CIA'in 1987 tarihli gizli Türkiye raporu ortaya çıktı! 39 yıl sonra sızan 'silah' detayı
ABD dış istihbarat servisi CIA'in kamuoyuna açıkladığı 1987 tarihli gizli belgede, Türkiye'nin kendi silah sanayisini geliştirme çabaları askeri dengenin geleceğini etkileyecek faktör olarak kayda geçirilmişti. Aradan geçen 39 yılda Türkiye; F-16 tedarikçisi konumundan KAAN, MİLGEM, HİSAR, SİPER ve insansız hava araçlarını kendi üreten küresel bir aktöre dönüştü.
ABD Dış İstihbarat Servisi CIA'in kamuoyuna açıkladığı arşiv belgelerinde yer alan 1987 tarihli Türkiye raporu, aradan geçen 39 yılın ardından Türk savunma sanayisindeki tarihi ve stratejik dönüşümü bir kez daha gözler önüne serdi.
1987 TARİHLİ RAPORDA "İÇ ÇABA" VURGUSU
Eylül 2026'da kamuoyuyla paylaşılan 71 dosyalık CIA arşivinde "CIA-RDP93T00837R000400080009-3" koduyla yer alan 16 Ekim 1987 tarihli "Greco-Turkish Balance of Power" (Yunan-Türk Güç Dengesi) başlıklı değerlendirme belgesi dikkat çekiyor.
Türkiye ile Yunanistan arasındaki askeri dengenin, Ege, Kıbrıs ve kıta sahanlığı başlıkları üzerinden incelendiği raporda, Türkiye'nin gelecekteki askeri kapasitesini etkileyebilecek temel faktörler arasında "its own internal efforts at improving its armaments industries" (Kendi silah sanayiini geliştirmeye yönelik iç çabaları) ifadesine yer veriliyor.
Türk savunma sanayisinin henüz yolun başında olduğu, Savunma Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresinin (SGM) yeni kurulduğu ve F-16 programı ile TUSAŞ/TEI gibi kurumsal yapıların emekleme aşamasında olduğu 1987 yılında rapora giren bu ifade, aradan geçen 39 yılda stratejik bir gerçeğe dönüştü.

39 YILDA DEĞİŞEN STRATEJİK DENKLEM
1987'de Türkiye'nin askeri gücü dışarıdan tedarik edilecek savaş uçağı, tank ve savaş gemisi sayılarıyla ölçülürken; 2026 yılı itibarıyla denklem Türkiye'nin hangi platform ve mühimmatı kendi imkanlarıyla üretebildiği sorusu üzerinden şekilleniyor.
Hava gücünde dışa bağımlı tedarik modellerinin yerini milli muharip uçak KAAN, HÜRJET ve Bayraktar TB2, AKINCI, ANKA, AKSUNGUR ile KIZILELMA gibi insansız hava araçları alırken; deniz kuvvetlerinde MİLGEM projesiyle başlayan yerlileşme hamlesi korvetlerden İSTİF sınıfı fırkateynlere ve askeri gemi ihracatına uzandı.

HAVA SAVUNMADAN MÜHİMMAT TEKNOLOJİLERİNE KENDİ KENDİNE YETEN KAPASİTE
1980'lerde yabancı menşeli sistemlerle sağlanan hava savunması ve mühimmat altyapısının yerini günümüzde HİSAR ve SİPER hava savunma aileleri ile SOM, ATMACA, BORA ve TAYFUN gibi milli füze sistemleri aldı.
Uzmanlar, 39 yıllık bu dönüşümün yalnızca bir sanayi üretimi değil, siyasi karar vericilerin hareket alanını genişleten, kriz anlarında dış bağımlılığı ve yaptırım risklerini bertaraf eden stratejik bir seçenek üretme kabiliyeti olduğunu vurguluyor.
Yorumlar