Bu balıkları yiyenler dikkat: Risk altındasınız! Çarpıcı araştırma tüm bilinenleri değiştirdi!

Balık, özellikle Omega 3 içeriği nedeniyle sağlıklı bir besin kaynağı olarak kabul edilir. Bununla birlikte, son araştırmalar birçok balıkta insan sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturan mikroplastiklerin varlığını keşfetti. Haberimizde Doç. Dr. Dr. Ülgen Aytan’ın balıklar ve mikroplastiklerin insan sağlığına etkisi üzerine yaptığı açıklamalara bakacağız.

Bu balıkları yiyenler dikkat: Risk altındasınız! Çarpıcı araştırma tüm bilinenleri değiştirdi!

Mikroplastikler, okyanuslarda, denizlerde ve nehirlerde yaygın olarak bulunan 5 mm'den küçük plastik parçacıklardır. Bu parçacıklar kolayca besin zincirine girebiliyor ve bunun sonucunda birçok balık türünün mikroplastik içerdiği tespit edildi. Mikroplastik içeren balıkların tüketilmesi, bilişsel gelişim bozuklukları, obezite, kanser, doğum kusurları ve üreme sorunları gibi ciddi sağlık risklerine neden olabilir. Peki hangi balıklarda mikroplastik var? İşte detaylar…

MİKROPLASTİKLER ÜZERİNE YAPILAN ARAŞTIRMADAN ÇARPICI SONUÇLAR

Doç. Ülgen Aytan ve ekibi, 2019 yılında İzmit Körfezi'nde ekolojik ve ekonomik öneme sahip balıklarda mikroplastiklerin araştırılması amacıyla bir araştırma projesi yürüttü. Çalışmada mikroplastiklerin barbunya, uskumru, kaya balığı, cinler, traconias ve mezgit balığı, mazak, gibi en sık tüketilen balık türlerinde oluştuğu tespit edildi. Araştırma, incelenen her on balıktan dördünün sindirim sistemlerinde Mikroplastikler içerdiğini ortaya çıkardı. Ayrıca çalışma, küçük boyutlu balıkların bile önemli miktarda mikroplastik içerdiğini gösterdi.

Doç. Ülgen Aytan, İzmit Körfezi'ndeki mikroplastik kirliliğinin ana sebebinin sanayileşme ve gemi trafiği olduğuna dikkat çekti. İzmit Körfezi'nin bulunduğu Marmara Denizi, yaklaşık 25 milyonluk bir nüfus için bir drenaj noktası haline gelmiş, artan nüfus ve sınırlı su değişimi nedeniyle kirliliğe neden olmuştur. Aytan, plastiklerin her türlü kirleticiyi bünyesinde barındırdığını ve bu nedenle kirleticilerin başında geldiğini vurguladı.

MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİ 4 KAT ARTACAK

Küresel plastik üretiminin 2050 yılına kadar dört katına çıkması bekleniyor ve plastiklerin deniz ortamına girişi dursa bile 1950'lerden bu yana giren plastikler bozulmaya devam ediyor. Sonuç olarak, mikroplastik kirliliğinin 2050 yılına kadar dört kat artarak insan sağlığı ve çevre için ciddi sonuçlara yol açması bekleniyor.

Doç. Dr. Ülgen Aytan, denizlerimize plastiğin girmesini azaltmak ve denizlerde var olanı ortadan kaldıracak yeni teknolojiler geliştirmek için acilen harekete geçilmesi gerektiğini öne sürdü. Katı atık yönetimi ve atık su arıtımı iyileştirilmeli ve tek kullanımlık plastiklerin kullanımı dünya çapında yasaklanmalıdır. Ancak kişisel tercihlerdeki küçük değişiklikler bile küresel bir değişim yaratabilir. Bu kirlilikte hepimizin önemli bir payı olduğu için alışveriş yaparken seçimlerimizi iyi yapmalıyız.