Bursa'da Ari İşletme Belgeleri İptal Edildi, Asıl Tartışma 19 Sertifika Değil, Sektör Neden Tedirgin?
Bursa'da 19 "Hastalıktan Ari İşletme" sertifikasının iptal edilmesiyle başlayan tartışma birkaç gün içinde teknik bir veterinerlik meselesi olmaktan çıkıp siyasetin aktörlerine malzeme oldu.
Hayvancılık Genel Müdürlüğü'ne göre “belge iptalleri işletmelerde salgın hastalık tespit edildiği için değil; planlı denetimlerde "Hastalıktan Ari İşletme" statüsünün devamı için zorunlu olan biyogüvenlik tedbirleri, kayıt sistemi ve mevzuatta öngörülen teknik kriterlerin karşılanmadığının belirlenmesi üzerine gerçekleştirildi. Başka bir ifadeyle tartışmanın odağında bir hastalık değil, arilik statüsünün sürdürülebilmesi için zorunlu olan kurallara uyulup uyulmadığı bulunuyor.
ARİ BELGESİ İPTALİ’NDEN GÜÇ DEVŞİRENLER Mİ VAR
Sosyal medyada bazı kesimler belge iptal edilen işletmeleri teknik denetimin ötesinde siyasi mağduriyet örneği olarak göstermeye başladı. Kulisler hareketlendi. Kimi bunun ithalat lobisiyle ilgili olduğunu söyledi, kimi Tarım Orman Bakanığı’nın Taşra Teşkilatı’na yönelik bir temizlik hareketi olarak yorumladı, kimi de CHP Gölge Tarım Bakanı Sencer Solakoğlu yüzünden tüm bunlar yapıldı diyerek siyaseti hedef gösterdi. Avrupa Birliği Ari Hayvancılık İşletmelerine verdiği desteği bitiriyor mu? Türkiye bu işletmelerin finans yükünü üzerinden atmak mı istiyor? Sorular, komplolar havada uçuyor.
BAKANLIĞIN MESAJI NET, BU BİR BURSA OPERASYONU DEĞİL
Hayvancılık Genel Müdürlüğü'nün açıklamasında ise bu iddiaları destekleyen herhangi bir bilgi yer almıyor. Bakanlık, sürecin tamamen planlı olduğunu, denetimlerin yalnızca Bursa'da yapılmadığını açıklıyor. 2026 yılı içinde 36 ilde 100'ün üzerinde hastalıktan ari işletme denetlendi ve Bursa da bu planlı denetimlerin bir parçasıydı. Yani ortada yalnızca Bursa'yı hedef alan olağanüstü bir uygulama değil, Bakanlığın hayvan sağlığı konusunda daha sıkı bir denetim dönemine geçtiğini gösteren yeni bir yaklaşım var. Sencer Solakoğlu'nun, uygulamaların uzun yıllardır Bakanlık personelinin yönlendirmesiyle yürütüldüğünü söylemesi, denetim süreçlerinde idarenin sorumluluğunun da tartışılmasına neden oldu.
SİYASETEN YANLIŞ DİYE BELGELER İPTAL EDİLEMEYCEK Mİ?
Prof. Dr. Ümit Özdağ konuyla ilgili Tarım Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya seslenerek iptal işleminden vazgeçilmesi gerektiği açıklamasını yaptı. Başrolde gıda güvenliği ve biyogüvenlik olması gerekirken tartışma kısa sürede isimler üzerinden yürütülmeye başladı. Böylece denetimin teknik gerekçeleri geri planda kaldı. Türkiye’de onlarca Avrupa standartlarında başarılı hayvancılık tesisi varken sanki bir tek konuda bahsi geçen isimlere ait işletme çok başarılıymış izlenimi veriliyor, sektörün genel başarısı göz ardı ediliyor.
DENETİM CEZA DEĞİL, ÜRETİM DOSTU
Belge iptali sektördeki denetim rahatsızlığını akıllara getirdi. Belgeyi vermek kadar denetlemek de hukuki değil mi? Siyaseten yanlış anlaşılır diye belgeler iptal edilemeyecek mi? Tarım hayvancılık alanında sorunlar gibi çözümler de girift. Sadece sektörde değil kamuoyunda da belgelerin iptali tarafların kafasını karıştırdı. Türkiye’de denetim çoğu zaman ceza gibi algılanıyor, rahatsızlık yaratıyor.
SEKTÖR KURALLARA UYUYORSA NEDEN TEDİRGİN
Söylentileri bir taraf bırakırsak sektör kurallara uygun çalışıyorsa işletmeler neden bu kadar endişeleniyor. Bu soru, hayvancılık sektörünün yıllardır kendi içinde konuştuğu ancak yüksek sesle dile getirmediği birçok gerçeği de yeniden gündeme taşıyor. İşletmeler Ari Belgesini almak için onca çaba sarf ettikten sonra belgenin gereklilikleri yerine getirmiyor mu? Sektörde bazı üreticilerin biyogüvenlik uygulamalarını yeterince önemsemediği uzun süredir dile getiriliyor. Bazı işletmeler hastalıklarla mücadele için aşılama yapıyor, ancak ari işletme statüsü yalnızca aşılama yapmakla değil, biyogüvenlikten kayıt sistemine kadar onlarca kriterin eksiksiz uygulanmasıyla sürdürülebiliyor.
BELGE İPTALİ PARA KAYBI DEMEK
Şap salgınının ekonomik etkilerinden yeni çıkmaya çalışan sektör için belge iptalleri yalnızca teknik bir konu değil, aynı zamanda ticari bir risk olarak görülüyor. Sürü sayısı, süt miktarı, kesimler her biri toparlanmaya çalışan sektöre az da osla zarar verecek.
"Hastalıktan Ari İşletme" belgesi kamuoyunun düşündüğü gibi sadece sağlık sertifikası değil. Belge aynı zamanda finansmana erişim ve destek anlamına geliyor. Ari Belgesi tüketicide güven inşa ederken sektörde ve kamuda da itibar göstergesi. Damızlık hayvan satışında güven anlamına gelen ari belgesi süt sanayicisinin de tercihi. Bu anlamda hiçbir işletme o kadar emek vererek aldığı belgeyi kaybetmek istemez. Gelir, pazar kaybı yanında girdi maliyetlerini de etkiler.
HAYVANCILIKTA YENİ DÖNEM BAŞLIYOR OLABİLİR
Son dönemde yalnızca ari işletmeler değil, hayvan hareketleri, küpeleme sistemi, biyogüvenlik uygulamaları ve hastalık bildirimleri konusunda da daha sıkı bir yaklaşım dikkat çekiyor.
Velhasıl, iptallerin nedeni konusunda anlaşamayan tarafların ortak görüşü denetim her zaman yapılabilir ancak belgelerin iptali için doğru zaman şimdi değildi. Eksiklerin giderilmesi için işletmelere zaman tanınabilirdi. Sektör zaten Şap’tan yeni çıktı, hayvan varlığı azalıyor, süt miktarı düşüyor. Huzursuzluk muhtemelen yatırım iştahını azaltacak. Ancak uzun vadede bundan en çok kazanç sağlayacak olan yine sektörün kendisi olacak. Zamanlamaya yönelik eleştiriler haklı bulunsa da bu denetimlerin gerekliliğini ortadan kaldırmaz. Asıl sorun, birkaç belge iptalinin bütün sektörü tedirgin etmeye yetmesi.
Yorumlar