahlakının göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, "İş ahlakını saf dışı bırakıp rekabetin galip geldiğini ortaya koyarsanız, tüm bu yenilikler zeka zarar getirir ve geniş çaplı yıkıma uğrar" uyarısında bulundu.

"SAVAŞ SUÇLULARININ YENİ BM DEĞİL, MAHKEMELERDİR"

Bölgesel krizlere ve mazlum coğrafyalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın geçmişte fikir alışverişiyle çözülmeye çalışılan meselelerin bugün füze ve dron tehditleriyle yürütüldüğünü belirtti. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda da dile getirdiği hususları yineleyen Erdoğan, şunları kaydetti: "Gazze'de, Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim dediklerimizden rahatsız olsalar da biz doğru bildiklerimizi dile getirdik. Bundan sonra hakkın hatırını yere düşürmeyecek, mazlum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, döktükleri kanın hesabını verecekleri mahkeme salonudur. Henüz 6 yaşında vahşice şehit edilen Hind Recep yavrumuzun hesabı sorulacaktır."

EKONOMİMİZDE KESİNTİSİZ BÜYÜME

Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bir dönemde Türkiye ekonomisinin rotasında tutulduğunu belirten Erdoğan, son dönem verilerini şu rakamlarla paylaştı:

  • Türkiye ekonomisi geçtiğimiz yıl yüzde 3,7 oranında büyüme kaydetti ve son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadı.

  • 2002 yılında 3.616 dolar olan kişi başı gelir, 2025 yılında 18 bin 103 dolara çıktı.

  • Ekonominin büyüklüğü 1 trilyon 602 milyar dolara ulaştı.

  • 2002'de 36 milyar dolar olan ihracat, 2025'te 273,2 milyar dolara yükselirken, yıllık mal ihracatı Ağustos ayında 280 milyon doların üzerine çıkarıldı.

  • İhracat yapan firma sayısı 33 binden 165 bine yükseldi.

Türk Eximbank'ın ihracatçılara geçen yıl sonu itibarıyla toplam 54 milyar dolar destek sağladığını, bu yılki desteğin ise 44 milyar dolara yaklaştığını belirten Erdoğan, yeni Orta Vadeli Program (OVP) ile sürdürülebilir hedefler doğrultusunda ilerlemeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından önemli satır başları şöyle:

Farklı kıtalardan, farklı bölgelerden aramızda bulunan tüm misafirlerimize dünyanın incisi İstanbul'umuza hoş geldiniz diyorum. Çarşamba günü başlayan fuarımızı bugün kapatıyoruz. Ülke ve panel sunumlarından iş birliği anlaşmalarına hepinizin dolu bir organizasyon olmanızı geçirmenizi diliyorum. MÜSİAD EXPO fuarın 21. sini ifşa eden MÜSİAD ailesini tebrik ediyorum.

Sözlerimin hemen başında; kurulduğu günden bu yana kendi içinde bir ve bütün, dünyada söz ve nüfuz sahibi, etkin ve saygın, güçlü bir Türkiye için büyük bir fedakarlıkla çalışan MÜSİAD ailemizin tüm mensuplarına bugün bir kez daha canıgönülden teşekkür ediyorum. Bu süre boyunca gerek MÜSİAD'a gerekse ülkemize katkı yapmış fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerime Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum.

Şu hususu özellikle ifade etmek isterim. Türkiye'nin ekonomik ve ticari potansiyelini dünya ile buluşturan MÜSİAD; yurt içi ve yurt dışındaki 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ediyor. Yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ediyor. Ülkemizin yanı sıra dünyanın 84 ülkesindeki 184 şube ve temsilcilikle geniş yelpazedeki faaliyetlerini güçlü bir şekilde sürdürüyor. İş dünyasının görüş, öneri ve beklentilerini samimiyetle aktarmaya devam eden MÜSİAD'ımızı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.

İki yılda bir düzenlenen MÜSİAD EXPO her seferinde göğsümüzü kabartıyor. Fuara katılımın bu sene de yüksel olduğunu öğrendim. MÜSİAD EXPO'nun uluslararası ticaret ve iş platformuna dönmesini kıymetli buluyorum. Son yıllarda yapay zeka başta olmak üzere teknolojideki yaşadığımız dönüşüm bunlardan biri. Avantajlarını her alanda hissettiğimiz yapay zeka, hem bireysel hem de iş hayatımızı şekillendiriyor. Reel sektör yapay zekanın imkanlarını ne kadar kullanıyorsa, yatırımcı, sanayici de bu yeniliklerden istifade ediyor. Yapay zekayı geliştirirken insan faktörüne gerekli önemi vermezseniz arzu ettiğiniz neticelerin tam karşısını görebilirsiniz. iş ahlakını saf dışı bırakıp rekabetin galip geldiğini ortaya koyarsanız, tüm bu yenilikler zeka zarar getirir ve geniş çaplı yıkıma uğrar.

Forum kapsamında düzenlenen oturumlarda fikir, tespit ve önerilerini ileten tüm katılımcılara tebriklerimi iletiyorum. Bu platformda yapılan ufuk açıcı vesilelerin hepimize hayırlı olmasını diliyorum. Ülkemizin merkezinde yer aldığı coğrafya tam bir kriz fırtınası yaşıyor. Ticaretteki güvenlik yaptırımlarına pek çok alanda bu fırtınanın etkilerine az ya da çok maruz kalıyoruz. Yakın zamanda fikir teatileri ile çözülmeye çalışılanlar, bugün füze ve dron tehdidi ile çözülmeye çalışılmaktadır.

'YÜZLERİNE VURMAMIZDAN RAHATSIZLAR'

Birleşmiş Milletler 81. Genel Kuruluna hitabımda bu soruna özellikle dikkat çektim. Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a, içerisinde özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettik.

Gazze'de, Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek; dilimiz döndüğü, gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, mazlum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum: Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören; insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci Siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar, geri adım atmayacağız.

Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır.

İnşallah o günler de mutlaka gelecektir. Henüz 6 yaşındayken ailesiyle birlikte 335 kurşunla vahşice şehit edilen Hind Receb yavrumuzun hesabı hukuk önünde sorulacaktır. Yemek kuyruklarında, kuvözlerde, camilerde, okullarda, hastanelerde göz göre göre katledilen sivillerin hesabı elbette adalete verilecektir. Eğer soykırım yapanlar adalete hesap vermezse, eğer bunlardan hukuk önünde, tarih önünde hesap sorulmazsa aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insani trajediyle biliniz ki çocuklarımız da karşılaşacak.

Biz şahsen son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız. Türkiye ve Türk milleti aynı şekilde bunun mücadelesi içinde olacak. Hangi dinden, kültürden, kökenden olursa olsun adalete inananlar bunun mücadelesi içinde olacak. Filistin halkı yalnız değildir, asla sahipsiz değildir. Gazzeli kardeşlerimiz hak ve adalet arayışlarında tek başına değildir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bu gerçeği bir kez daha teyit etmiştir. İnsanlık İttifakı'nın temsilcisi olarak Genel Kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir.

Şahsımızı ve ülkemizi alakasız iddialarla hedef koymalarının sebebi işte budur. Türkiye; vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır. Genel Kurul salonunda ve kürsüsünde insanlığın müşterek vicdanına tercüman olan tüm ülkeleri ve liderleri gönülden tebrik ediyorum. Türkiye olarak ne pahasına olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceğimizin bilinmesini istiyorum.

Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye ekonomisini rotasında tutmayı başardık. Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisini yüzde 3,7 oranında büyüterek 16 yıllık kesintisiz büyüme oranını sürdürdük. İlk çeyrekte 2,6, ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 oranında büyüdü. Türkiye ekonomisi son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadık.

2002'de 3616 olan dolar olan kişi başı gelirimiz 2025'te 18 bin103 dolara çıktı. Ekonomimizin büyüklüğü 1 trilyon 602 milyar dolar oldu. 2002'de 36 milyar dolar olan ihracatımız 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi.

Ağustos ayında yıllık mal ihracatımızı 280 milyon üzerine çıkardık. Hizmet ve mal ihracatımızın toplamının 405 milyar dolar seviyesine çıkacağını öngörüyoruz. 2002'de ihracat yapan firma sayısı 33 bin iken 2025'te 165 bin firma ihracat gerçekleştirdi.

İçinde bulunduğumuz zorlu dönemde firmalarımızın erişimini kolaylaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Geçtiğimiz yılın sonu itibarıyla Türk Eximbank ülkemiz ihracatına toplam 54 milyar dolar destek sağladı. Bu yılki ihracat desteği 44 milyar dolara yaklaştı. Geçen yıl yatırımlarda 3,3 milyar dolar giriş elde ettik. Türk firmalarının yurt dışı yatırımları 70 milyar doları buldu. 20 gün önce yeni OVP ile sürdürülebilir hedeflerimiz doğrultularında ilerleyeceğiz.

Kaynak: SuperHaber

Yorumlar

Yorum Yaz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.