'Çivi Muharrem'in maceraları

Sevda Noyan

Sevda Noyan

Muharrem bey bir başladı, pir başladı...

Şurada aday olalı sadece dört-beş gün olmasına rağmen, gün gecmiyor ki, komik bir olaya imza atmasın!

Vallahi sizleri bilmem ama ben bu seçim sürecinde oldukça eğleniyorum...

Muharrem beyin dün gece CumhurReisimiz Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme sonrası çekilmiş olan fotoğrafını görünce aklıma şöyle bir hikaye geldi:

Muharrem bey, yani namı-değer “Çivi Muharrem”, baktı gördü bu CeHePe’nin bu memlekete doğru düzgün bir hayrı dokunmayacak, nerede hayırlı bir iş olsa CeHePe hep karşısında, hep birilerinin ağzı ile konuşuyor…"Yahu bunlardan bir şey olacağı yok… Bari adımı tarihe doğru düzgün yazdırayım…” diye, bir gece, geç saatte aklına bir plan geliyor...

“Madem ey Kemal, benden kurtulmak için her türlü numarayı yapıyorsun, bak bakalım numara öyle değil böyle olur!” deyip, kendini aday yaptırmak için uğraşıyor… Öncelikle bu teklife karşı çıkan Kemal bey, biraz düşününce bunun iyi bir fikir olduğunu anlıyor...Zaten seçilmesi zor olan Muharrem'den tamamen kurtulup, kaybetmenin faturasını da ona çıkarmak, yani bir taşla iki kuş vurmak çok cazip geliyor ve parti içinden gelen tüm itirazlara göğüs gerip Muharrem beyi aday yaptırıyor...

Aday yaptırıyor yaptırmasına da nefsine bir türlü dur diyemiyor! Aday açıklamasında şöyle kasım kasım kasılarak, “Gel bakalım Muharrem bey!” diyerek, mandasını iyi paraya yeni satmış celep tavrı ile hava atıyor… O âna kadar planından tam emin olamayan Muharrem bey, bu tavrın karşısında kesin olarak kararını veriyor… Ve planı uygulamaya koyuyor..

İlk iş olarak CumhurReisimiz Recep Tayyip Erdoğan'dan randevu alıyor… Kemal bey başta olmak üzere, herkes şaşkınlık içinde! Muharrem bey, gayet sakin bir tavırla, “Ne olacak canım, alt tarafı dostane bir ziyaret…” diye geçiştiriyor…

Görüşme esnasında CumhurReisimize gizli planını anlatıyor…

CumhurReisimiz, “Olur mu hiç öyle şey Muharrem bey!” diyor…

Muharrem bey de, “Olur efendim, olur! Önemli olan ülkemiz değil mi? Etrafımızı bu kadar düşman sarmışken, siz bu ülkeye hizmet etmiş, bu hale getirmişken, ekonomimiz büyüme halindeyken, yatırımlar arka arkaya yapılırken, FETÖ belası size savaş açmışken, herkesin tek derdi sizi devirmekken… Ben bu kadarcık hizmet etmişim çok mu? Lütfen izin verin de bu kadarını yapayım bari…”

“Muharrem bey, aslında gerek olacağını zannetmiyorum ama yine de sizi takdir ettim!” diyor CumhurReisimiz, “Bu hiç alışkın olmadığımız bir CeHePe’li tavrı... “

“Efendim, benim de ne kadar CeHePe’li olduğum tartışılır… Aslında size hayranım, hattâ bir ara kendimi tutamayıp da, eğer karşınıda Gül aday olursa kesin oyumu size vereceğimi söylediğim için, Kemal beyin beni bir dövmediği kaldı! Efendim, elbette tek duamız sizin ilk turu geçmeniz. Şayet bir aksilik olur da geçemezseniz, büyük bir ihtimalle herkes benim adaylığımda mutabık kalacak… Gerçi ben bu konuda Meral Abla’nın geri adım atacağını hiç zannetmiyorum ama velakin,bu tutumu alacağı oy oranıyla zaten çok fark etmiyecektir… Dediğim gibi, olur da ikinci tura kalırsanız, ben, efendim, sizin lehinize çekileceğim! Böylece Kemal beyden intikamımı alırken memlekete de bir faydam dokunur, hizmet etmiş olurum!”

Olmaz demeyin, bu memleket neler gördü... Bu niye olmasın…

Ben yazmış olayım da!

NOT: Hâlâ gerçek mi, sahte bir balon mu belli olmayan Medine'ye kilise inşası için imza atıldığını gösteren bir haber yayıldı… Suud hayranı olan bazı aklıevveller “Aman yapmayın, oradaki dostlarımıza sorduk yalan haber!” diye başladılar feryada… Kısa sürede bu haberin aslı-astarı belli olur! Ama asıl mesele proje olan veliaht prens Salman ve onun attığı adımlar… Gelecek günler oldukça hareketli geçecek besbelli… Trump Amerika'nın başına gelmiş en büyük felaket olarak, hızını arttırarak esip gürlemeye devam ediyor… Etkisi çok kısa sürede dünyayı sardı… Acayip bir dönemi yaşıyor gibi hissetsek de, her dönemin insanının aynı duyguları yaşamış olduğunu bilerek, atalarımızın sözünü tekrar edelim: “Tarih tekerürden ibarettir!”