Biyolojik saldırı altında olabiliriz: Orman yangınlarının yarattığı canavar keneler
Orman yangınlarının ardından Türkiye’yi saran kene istilası alarm veriyor... Artan kene popülasyonu, sadece doğal bir döngünün değil, biyolojik müdahalenin de sonucu olabilir mi? Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’nin yayılma şekli, kuşların göç yolları ve yangınların sebep olduğu hayvan dengesizlikleri bu iddiayı güçlendiriyor. Peki bu bir biyolojik saldırı mı yoksa ekolojik felaket mi?
1
22
İnsanın ilişkisinin bozmaması gereken bazı sarsılmazlar bulunur.
Bunların başında toprak gelmektedir.
İnsan toprakla kurduğu ünsiyetini yitirdiğinde evvela gökyüzünü kaybeder.
Çarpık kentleşme ve orman tahribatlarının bir neticesi olarak göçmen kuşlar dahi yollarını değiştirmektedir.
2
22
Kuşların güzergâhında bulunan sulak alanların kuruması, ormanların tahribi bunun temel nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yaratıcının kurduğu düzen sarsıldıkça karşılaştığımız birçok sorundan birisi de kene istilasıdır.
3
22
Keneler, kan emici ve vektörel bir böcek türü olarak sayısız hastalığın taşıyıcısıdır. Esasen tropikal bölgelerde kene yaygın olarak görülen bir türdür. Felçten başlayıp ölüme kadar giden sayısız hastalığın müsebbibi olabilmektedir.
4
22
Son günlerde toplumun en yakinen müşahede ettiğimiz salgın olarak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin de taşıyıcısı konumundadır.
5
22
Kene ile mücadelenin bir yolu var mı?
Kene ile mücadelenin hali hazırda biyolojik bir yolu esasen yoktur.
6
22
Keneye dair yapılan çalışmaların çoğu onun türünü tespite ve yapısını anlamaya yöneliktir. Onunla mücadele etmek için kullanılan iki yöntem vardır şu anlık. Birincisi kimyasallarla mücadeledir ki bu zaten keneyi bir sorun olarak ortaya çıkartan temel nedendir ve ormanlarımıza daha büyük tahribat vermektedir. İkincisi ise geleneksel yöntemlerdir ki bunların etkisi sınırlıdır.
7
22
Kenelerin insan vücuduna yapışma nedeni, sivrisineklerinkiyle aynı nedenledir: Yumurtaları için gerekli protein ve besini elde etmek.
Bunu yaparken kenenin türüne göre kan emme işlemi 1 ila 7 gün kadar sürebilir.
8
22
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi sanıldığının aksine kenelerin ürettikleri bir hastalık değildir. Normalde keneler kuşlar tarafından avlanır; ama keneyi avlaması gereken kuşlar doğadan kaybolduğunda bu kez keneler diğer kuşları avlamaya başlar. İşte KKKA olarak bilinen hastalık da kuşlardan kenelere ve nihayet kenelerden bizlere bulaşmıştır.
9
22
Kırım mı, Kongo mu?
Kırım-Kongo ifadeleri de son derece ilginçtir. Birbirine taban tabana zıt iki farklı bölgenin adının geçmesi de son derece tuhaftır.
10
22
Bunun temel nedeni hastalığın ilk defa 1944’te Sovyet Rusya’sına bağlı Kırım’da görülmüş olması. Bu hastalığın bölgede görülmesi önemlidir; çünkü hem savaşın hem de kıtlığın en yoğun yaşandığı yerlerin başında Kırım gelmekteydi.
11
22
Savaş ve açlık birleştiğinde sayısız salgın hastalığın ortaya çıkması kaçınılmaz bir mukadderattır. Lakin Kırım aynı zamanda Rusların, Almanlara karşı yürüttüğü savaşta biyolojik silahlarını ürettiği önemli laboratuvarlardan da birisiydi.
12
22
Bilhassa salgının önce askerler arasında çıkması şayiaları daha da artırmaktadır. Üstelik salgının kontrollü bir şekilde durdurulması gibi hususlar da sorunun laboratuvarda üretilmiş olabileceğine dair şüpheleri artırmaktadır.
13
22
Yaklaşık 200 Sovyet askerinin ölümünden sonra bilim dünyası bu hastalığın adını bir süre unuttu ve ciddi bir vaka görülmedi.
14
22
Ta ki 1956 yılına kadar…
Kongo’da çoğunlukla ölümle sonuçlanan kanamalı ateşin Kırım’da ortaya çıkan hastalıkla aynı olduğunu bilim dünyası ancak 1969 yılında tespit edebildi.
Bu keşiften sonra hastalığa Kırım-Kongo ismi verilecekti.
15
22
Bu hastalığın taşıyıcısı olarak en uygun hayvan kenenin olduğunun tespiti de gecikmedi.
Akademik verilere göre yaklaşık 850 çeşit kene bulunmaktadır. Bu hastalığın en yaygın görülme biçimi kene popülasyonunun artması ile yaygınlaşacaktı.
16
22
Türkiye biyolojik saldırı altında mı?
Türkiye’de her yaz orman yangınları normalin ötesinde bir tehdit olarak karşımıza çıkmaktadır.
Son günlerde kurumlarımız Menderes, Seferihisar, Gaziemir gibi bölgelerde meydana gelen yangınlara karşı seferber olmuş durumda.
Birçok yangında insan etkisi şüphesi ciddi bir neden olarak karşımıza çıkmaktadır.
17
22
Çoğunlukla kamuoyu bu yangınları otel veya tarım arazisi amacıyla çıkartıldığını düşünmektedir.
Oysan yangılar ormanları yakmakla kalmamaktadır. Bölgedeki hayvan popülasyonunda da ciddi değişimlere neden olmaktadır. Bunun yanı sıra kenelerle beslenen birçok kuş türünün rotasının değişmesine neden olmaktadır.
18
22
Orman yangılarından sonra ortaya çıkan tablo kenelerin daha hızlı bir şekilde yayılmasına ve güçlü türlerinin hayatta kalmasına olanak sağlamaktadır.
Ayrıca hastalığın aynı anda ülkemizde birçok bölgede bu kadar hızlı şekilde görülmesi de şüpheleri artırmakta ve Türkiye’nin biyolojik bir saldırı altında olup olmadığı sorularını da artırmaktadır.
19
22
Son yıllarda sivrisinekler ve keneler üzerinde yapılan sözde çalışmaları düşündüğümüzde bu iddialar dikkate almaya değer tehlikeler olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin; Zika hastalığı ile mücadele adı altında erkek sivrisinekleri kısırlaştırma deneyleri sonrası Afrika ve Güney Amerika’da yol açtığı tahribatlar ortadadır.
20
22
Kene ile mücadelede bilinçli bir akıl yoksa bile bilinçsizce mücadele bu hastalığı günden güne büyütmektedir.
21
22
Yok olan ormanlarımız, rotasını değiştiren kuşlar ve kontrolsüz mutasyonlar yaşayan böcek türleri çok ciddi çevre felaketlerinin habercisi durumundadır.
22
22
Hele ki laboratuvar müdahalesi şüphesinin güçlü olduğu KKKA gibi hastalıklar karşısında bizleri çok daha zayıf duruma düşürmektedir.