CHP'li vekil İnan Akgün Alp, terörün 'mağduriyet' kampanyasına destek verdi!

CHP saflarında "üç beş bölücü oyu" alma hesabı, bir kez daha terör örgütlerinin algı oyunlarına alet olma sınırını aştı. CHP Milletvekili İnan Akgün Alp, terör örgütü YPG/SDG’nin uluslararası kamuoyunu etkilemek için sahneye koyduğu "açlık ve dram" kurgusuna destek vererek büyük bir skandala imza attı.

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması

CHP’li vekil İnan Akgün Alp’in son açıklamaları, partinin milli güvenlik çizgisinden ne kadar uzaklaştığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Terör örgütü YPG/SDG’nin bölgede oluşturmaya çalıştığı "insani dram" kurgusunu sahiplenen Alp, örgütün algı operasyonuna TBMM çatısı altından destek vererek şimşekleri üzerine çekti.

ÖRGÜTÜN SENARYOSUNA "VİCDANİ" KILIF

Milletvekili Alp, terör örgütü sempatizanlarının sosyal medyada yaydığı görüntüleri servis ederek şu ifadeleri kullandı:

“Kadınların saçlarının kesildiği, çocukların açlıktan ve soğuktan öldüğü sahneleri bütün dünya izliyor. Bu hadiseler üzerine vicdani ve hukuki bir çağrıda bulunmak istiyorum.”

Terörün bölgedeki gerçek yüzünü ve sivillere yaşattığı zulmü es geçen Alp’in, örgütün diliyle "hukuki çağrı" yapması siyasi çevrelerde büyük bir skandal olarak nitelendirildi.

 

ÜÇ BEŞ OY UĞRUNA BU KADAR ALÇALMA CHP!

Alp’in bu çıkışı, sosyal medyada "CHP dibi buldu" yorumlarının yapılmasına neden oldu.

Eleştiri okları, partinin bölücü oyları konsolide etmek adına terör örgütünün uluslararası alanda yürüttüğü algı kampanyasına alet olmasına yöneldi. Vatandaşlar, milli değerleri savunan bir partinin nasıl olup da YPG’nin "mağduriyet" tiyatrosunda figüranlık yaptığını sorguluyor.

 

 

MİLLİ GÜVENLİK ÇİZGİSİNDEN KESKİN SAPMA

Örgütün servis ettiği manipülatif görseller üzerinden "vicdan" dersi vermeye kalkan Alp’e en sert tepki ise terörle mücadelede kararlı olan kesimlerden geldi. Alp’in sözleri, "Hukuki çağrı değil, örgüt propagandasını meşrulaştırma çabası" olarak yorumlanırken; CHP yönetiminin bu skandal karşısında sessiz kalıp kalmayacağı merak konusu.