Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yıl sonu büyüme beklentimiz yüzde 5,8'in dahi oldukça üzerinde

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 5 kanalın ortak canlı yayınına katıldı, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan çok önemli açıklamalarda bulundu.

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yıl sonu büyüme beklentimiz yüzde 5,8'in dahi oldukça üzerinde

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 5 kanalın ortak canlı yayınına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal 7, Ülke TV, 24 TV, TVNET ve TV 360 ortak canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

AFGANİSTAN'DA TALİBAN YÖNETİMİ

"Ülkenin başında kim olursa olsun iyi ve kötü gününde Afganistan'ın yanında yer almak hem ahde vefanın hem de kardeşliğimizin gereğidir.

Biz de ülkenin geleceği için Taliban ile görüşebileceğimizi ifade etmiştik. Bu tavrımızı bugün de muhafaza ediyoruz. Afgan halkının huzuru ve ülkemizin çıkarlarının korunma noktasında her türlü iş birliğine hazırız.

Ilımlı açıklamaları bizler de memnuniyetle karşılıyoruz. Taliban'ın Türkiye'ye yaklaşımı köşeli değildir çok daha hassastır.

TÜRKİYE - BAE İLİŞKİLERİ

Çok ciddi bir yatırım hedefleri, yatırım planları var. İnanıyorum ki çok kısa zamanda Birleşik Arap Emirlikleri ülkemizde ciddi yatırımlara girecek. Devletler arasında bu tür gidiş gelişler, iniş çıkışlar olmuştur. Burada da benzer durumlar oldu. Son bir kaç aydır istihbarat örgütümüz başta olmak üzere Abu Dabi yönetimi görüşmeleri ile belli bir yere gelmiş bulunuyoruz. Bundan sonra da görüşmeler olacaktır. Bölgedeki bazı sıkıntıları aynı kültürün aynı inanın mensupları olarak inşallah gidermiş oluruz.

AFGANİSTAN'DAKİ TÜRK VATANDAŞLAR

Afganistan'daki vatandaşlarımızı tahliye işlemlerimizi sürdürüyoruz. Biz çalışmayı askeri hava limanı üzerinden yapıyoruz. Vatandaşlarımıza yönelik işlemleri Dışişleri Bakanlığımızla koordinasyon merkezi oluşturduk. Duyurularımızı yaptık. Toplam 552 kişiyi tahliye etmiş durumdayız. Vatandaşlarımızı sivil alandan, kontrolümüzün olduğu askeri bölümü almayı sürdürüyoruz.

TÜRKİYE'YE DÜZENSİZ GÖÇ VE SINIR GÜVENLİĞİ

Sınır güvenliğimiz için farklı önlemler aldık. İran sınırımızda 4 ilimiz var; Ağrı, Hakkari, Iğdır, Van. Bu sınırımızın tamamı duvarla örülecek. Ağrı ve Iğdır sınırındaki duvar çalışmalarını tamamladık. Şuan itibariyle 157 km tamamlandı, bunun tamamını bitireceğiz. Bu tür giriş çıkışlar olmasın, kaçkınlar olmasın diye yapıyoruz. Göç değil teröre karşı da bunlar bizim için önemli bir bariyer. Duvarı oluşturan 3 metre yüksekliğindeki betonların üzerinde 1 metre dikenli tel bulunuyor. Bu sınırın 109 km kısmı şuanda aydınlatma sistemi ile donatılmış durumda. Yerleştirilen kameralarda düzensiz göç hareketlerini izleyip anında müdahale ediyoruz. 79 kilometresine yerleştirdiğimiz termal kameralarla da takip ediyoruz.

KILIÇDAROĞLU'NUN "BIDEN İLE GÖRÜŞMEDE 1 MİLYON GÖÇMENİ KABUL ETTİ" İDDİASI

Bu adam nereden bunu gördü. Kim bunu kendisine sufle etti. Bu adam yalancı, bugüne kadar doğru bir sözü var mı? Yok. Olmayan bir şeyin iddiasını ortaya koymak. Orada illa dış işleri yetkilisinin olmasına gerek mi var? Ben varım orada. Ben konuşuyorum. ABD Başkanı vardı. Tercümana takmışlar. Başınıza tercümanım kadar taş düşsün. Bir de dürüst konuşun. Bunu ispatla ben değil sen mükellefsin. Eğer zerre kadar hukuk bilgin varsa, madem böyle bir iddian var ispatla. İspatlayamıyorsan özür dile. Bunlarda o karakter yok. İşleri güçleri Türkiye’nin uluslararası diplomaside yaptığı görüşmelerde ülkeyi nasıl küçük düşüreceğiz. Bu tür yalanlar üzerinden bu ülkenin cumhurbaşkanını itham etmek ahlaksızlığın daniskasıdır. Bunlar da ahlaksızdır.

KARALAMA NE ZAMAN BİTECEK?

Biz ne zaman bir ve beraber olacağız? Her zaman karalamak, bir şeyler mi söylemek lazım. Antalya'da bunu gördük. Rize'de bunu gördük. Bu muhalefetin karalama dili ne zaman acaba yol olacak? Gerçekten bunlar çok üzücü. Biz görevimizi yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Antalya, Muğla'da yanan konutların inşaası başlıyor. Sinop ve Kastamonu'da yıkılan binaların inşaatına başlayacağız.

YARDIM KAMPANYASI

Yine başladılar; AFAD'a para mı vereceğiz, devlet versin diyorlar. Gırtlağını mı sıkacağız? Hayır yapmak isteyenler için kampanyamızı başlattık. Sen hayır yapmak istemiyorsan yapma. Bugün itibari ile 181 milyon TL bağışta bulunan oldu. Yarın kabine toplantımızı var onlar da bağışta bulunacak. Beni bir çok hayırsever arıyor. AFAD'ın hesabı var, oraya bağış yapın diyorum.

 SEL FELAKETLERİ

Sel afeti önce Artvin, Rize oradan başladı. Artvin Rize’den sel afeti başlayınca ben hemen ertesi gün bölgeye gittim. Zaten bunlardan bir tanesi de benim ana baba ocağım Güneysu ilçesiydi. Oradaki durumları yerinde teşhis ettik. Arhavi ilçesinde geçtik ardından. Durumları yerinde inceledik. Metrekareye düşen yağış miktarı bile bu bölgelerde yaşanan afetin büyüklüğünü göstermeye yeterlidir. Geliyorsunuz batıya doğru, Bartın, Sinop ve Kastamonu’daki felaket daha büyük bir felaket oradaki yağış miktarı yıllık yağışın birkaç katına ulaştı. Kastamonu Bozkurt’a bağlı köyde yıllık yağış 773 kg iken sadece 10-12 Ağustos'ta 420 kg yağış düştü Bozkurt’ta bir yılda görünen yağış 63 saatte oraya düştü. Sel nedeniyle yolları kapanan köylerimize Türkiye’de ilk defa havadan jeneratör naklederek elektrik verdik. Elektriksiz köy bırakmadık.

Dere yatağına konut yapımını belediye başkanlığımdan beri hep aksini söylemişimdir. Sakın ha yapmayın. Dikey mimariye tevessül etmeyin. Bunları söylerken bazı tecrübelerden söyledim. Dere yataklarında debisi yüksek akış olduğu zaman binaların altını alıyor. Ben Karadenizliyim, Rize’de eskiden ağaçlar vardı, bu kızılağaçları kestiler, bunların yerine çay diktiler. Çay dikmekle kalmadılar, çaya gübre verirken azot ağırlıklı gübre verdiler. Azot ağırlıklı olan bu gübre toprağı yakıyor, eritiyor. Yağmurla buluştuğu zaman bu adeta bir lapa haline geliyor ve akıp gidiyor. Bunların hepsini bu olaylarda da gördük. Bunları müteakip defalar yaşadığımız halde kimse dinlemiyor, bildiğini okuyor.

Örneğin Antalya, Manavgat, Muğla, buralarda yaşanan olaylara baktığınızda buna benzer olayları yaşadık. Oralarda da binalar noktasında öyle yerlere binalar yapılmış ki, bu binalar her an bir tehdit altında. Şimdi bizim attığımız adımlarla mümkün olduğunda bu binaları süratle yapacak ve buralardaki yaşam koşularını daha iyi şartlara taşıyalım istiyoruz. Vatandaşlarımızın birçoğunun hayvancılıkla uğraşması sebebiyle ahır sorunu var, onlara yönelik onların düşüncelerine dikkat ederek ahırlarına kavuşmasını temin edelim dedik. Arıcılık noktasında da arı kovanlarından tutunuz, nereye bunlar yerleştirilebilir, kovanlarını süratle temin edelim dedik. Bu çalışmaları da yürütüyor. Bölgede özellikle enerji, su ve bu sıkıntıları da süratle gidermek üzere çalışmalarımızı yapıyoruz. Moloz çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte riskli bölgelerin boşaltılmasını sağlayacağız. Daha güvenli yerlerde yeniden inşa edeceğiz.

"O DERE SİZDEN ONUN İNTİKAMINI ALIR"

İlla her şey bakanlık olursa çözülür diye bir şey yok. Biz tabiatta ilahi bir denge olduğuna inanıyoruz. Bu denge ne kadar tahrip edilirse doğal felaketlerin yıkıcılığı da o kadar artacaktır. Tabiat kendisine isyan kabul etmez. Dere yatağında akar. Siz bu yatağı ne derece değiştirmeye kalkarsanız o dere sizden onun intikamını alır. Kastamonu’da, Rize’de aynı şeyi gördük. Dere yatağı ile oynamışlar. Doğaya karşı değil, doğaya uyumlu olmayınca felaketler oluyor. Tabiat için bir rahmet olan yağmur bozulan denge ile felaket haline dönüşebiliyor.

Hava olaylarının da daha sert yaşanması ve bir bölgede kuraklık, diğer bölgede aşırı yağış görülmesi gibi durumların sebebi elbette iklim değişikliğidir. Almanya’nın batısında yaşanan sel felaketinde 186 kişi hayatını kaybetti. On milyarlarca Euro'luk zarar meydana geldi. Kimse bunları konuşuyor mu? Avusturya, İtalya, İngiltere, Romanya, Bulgaristan, İran’da sel baskınları meydana geldi. Bütün bu seller dünya genelinde çok sayıda can kaybına ve maddi zarara neden oldu. Karşımızda tüm dünya ülkelerini ilgilendiren bir sorun var. Yakında İskoçya'da iklim dengesiyle ilgili bir forum olacak.

Doğal afetlere karşı tedbir almak mümkün. Bunu yüzde 100 başarır mısınız, kimse kendisiyle ve insanlarla alay etmesin. Bu işin çıkış noktası, tabiatla kurulan ilişkide bakış açısını değiştirmektir. Afet bölgelerinde ecdadın yaptığı yapıların çoğunun ayakta olması bize gitmemiz gereken istikameti de gösteriyor. Demek ki, geçmişteki iyi örneklerden, doğru mimariden ve dayanıklı malzemeden faydalanarak yeni bir yapılaşma modeli geliştirmemiz gerekiyor.

YALAN TERÖRÜ

Yalan terörünün Türkiye’de mimarı Bay Kemal’dir. Şu ana kadar bulunduğunuz her yerde, Antalya’da, Muğla’da, İzmir’de belediyeler CHP’de. Karadan bu işlere müdahalelerde nerede itfaiyeleriniz? Hepsinde de biz devlet olarak bu işlere müdahale ettik. Helikopterlerle, uçaklarla müdahale ettik. Kalkıp kimseyi suçlamadık. Bir yerde sel afeti var, sen sel afetinde acaba ne yaptın, bunu ortaya koy. Yok. Biz bütün ekibimle, benim 6 bakanım bu bölgelerde görevli olarak bulundular, hala bölgelerdeler. Sürekli yangında arkadaşlarımız, Allah razı olsun, gece gündüz demeden bölgede kaldılar. Milletvekillerimiz bölgeyi terk etmediler. Antalya, Muğla, İzmir, hepsi. Ayrıca da takviyeler bütün belediyelerden buraya gönderdik. Ben kendim gittim. Aynı şekilde genel başkan yardımcılarım gitti. Bu bizim milli manevi görevimiz. Yalan ve iftira bizim siyasi hayatımızın her aşamasında mücadele ettiğimiz konu oldu. Birlik ve beraberliğimizi güçlendirmemiz gereken tabi afetlerde bile yalan ve iftira çarkını döndürmekten geri durmuyorlar. Televizyonlara konuşuyorlar, ‘bir tane helikopter görmedim’ diyor helikopter arkasından geçiyor. Bozkurt’taki santral, su depolaması olmayan regülatör tipi bir tesis. Burada da her türlü yalana başvurdular. Boru sisteminin taşkına ve sele sebep olması mümkün değil. Ben bu manada sosyal medyaya olumlu bakmıyorum. Sosyal medya ile mücadelemizi bu yalanlar nedeniyle sürdüreceğiz. Bu yalan ve iftira kampanyasının başında muhalefet milletvekilleri bulunuyor. Tüm vatandaşlarımızı, muhalefetin başını çektiği sosyal medyada terörüne, yalan rüzgarlarına karşı dikkatli olmaya davet ediyorum. Geleneksel medyada denetim görevini yerine getiren Kurulumuz var. Meclisin açılmasıyla birlikte sosyal medyaya yönelik denetim konusunda da gereken adımları atacağız. Sahada yürüttüğümüz cansiperane mücadelenin kendini bilmez birilerinin yalanı ile baltalanmasına, gerçeklerin çarpıtılmasına müsaade etmeyeceğiz.

 

COVID-19 AŞISI

Türkiye salgın sürecini hem sağlık hem kamu güvenliği hem de ekonomik bakımdan en iyi yöneten ülkelerin başında geliyor. Pek çok ülkede insanlar aksayan hizmetlere isyan ederken ülkemizde kayda değer hiçbir sorun yaşanmadı. Aşılamada dünyada oldukça önlerde yer alıyoruz. Bu sayede bir ara yükselme seyrinde olan vaka sayılarımız 18 binlere geriledi. Bu rakamı çok daha aşağıya çekeceğiz.

Milletimin karşısında 3 doz aşısını olmuş bir cumhurbaşkanı olarak bulunuyorum. Şayet aşı konusunda bir sıkıntı olsaydı kendimizi böyle bir sıkıntıya sokmazdık. Aşı olmak isteyenler gönüllülük esasına göre aşı olmalıdır. Zorlama ile böyle bir şeyi doğru bulmuyorum. Bugün hastanelerde yatanların neredeyse tamamına yakının aşı yaptırmayanlardan oluştuğunu görüyoruz. Aşı olduğu halde hasta olanların sayısı istisnai seviyede. Önümüzde böyle net bir tablo olduğu halde aşı karşıtı kampanya yürütülmesini doğru bilmiyorum. Gönüllülük esası şart olmalı. İster olur ister olmaz. Bu konuda zorlamaya gerek yok. Test olayı hepimiz için belli yerlerde gerekli olan bir şey.

YÜZ YÜZE EĞİTİM BAŞLAYACAK MI?

İnşallah olacak. Dün akşam bakanımla görüştük. İnşallah yüz yüze eğitimi başlatacağız  ve yavrularımız da öğretmenleriyle yüz yüze çalışmaya başlayacaklar.

ANAYASA ÇALIŞMALARI

Devlet Bey kendi hazırlıklarını bana daha önce gönderdi. Bu çalışmayı yürüten arkadaşlarıma o çalışma taslağını verdim. Arkadaşlarımız da onunla birlikte çalışmalarını yaptılar. Biz de çalışmamızı belli bir noktaya getirdik. Nihai noktaya gelince çıkan neticeyi Sayın Bahçeli’ye tektim edeceğim. Onların da incelemesinden sonraki durumu tekrar değerlendirmeye alacağız

ERKEN SEÇİM

Erken seçim diyorlar, onu da kazanabileceklerinden değil. Hedef Haziran 2023. Muhalefetin işi gücü yok bunlarla meşgul oluyor. Bunlarla meşgul olmakla netice alacağını zannediyor.

İSTİHDAM

Bizim bir konuya çok büyük ehemmiyet verdiğimizi söyledik. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat. Bu dört başlık bizim için çok önemli. Yatırım olursa arkasından istihdam gelirse onun arkasından üretim gelecek. Üretim olduktan sonra ihracatta uluslararası camiada yerinizi alırsınız. Yüzde 2,5 rekor düşüşle yüzde 10,6’ya düştü. Bu iyiye doğru bir gidiş olacaktır. Bütün sektörlerde istihdam artışı yaşandı. Hizmet sektörünün istihdamı salgın öncesi döneme yaklaştı. Sanayi istihdamı yeniden 6 milyonu aşarak en yüksek seviyesine ulaştı. Salgın kaynaklı istihdam kaybının oldukça üzerinde istihdam artışı sağladık.

TÜRKİYE EKONOMİSİ

Türkiye ekonomisinin artık toparlanma sürecinin ardından bir atılım içine girmiştir. Muhalefet bunu yine görmeyecek ama biz inandığımız yolda yürüyeceğiz. Tüm dünyayı sarsan salgın döneminde ekonomimiz önemli bir sınav vermiştir. 2020 yılını yüzde 1,8 büyüme ile kapattık. Bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 7 gibi güçlü bir büyüme kaydettik. İkinci çeyrekte yüzde 20'nin üzerinde güçlü bir büyüme gösteriyor. Yıl sonu büyüme beklentimiz yüzde 5,8'in dahi oldukça üzerinde. İhraçta rekor üzerine rekor kırıyoruz, 210 milyar dolar duvarına yaklaştık. 2021 yılı genelinde ihracatın inşallah 210 milyar doları aşmasını da bekliyoruz."