Katar'ın başkenti Doha'da Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayesinde "Çağdaş Hat ve Tespih" sergisi açıldı.
255
Katar Müzesi Al Riwaq Galerisi'nde düzenlenen serginin açılışına Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Sefer Turan, Türkiye'nin Doha Büyükelçisi Fikret Özer, eski Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sabri Küçükaşçı, İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Coşkun Yılmaz'ın yanı sıra Türkiye ve Katar'dan çok sayıda sanatsever katıldı.
355
Etkinlikte, çok sayıda basın mensubu da hazır bulundu.
455
İstanbul Sanat ve Medeniyet Vakfı Başkanı Mehmet Çebi'nin koleksiyonundan oluşan sergide, usta sanatçıların klasik ve modern hat çalışmalarından 250 Hilye-i Şerif ile kıymetli materyallerden yapılmış 350 tespih yer alıyor.
555
Hazreti Muhammed'in fiziksel, insani ve ahlaki niteliklerini, tavır ve hareketlerini anlatan eserler "Hilye-i Şerif" ismiyle biliniyor.
655
Doha'daki "Çağdaş Hat ve Tespih" sergisi, 17 Haziran'a kadar açık kalacak.
755
855
955
1055
1155
1255
1355
1455
1555
1655
1755
1855
1955
2055
2155
HİLYE
İnsanlık tarihinde, İslam Peygamberi Hz. Muhammed (sas) kadar bütün söz ve davranışları, hayatın en ince teferruatına kadar kitaplara kaydedilen başka bir şahsiyetin var olduğu söylenemez. Yine insanlık tarihinde İslam ümmeti kadar peygamberinin ağzından dökülen hikmetli sözleri ve onun tarafından sergilenen örnek tutum ve davranışları sonraki nesillere aktaran ve bunu aktarmak için de binlerce cilt literatür oluşturan başka bir ümmet olmasa gerekir.
2255
Resul-i Ekrem’in (sas) örnek hayatını ve insanlığa hidayet yolunu gösteren çalışmalarını anlatan siyer, meğazi ve tarih kaynakları; onun söz ve davranışlarını nesilden nesle rivayet eden müsnedler, sünenler, camiler, mu’cemler, musannefler ve bu eserlerde yer alan rivayetleri denetlemek için oluşan rical, tabakat, cerh-ta’dil çalışmaları; onun fiziki vasıflarını ve ahlaki özelliklerini tasfir eden delail, şemail ve hilye türü eserler, nihayet ona olan aşkımızı ve sevgimizi ifade eden naatlar, kasideleri miraciyeler ve mevlitler ve daha burada zikredemediğimiz sayısız telif ve tasnifler, hep onu bize anlatan ve tanıtan; onun hadislerini bize aktaran; sünnetini ve mesajını bize ulaştıran eşsiz kaynaklardır.
2355
Siyer-i nebi içinde yer almakla birlikte şemail’in bir bölümü olarak ortaya çıkan ve bir insan olarak Resul-i Ekrem’in özellikle bizim kültür ve edebiyatımızda özgün kompozisyonlarıyla aşk-ı Muhammedi’nin bir nişanesi olarak Sevgili Peygamberimizin (sas) fiziki özelliklerini ve bedeni güzelliklerini tasvir eden edebi eserlere ve aynı konuda hüsn-i hat ve tezhib sanatıyla bütünleşerek gözümüze ve gönlümüze hitap eden muhteşem levhalara verilen isimdir.
2455
Hilyeler, Sevgili Peygamberimizi dünya gözüyle görüp iman ederek bilip tanıyanların dilinden, onu hiç görmeden iman eden ve bilip tanımak isteyen Müslümanların gönüllerinde yanan aşk ateşine bir nebze olsun serpilmiş damlacıklardır. İslam toplumlarında tevhid inancının temel ilkelerine halel getirebileceği düşüncesiyle Hz. Muhammed’in (sas resmini çizmek hiçbir zaman tasvip edilmemiştir. Bunun yerine görenlerin tariflerinden hareketle Resul-i Ekrem’i (sas) tanıyıp anlatma, bir başka ifadeyle beşer kelamının elverdiği ölçüde yazı ile onun portresini çizme yolu seçilmiştir.
Ahmet Faris Rızk
2555
Dolayısıyla hilyeler, Peygamber Efendimizi görme şerefine nail olmuş kutlu bir nesil tarafından ona duyulan engin muhabbetin ve onu görme bahtiyarlığına erişememiş ümmeti tarafından ona karşı hissedilen derin hasretin bir ifadesi olmuştur.
Ahmet Bursalı
2655
Ancak şurası iyi bilinmelidir ki, Resul-i Ekrem’i (sas) tanımak sadece onun suretini ve hilyesini ya da şemailini tanımak değildir. Aslolan bir medeniyet tesis ederken Sevgili Peygamberimize (sas)rehberlik eden ilke ve esasları tanımaktır.
Ahmet Bursalı
2755
Aydın Kızılyar
2855
Cevat Huran
2955
3055
Eyüp Kuşçu
3155
Ferhat Kurlu
3255
Fevzi Gununc
3355
Gürkan Pehlivan
3455
Kerim Erbili
3555
Said Abuzeroğlu
3655
Mithat Topaç
3755
3855
3955
Mehmet Çebi
4055
4155
4255
4355
TESBİHDE “TEZHİB” DEVRİ
Yaradan’ın mutlak büyüklüğünü tarif için söylenen ve “Allah; tüm eksiklik ve kusurlardan uzaktır” anlamını taşıyan Sübhânallah deyimi, tesbih’in has ismidir. Almanca’da Gebetskette, Fransızca’da chapelet, İngilizce’de prayer beads isimleriyle anılır.
4455
Kur’ân’da sık sık geçen ve çoğu müslümanın namazlardan sonra otuz üçer kez tekrarladığı Sübhânallah, Elhamdülillâh, Allâhuekber sözlerini sayabilmek için, ipe dizilmiş tanelere tesbih demişiz.
4555
Kul’un, Yaradan’a yakın olma arzusuyla, bildiği her değerli malzemeyle ve değişik dinlere göre 33, 50, 99, 100, 108, 500, hattâ 1000 taneli olarak hazırladığı bir “sayma aracı”dır tesbih. İbâdet sırasındaki “tesbih çekimi” zaman zaman bir çeşit meditasyona dönüşerek, kişinin bedenini ve aklını etkiler. İnanç konsantrasyonu içinde, dil’in, kalb’in ve rûh’un zikri başlar.
4655
Tesbihde estetik gelişmelerin 14. ya da 15. yüzyıllarda başladığı sanılıyor. Habblar, yani tâneler bir imamın arkasında namaza duran kişilere benzetilerek “imâme” çevresine sıralanmış ve tesbihde san’at yarışının startı verilmiştir. Çeşitli sert ağaçlar yontularak değişik tâne şekilleri meydana çıkarılmıştır. On altıncı yüzyılda, kemik, boynuz, diş, kehribar, sedef, inci gibi malzeme işlenmeye başlanmış ve İslâm’daki her güzel şeyi san’ata dönüştüren Osmanlı’nın İstanbul’u bu san’atın da bir merkezi olmuştur.
4755
Türk tesbihçiliğinin gelişmesi 16. yüzyılda başlar denilirse de, bu konudaki bilgilerimiz 17. yüzyıldan geriye gitmiyor. Takip eden iki asırda tesbihçilik zanaatinin tam bir “san’at” haline geldiğini görürüz.
4855
Tesbihçilikte kullanılan maddeler arasında kehribar, zümrüt, yâkut, necef, fîrûze (turkuvaz), şahmaksut, akik, lapislazuli, yeşim, fildişi, mamut dişi, mors balığı dişi, balina dişi, bağa (deniz kaplumbağasının kabuğu), zergerdan (gergedan boynuzu), buffalo boynuzu, boğa boynuzu, geyik boynuzu, deve kemiği, ak ve kara amber (amber balinasının barsaklarından çıkarılan güzel kokulu bir madde), kaplan tırnağı, inci, mercan, sedef, oltu taşı, abanoz, yılan ağacı, sandal ağacı, öd ağacı, kan ağacı, pelesenk, tesbih ağacı, demir ağacı, gül ağacı, demirhindi ve diğerleri sayılabilir. Hemen hatırlatalım ki hayvalnar malzeme için öldürülmemekte, bir şekilde bir parçaları ölümsüzleştirilmektedir.
4955
Malzeme konusunda şimdi “yok” yoktur! Kehrübâlar, mercanlar, kukalar, balık dişleri, gergedan boynuzları… Ustası gider, bu maddeleri teşbihe, bir sanat eserine dönüştürmek için dünyanın öbür ucunda arar, bulur, getirir.
5055
Şimdi bir yarış başlamıştır. İmâmeler âhenkli biçimde uzamış, üzerlerine halkalar sikkeler giydirilmiş, bir tesbihe binlerce altın ya da gümüş çivi çakılmış, yakutlar, zümrütler, pırlantalar kakılmış, tânelere birer birer ne yazılar yazılmıştır. Kısaca söylemek gerekirse, tesbihde “tezhib” devri yaşanmaktadır.
5155
5255
5355
5455
5555
SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!
Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.