Cehape'nin solan 'Gül'ü

Sevda Noyan

Sevda Noyan

Hey gidi dünya hey…

Elli beş yaşının baharında bir vatandaş olarak bu ülkede daha neler göreceğiz ve bu gördüklerimize şaşmamayı öğreneceğiz acaba?

Genellikle olaylara farklı yönlerden bakmayı doğru bulduğum için bu süreci birde CeHePe eski milletvekili olan ve hala aktif siyaset yapan 70 yaşındaki dayımdan duymak istedim ve biraz önce kendisi ile hararetli bir konuşma yaptım...

Telefonu kapattığım zaman kendimi şu soruyu sorarken buldum: “Acaba ben dayımın anlattığı Türkiye'de değil de farklı bir ülkede mi yaşıyorum?”

Bana çizdiği tablo zaten bildiğimiz “korku imparatorluğu”(!) ve ısrarla beyinlere yerleştirilen “tek adam/diktatör” algısı...

Dayım dün gece tartışmalı geçen CeHePe grup toplantısını anlattı…

11. Cumhurbaşkanı'nın çatı adaylığının artık söz konusu olmadığını ve görünen o ki, bütün yolların Meral Akşener'e kilitlendiğini…

“Peki,” dedim, "kendisiyle nasıl bir ittifak olacak?”

Bilinenleri söyledi: “Her parti bir aday çıkaracak CeHePe’nin adayı muhtemelen İlhan Kesici olacak…”

Tek hedefleri 1. turda Recep Tayyip Erdoğan'ı seçtirmemek! Tüm çabalar bu konuda sarf edilecek! 2. turda ise Meral Akşener lehine herkes birleşecek…

Burada tek sorun çıkaranların HeDePe olduğunu anlattı…

Eğer ilk turda istedikleri başarıyı elde ederlerse, en büyük umutlarının AK PARTİ’ye oy veren ama “Tayyip düşmanı” olan kitle!

Bir de Tayyip Erdoğan'ın Batı ile olan ilişkilerini ve bu konudaki duruşunu beğenmeyen liberallerin oylarını alabilmeyi planlıyorlarmış...

Sordum dayıma: “Peki, diyelim ki Meral Akşener kazandı… Size ne gibi artısı olacak? Haydi, Tayyip Erdoğan'dan kurtardınız ülkeyi… Eeee, sonra? Meral Akşener’in, sizlerin deyimi ile “TEK KADIN” olmayacağını nereden biliyorsunuz?”

Bu sorum karşısında bir an sustu dayım…

Sonra derin bir nefes alarak devam etti:

"Hiç bir garantisi yok!" dedi…

Dayanamadım, güldüm…

"Sonrası için bir planınız yok mu? Tek Adam’la yaşadık; biraz da Tek Kadın’la yaşayalım mı diyeceksiniz?”

“Var elbet! Ama şu an onları konuşmanın sırası değil… Tek hedefimiz ülkeyi Tayyip'ten kurtarmak! Daha doğrusu mesele memleketi Tek Adam’lıktan kurtarma meselesi!” dedi bir kahraman edasıyla…

Tekrar gülerek “Yahu dayı,” dedim, "sizin bu partinizin zihniyeti hiç mi değişmeyecek? Ben çocuktum, aynı meseleleri konuşuyordunuz; anneanne oldum hâlâ aynı zihniyet ve aynı meseleler…”

Bozuldu bu sözlerime dayım, sesinin “volümü” düştü…

Sonunda o bana küçük bir kaç nasihat verdi, ben de gönlünü aldım ve  telefonu kapattık.

Bu telefon konuşması ile sabah trafikte radyonun birinde rast geldiğim Can Ataklı'nın konuşması bütünleşti zihnimde…

Can Ataklı canhıraş bir şekilde veryansın ediyordu: “Arkadaşlar, bırakın bütün hesapları… Tek hedefte birleşelim, bu memleketi bu diktatörden kurtaralım!”

Sunucu soruyor: "Ya seçtiğiniz kişi elindeki yetkileri farklı kullanmaya kalkarsa?”

“Olsun…” diyor Can Ataklı "herkes Tayyip'ten iyidir!”

Vay, vay, vay…..

Boşuna İkinci Kurtuluş Savaşı demiyor CumhurReisimiz!

Son günler çok zor geçecek, çok zor!

Yeterince hazırlıklı mısınız?

NOT: 24 Haziran seçimlerine kadar hiçbirimize rahat uyku yok! Tetikte olmakta fayda var! İçeride ve dışarıda yapılan şer ittifakı çok ciddi uğraş veriyor! Hedeflerine ulaşmak için her yolu deniyorlar ve dozunu arttırarak denemeye devam edecekler! Bütün bu tehlikenin karşısında yapılacak tek çalışma, halka inip olayları ve sistemi çok net olarak anlatmak… Kaybedecek bir dakika yok! Bırakın “körlerle sağırlar birbirini ağırlar” modunu… Dökülün yollara ey AK PARTİ’li siyasetçiler!