Cumhurbaşkanı Erdoğan: En kısa zamanda yakalanıp hesabı sorulacaktır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Din Şurası Kapanış Programı'nda konuştu. Alevi ailelere provokasyon olay ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kapılara işaretleri koyanların üzerinde güvenlik teşkilatlarımız çalışıyor. En kısa zamanda yakalanıp bunun hesabı sorulacaktır." dedi.

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Cumhurbaşkanı Erdoğan: En kısa zamanda yakalanıp hesabı sorulacaktır

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

15 Temmuz akşamı okudukları salalarla milletimizi direnişi çağıran din görevlilerine teşekkür ederim.

Diyanet İşleri Başkanlığımız anlamlı bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Oldukça verimli fikir alışverişleri gerçekleşti.

İstişare bir peygamber geleneğidir. İstişare kültürünün terk edildiği dönemlerde hep geriledik. Son 2 asırda yüzleştiğimiz sıkıntıların gerisinde şuraya hak ettiği değerin verilmemesi vardır.

Bugün bile Kudüs, Filistin, İslam düşmanlığı, terörle mücadele gibi pek çok meselede bu eksikliği görüyoruz.

İslam ümmeti ne yazık ki zamanla bir araya gelmeyi ve sorun çözme işlevini zaman zaman kaybetmiştir. Müslümanlar sıkıntılarına devayı Batı başkentlerinde arıyor. Böyle bir anlayışın Müslümanlara verebileceği bir şey yoktur. Müslümanların kutsallarına yönelik saldırılara karşı İslam dünyasının ortak tavır almasını sağladık

FETÖ ve DEAŞ tecrübesi her türlü din istismarına karşı samimi bir mücadele yapmamız gerektiğini gösterdi.


Son 2 asırdaki sıkıntıların gerisinde şuraya gerekli önemin verilmemesi vardır.

İslam dünyasının üzerine serpilmiş ölü toprağını kaldırmak için çok büyük mücadeleler verdik. Müslümanlar sıkıntılarına devayı batı başkentlerinde arıyor. Böyle bir anlayışın Müslümanlara verebileceği bir şey yoktur.

Yıllardır örselenmiş Müslüman öz güvenini yeniden diriltmek için gayret gösterdik.

Her 5 senede bir düzenlenen din şurası çağımızın sorunlarına İslami bakışlar aracılığıyla çözüm üreten bir platformdur. Dinimiz İslam hayatımızın tüm alanlarını kapsayan kurallar manzumesidir.

Bir Müslüman olarak günün 24 saati Müslümanca yaşamak için emrolunduk. Zaman ve şartlar değişse de İslam’ın nasları değişmeyecektir. Faiz yalan zulüm kibir iftira zan hırsızlık masumu öldürmek yasak olmaya devam edecektir. Hangi sebeple olursa olsun Kuran’ın emirlerini yok saymak bir Müslümana yakışmaz. Dolayısıyla dinde ekleme çıkarma olmaz. Bana uymuyor bahanesi ile kimse nasları inkar edemez.

İnsan inandığı gibi yaşamazsa bir süre sonra yaşadığı gibi inanmaya başlar. Bunun için İslam bize göre değil biz İslam’a göre hareket edeceğiz. Nerede ve hangi zamanda yaşarsak yaşayalım Kuran’ın emirlerini hükümsüz kılmak olmaz, biz İslam’a göre hareket edeceğiz.

İnsan sadece kendi fıtratına göre değil içinde yaşadığı toplumdan diğer varlıklara göre pek çok şeye bencilleşiyor. Modern insan onca imkana rağmen hiç olmadığı kadar yalnızdır. Modern çağın hastalığı denen stres yaygınlaşırken sosyal çözülmede giderek hızlanıyor. Gençlerin arasında ekran bağımlığı gibi yeni alışkanlıklar ortaya çıkıyor.

İstikbalimizin teminatı olarak baktığımız evlatlarımız çoğu batı menşeili sapkın akımlar karşısında ne yazık ki savunmasız kalıyor. Paylaşmanın yerini bencillik alıyor.

Dini hayattan tecrit belli kalıplara şekillere davranışlara hapseden dogmatik bir anlayışa itibar etmeyeceğiz.

Bir Müslüman, dinini hayatın şartlarına göre değil, hayatını inancının esaslarına göre uyarlamakla mükelleftir. Şayet insan inandığı gibi yaşamazsa, bir süre sonra yaşadığı gibi inanmaya başlar. Din, kişinin hayatına nüfuz etmezse, kişi zamanla yapıp ettiklerini dinleştirme yanlışına düşer. Bunun için İslam bize göre değil, biz İslam'a göre hareket edeceğiz.

Hakla batılı karıştıran amorf inanç sistemlerinin genç kuşaklar arasında rağbet görmesinden endişe ediliyor.

FETÖ ve DEAŞ gibi terör örgütleri cihat kavramını çarpıtarak şer odaklarının ekmeğine yağ sürmüştür.

FETÖ ve DEAŞ tecrübesi her türlü din istismarına karşı samimi bir mücadele halinde olmamızı gerek kılıyor.

Dinini sağlam kaynaklardan öğrenen mümin aklını başkasına kiralamayacaktır.

Benim kayınbiraderlerimizin bir tanesini adı Hüseyin, bir tanesinin adı Hasan bir tanesinin adı da Ali’dir. Böyle bir ayrım biz de yok. Bunlar sevgili peygamberimizin en yakınlarıydı biz onun için severiz.

Bazı evlerin kapılarına bazı işaretler konuyor. Ülkemizi parçalamak için. Açık ve net söylüyorum. Böyle bir sorunumuz yok. Bu kapılara bu işaretleri koyanların üzerinde tüm güvenlik teşkilatlarımız çalışmaktadır. Bunlar yakalandığı zaman da hesabı sorulacaktır. Bu tarz projelerle insanlarımızın arasına nifak tohumu eklenmesine rıza göstermeyiz. Bunları Çorum'da Maraş'ta yaşadık. Bu tarz girişimlere karşı hepimiz uyanık olmalıyız.

Her şey çok açık net ortada. Sadece FETÖ okullarına ABD’de 750 milyon dolar yılda para ödeniyor. Bu bize bir şey anlatması lazım. Bunları sürekli söylememize rağmen halen kendimize gelmiyoruz. Türkiye artık üzerimize karabasan gibi çöken 28 Şubat’ların ülkesi değildir. Ezan sesine hasret kaldığımız karanlık dönemler bir daha gelmemek üzere geride kalmıştır.

Hiçbir güç insanımızı inancından kadim değerlerinden koparamayacaktır. Bu ülke bir daha 15 Temmuz’ların yaşanmasına izin vermeyecektir.