COP31 ile tarih yazılıyor: Antalya ‘yaşayan bir iklim laboratuvarı’ olacak!
Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31), ezber bozan bir konseptle dünya kamuoyuna sunuluyor. Sürdürülebilirliğin sadece stantlarda ve panellerde anlatılan teorik bir kavram olarak kalmayacağı dev organizasyonda; enerjinin kullanımından atık yönetimine, gıda tedarikinden erişilebilirliğe kadar her detay doğrudan sahadaki işleyişte canlı bir deneyime dönüştürülecek
Dünyanın gözünü Antalya'ya çevireceği BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için hazırlıklar tüm hızıyla sürerken, organizasyonun omurgasını oluşturacak çevreci yaklaşımın detayları netleşti.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK LİF LİF İŞLENECEK: SADECE SÖZDE DEĞİL ÖZDE ZİRVE!
Geleneksel zirve anlayışının dışına çıkacak olan COP31, doğrudan "Yaşayan Bir İklim Laboratuvarı" modeliyle hayata geçirilecek. Sürdürülebilirlik ilkeleri yalnızca oturumlarda konuşulmayacak, alanın her metrekaresinde katılımcılar tarafından bizzat tecrübe edilecek.

ENERJİDEN ATIK YÖNETİMİNE KADAR HER ALANDA CANLI DENEYİM
Organizasyon alanında tüketilen enerjinin nasıl sağlandığından, atıkların ne şekilde dönüştürüldüğüne kadar tüm süreçler sıfır atık ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda şeffaf bir şekilde yönetilecek.

Katılımcıların erişimine sunulacak gıdaların nereden ve hangi karbon ayak iziyle geldiği titizlikle takip edilerek çevreci tedarik zincirleri oluşturulacak.

Konferans alanının genel düzenlemesi, organizasyonun ne kadar erişilebilir ve çevre dostu olduğu doğrudan COP31’in günlük işleyişinde sergilenecek.




Yorumlar