CHP'de ihraç süreci başlıyor! Disipline sevk edildiler:Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır,Ensar Aytekin...
CHP'de Ensar Aytekin, Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Turan Taşkın Özer, Burhanettin Bulut, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Gökhan Günaydın, Nurhayat Kayışoğlu tedbirli şekilde ihraç edilmeleri için disipline sevk edildi.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı parti içindeki önemli gelişmeleri duyurdu.
Partide 9 milletvekilinin tedbirli şekilde ihraç edilmeleri için disipline sevk edildiği açıklandı.
Bu isimler ise şu şekilde;
Ensar Aytekin, Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Turan Taşkın Özer, Burhanettin Bulut, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Gökhan Zeybek, Nurhayat Kayışoğlu.
PARTİ ADINA GÖREV ALAMAYACAKLAR
Söz konusu 9 milletvekili, mutlak butlan kararının çıkmasına sebep olacak adımları attıkları ve CHP'nin kurultayına şaibe düşürdükleri gerekçesiyle disipline sevk edildi.
Ayrıca disipline sevk edilen isimlerin herhangi bir şekilde parti adına görev yapamayacağı belirtildi.

Müslim Sarı'nın açıklamaları şu şekilde:
"İki konumuz var. Bunlardan birisi arınma... CHP'nin arınma siyaseti çerçevesi içerisinde partinin misyon ve vizyonu açısından sakıncalı görüldüğü bazı noktalarda ayıklama yapma zorunluluğu ortaya çıkmıştır. İkincisi, mutlak butlan kararından sonra iş, eylem ve açıklamalar değerlendirildi.

Bu iki aşamadan bizim üzerinde durduğumuz özellikle bu cendereden ve partinin bu mutlak butlan belası ile ilişkilendirilmesine neden olan, kongre ve kurultayları yok sayılan bir sürece katkı sağlayan, bu konuyla ilgili haklarında şaibe olan arkadaşlarla ilgili disiplin süreci kararı almak durumunda kalıyoruz. Karar oy birliğiyle alınmıştır.
"KILIÇDAROĞLU'NU KONUŞTURMAMA EĞİLİMİNE GİRDİLER"
Bu cendereden kuşkusuz ki kurultay ile çıkabiliriz. Bundan kaçışımız yok. Biz aynı yerdeyiz. Yarın PM'yi toplayıp bunu tartışacağız. Bu gelişmelere rağmen partide 2 başlılık oluştuğunu görüyoruz. Bunu bayramlaşma etkinliğinde de görmüştük. Örgütleri seçilmiş/atanmış şeklinde sınıflandırıyorlar. Grup toplantısı yapma eğilimleri yokken, biz toplantı istediğimizde Kemal Kılıçdaroğlu'nu konuşturmama yönünde eğilimlere girdiler.
Bizim kırmızı çizgimiz var. Kurumsal kimliğimiz. Bu kurumsal kimlik altında mücadele ve yarış meşrudur. Ancak partinin kurumsal kimliğini zedeleyen eylem ve açıklamaları da not ettik. En son yaşadığımız olaylardan sonra, Genel Başkanımıza tahsis edilmiş bir salon olmasına rağmen onu kullandırmadılar. O gün öyle bir durumla karşı karşıyaydık ki her iki tarafın da destekçileri geldi. Bu da partiyi kutuplaştırmadır. Biz kötü olayların önüne geçmek için o grup toplantısına gitmemeyi ve Genel Merkez'de yapmaya karar verdi.
Biz ne kadar ılımlı, yapıcı, kucaklayıcı olsak da bu çabalarımız bir türlü arkadaşlarımız tarafından anlaşılmadı. bizim uzattığımız ele yumruk sıkarak karşılık verdiler ve partide iki başlı bir yapı oluşmuş oldu. Buna hiçbir parti izin vermez. bizler kurumsal kimliği korumak üzere siyasal pozisyon almak zorunda kalıyoruz."