Batılılaşmadan modernleşmeye... Eski Türkiye'den yeni Türkiye'ye: AK Parti'nin değişim serüveni
SuperHaber yazarı Mahmut Özer, son köşe yazısında Vedat Bilgin’in "Türkiye Tartışmaları: Batılılaşmadan Modernleşmeye" adlı kitabını ele aldı...
Mahmut Özer, yazısında yankı odası kavramına da yer veriyor. Ona göre geçmişte belirli bir kesimin çıkarlarına hizmet eden bir yapı oluşturulmuş, ancak AK Parti bu yankı odasını kırarak toplumu daha geniş bir perspektife taşıdı.
Mahmut Özer'den 'Siyasal Hayatın Kırılmaları ve AK Parti' Yazısı
SuperHaber yazarı Mahmut Özer, son köşe yazısında Vedat Bilgin’in "Türkiye Tartışmaları: Batılılaşmadan Modernleşmeye" adlı kitabını ele alarak, Türkiye’nin siyasal dönüşümünü ve AK Parti’nin bu süreçteki rolünü değerlendirdi. Özer, yazısında kitabın genel değerlendirmesini bir kenara bırakıp AK Parti’nin siyaset sahnesindeki etkisine odaklanıyor.
Özer'e göre Bilgin, Türk siyasal hayatında üç önemli kırılma noktası olduğunu vurguluyor. İlk kırılma, devlet-toplum ilişkilerinde geleneksel düzenin bozulmasıyla bürokratik tahakkümün artması; ikinci kırılma, Batılılaşma politikalarının kültürel yapıdaki etkisi; üçüncü kırılma ise demokratikleşme çabalarının çok partili sisteme geçişle yeni bir boyut kazanması. Özellikle üçüncü kırılmanın, AK Parti ile birlikte yeni bir döneme taşındığı belirtiliyor.
Yazıda, AK Parti’nin eğitimden sağlığa, ulaşımdan savunma sanayine kadar birçok alanda dönüşüm sağladığına dikkat çekiliyor. AK Parti’nin getirdiği yeni siyasal dilin, Türkiye’nin hem tarihi birikimine hem de Batı'nın kazanımlarına açık bir anlayışla şekillendiği vurgulanıyor. Özer, bu yeni dilin toplumun tamamını kapsayıcı bir niteliğe sahip olduğunu ifade ediyor.

Mahmut Özer, yazısında yankı odası kavramına da yer veriyor. Ona göre geçmişte belirli bir kesimin çıkarlarına hizmet eden bir yapı oluşturulmuş, ancak AK Parti bu yankı odasını kırarak toplumu daha geniş bir perspektife taşıdı. Eğitimde başörtüsü yasakları ve katsayı uygulamaları gibi engellerin kaldırılmasıyla toplumun daha geniş kesimlerinin sisteme dahil olduğu belirtiliyor.
Yazıda, AK Parti’nin üç temel alanda etkili olduğu aktarılıyor: Devletin demokratikleşmesi, uluslararası ilişkilerde bağımsızlık ve ekonomide rekabetçi bir büyüme modeli. Bu üç unsur, AK Parti’nin gücünü toplumsal değişimi siyasete yansıtabilme yeteneğinden aldığı şeklinde yorumlanıyor.
Sonuç olarak Özer, AK Parti’nin siyasette sürdürülebilirliği sağlamak için toplumla uyum içinde hareket ettiğini, ancak geçmişteki siyasal aktörlerin halkın gerçek ihtiyaçlarına yabancılaştığını vurguluyor. Yazının genelinde, AK Parti’nin Türkiye’nin siyasal hayatında önemli bir dönüm noktası olduğu görüşü hâkim.