Bakan Kacır: Sıfır atık yaklaşımını Türk sanayisine kazandırma mesuliyetimiz var
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Bizim Türkiye'de sanayinin bir yandan yüksek teknoloji ve katma değer odaklı dönüşümünü gerçekleştirirken, o hedef doğrultusunda milli teknoloji hamlesini hayata geçirme gayretlerimizi sürdürürken bir yandan da bu sorumluluğun bilincinde yeşil üretim, yeşil dönüşüm, döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımını da hızla Türk sanayisine kazandırma mesuliyetimiz var." dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sıfır Atık Vakfı ve TÜBİTAK işbirliğiyle hazırlanan "Kutuplarda Sıfır Atık" kitabının tanıtımı Sıfır Atık Vakfı'nda gerçekleştirildi.

SIFIR ATIK VAKFI KURUMLARIN DENETÇİSİ GİBİ İNİSİYATİFLİ ÇALIŞIYOR
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, kutuplarda yürütülen bilimsel çalışmaları sıfır atık yaklaşımıyla buluşturan eserin, Türkiye'nin çevre ve bilim vizyonunu yansıttığını söyledi.
Vakıf olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla farklı alanlarda projeler yürüttüklerini belirten Ağırbaş, kutupların da bu çalışmaların önemli başlıklarından biri olduğunu ifade etti.
“Sıfır atık yaklaşımı multidisipliner bir yaklaşım. Bütün bakanlıklarımızın sürecin içinde olduğu bir hareket olarak görüyoruz. 2017’de Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi liderliğinde başlayan hareket, Türkiye’de 81 ilde, dünyada 193 ülkede karşılık bulan toplumsal bir hareket haline geldi. Sayın Bakanımız bizleri sıfır atık ve sanayide yeşil dönüşüm çalışmaları ile onurlandıracak.
Plastik atıklarında ciddi çalışma içindeyiz. Biz Türkiye olarak dünya ortalamasının yüzde 44 üzerinde plastik atık üretiyoruz. Nüfusumuza oranla okyanusları ve nehirleri dört kat fazla kirletiyoruz. Okyanuslara sadece bizim zararımız yüzde 1,5. Çok fazla bir oran.
Vatandaşlarımız Akdeniz’de denize giremez noktaya geldi. Milletimizin de canını sıkan bu. Vatandaşımız Türkiye’ye çöp ithal edilmesini istemiyor. Güçlü regülasyonla bunlar ithal edilecekse edilsin ama Adana, Mersin nehirlerinde bunu görüyorsak devlet buna müdahale edecek. Adam ithal ettiği çöpü denizlerimize, nehirlerimize döküyorsa bunun cezası olmak zorunda.
Biz özellikle Türkiye’de biyobozunur plastik üretimini teşvik etmek de istiyoruz. Plastik sektöründe 360 bin kişi çalışıyor. Bu insanlara biz dönüşüm hikayesi oluşturup alanlarını geliştirip yeni malzemeleri plastik üreticileri üretsin, teşviklerle bunu destekleyip sonuç alalım istiyoruz."

TÜRKİYE'NİN KUTUP SEFERLERİ KİTAP OLDU
TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Burcu Özsoy da Sıfır Atık Hareketinin yalnızca atık yönetimine değil, insanın doğayla kurduğu ilişkiye de yeni bir bakış kazandırdığını söyledi.
Türkiye'nin 2017'den bu yana Antarktika, 2019'dan itibaren ise Arktik bilim seferlerini düzenli olarak gerçekleştirdiğini hatırlatan Özsoy, kitabın bu saha çalışmalarının bir sonucu olarak hazırlandığını aktardı.
Kitabın çıkış noktasını oluşturan yaklaşımı anlatan Özsoy, şöyle konuştu:
"Kutuplardaki canlılar konuşamıyor ama hikayeleri evrensel. Bu ifade, kutuplarda meydana gelen hiçbir değişimin yalnızca kutuplarla sınırlı olmadığını hatırlatmaktadır. Buzullardaki erime, deniz seviyelerindeki yükselme, okyanus ve atmosfer dolaşımındaki değişiklikler, mikroplastikler, siyah karbon ve diğer insan kaynaklı kirleticiler dünyanın bütün coğrafyalarını, ekonomilerini ve toplumlarını yakından ilgilendirmektedir. Kutuplar coğrafi olarak bizlerden uzak görünse de etkileri bakımından hiçbirimize uzak değildir. Gezegenimizin iklim hafızasını taşıyan bu bölgeler küresel sistemdeki değişimleri erkenden haber vermekte ve iklim dengesinin korunmasında hayati rol üstlenmektedir."

''TEMİZ ENERJİ ÜRETİMİNDE SIÇRAMA YAPIYORUZ''
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sıfır Atık Vakfı ile TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü iş birliğinde hazırlanan “Kutuplarda Sıfır Atık” kitabının toplantısının ardından SuperHaber Genel Yayın Yönetmeni Sinan Sungur'un da aralarında bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla birlikte bakanlıklarımız tedbirlerini alıyor.” ifadelerini kullanan Bakan Kacır, “Yenilenebilir ve temiz enerjiye yönelik gayret içerisindeyiz. Ulaştırma Bakanlığımız lojistikte, ulaştırmada temiz uygulamaların, elektrifikasyon çalışmalarını yürütüyor. Biz de yeşil teknolojilerin geliştirilmesine dönük projeler çabasındayken bir yandan da sanayide yeşil dönüşüm ve sıfır atık projelerini hayata geçirmeye çalışıyoruz. Hem insani hem de iktisadi bir mesele.” diye konuştu.
“İnsana hizmet etmeyen bir kalkınmanın savunucusu olamayız.” diyen Bakan Kacır, şunları söyledi:
“Esas olan nihayetinde teknolojilerden, üretimlerden söz ediyorsak insana katma değer ortaya koymaktan söz ediyoruz. Burada da özellikle plastik üretimi ve kullanım meselesi hassas bir konu. Gönlümüz arzu eder ki hızla azaltalım, biyobozunur malzemeleri yaygın kullanalım. Regülasyon bir tarafı ancak bunun uygulanabilir çerçeveye oturması da önemli. Burada bize düşen en önemli mesele aslında işini kural bazlı yapanla yapmayanı ayrıştıracak tedbiri sahaya yansıtabilmek. Atık dönüşümü Türkiye için önemli. Bizim toplam petrokimya ürün ithalatımız 15–20 milyar dolar düzeyinde. Atıkları geri kazandırmak ekonomi için büyük bir kıymet ifade ediyor. Bu süreçlerde izlenebilirliğin artması, kuralların etkin kullanılması ve denetimin güçlendirilmesi, kural bazlı iş yapanların ödüllendirilip diğerlerinin cezalandırılması sorumluluğumuzdur. Ümit ediyorum ki Sıfır Atık Vakfı’nın çalıştayı çok yararlı olacaktır.”

KUTUPLAR UZAY ÇALIŞMALARI AÇISINDAN DA ÖNEMLİ
Kutuplarda Türkiye'nin üs elde etmesinin ve bilimsel çalışmalarda söz sahibi olmasının önemine değinen Bakan Kacır, ''Uzay çalışmaları açısından da bazı deneysel ve bilimsel katkılar yaratıyor'' ifadelerini kullandı. Plastik atık konusunda da Türkiye'nin çok yol alması gerektiğini ifade etti Sanayi ve Teknoloji Bakanı, dünya ortalamasının üzerinde bir plastik atık üretimimiz olduğu vurguladı.

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI DÖRT BİR YANDA PROJELER ÜRETİYOR
Bakan Kacır, proje ve yatırımlara ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
“Halihazırda 65 OSB’de yatırımlar devam ediyor, 11 OSB’de atık su geri kazanım tesislerini hayata geçiriyoruz. Dünya Bankası ile Türkiye OSB başlığı ile 250 milyon avroluk iş birliği projesini hayata geçiriyoruz. 13 yıl vadeli altyapı kredileri sunabiliyoruz. 250 milyon dolarlık bütçeyle 9 projeyi hayata geçireceğiz.
Şimdiye kadar 31 OSB’ye Yeşil OSB sertifikası verdik. Bu yaygınlaştıkça Yeşil OSB’leri daha güçlü teşvik etmek için çalışmalar yapma niyetindeyiz.
Bunun için özellikle yeşil dönüşümü teşvik sistemini güçlü şekilde konumlandırdık. Teşvik sistemimizin ana unsurlarından biri Yeşil Dönüşüm Programı oldu. Nasıl Ar-Ge’yi 23 yılda bir kültür haline getirdik, özel sektörde 1.700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezi kurabildiysek, yeşil dönüşümde de benzer atağı hayata geçirmek niyetindeyiz.
Firmalarımızla Yeşil Dönüşüm Yol Haritalarının hazırlanmasına çalışıyoruz. Beşer yıllık şekilde yeşil dönüşüm yol haritalarını planlamalarını istiyoruz. Toplam yeşil dönüşümün yüzde 40’ına varan kurumlar vergisi indirimi sağlıyoruz.
Türkiye’deki 26 kalkınma ajansının tüm hedefi, yerel kalkınmayı hızlandıracak yatırımları hayata geçirmek. . 161 projeye 913 milyon lira destek sağladık. 1,7 milyar liralık yatırım hacmi oluşturduk. Yeşil dönüşümde 787 projeye 4,9 milyar lira katkı verdik. 8,3 milyar liralık projenin hayata geçmesini sağladık.
En önemli programlardan biri de Yerel Kalkınma Hamlesi Programı oldu. Ana yaklaşım, bölgelerin gelişmişlik endeksine göre tanımlanması ve daha az gelişmiş bölgelere daha fazla katkı sağlanmasıydı. Altı kategoride yatırımları artırıyoruz. Yeni teşvik sisteminde de en ileri teşvikleri 6. kategorideki illere veriyoruz.
Önemli bir sütun ilave ettik: Yerel Kalkınma Hamlesi. Her ile özgü fırsatlar var ve bunları o ilde gerçeğe dönüştürmek için güçlü teşvikler sunmak gerekli. Dört yatırım konusuna ileri düzeyde yatırım teşvikleri sağladık.
81 ilimizde ilan edilen 324 başlığın çok önemli bir bölümü döngüsel ekonomi ve sıfır atık başlıklarından teşekkül etti. İlk çağrımızda bu başlıklarda 33 projeyi destekledik. 12,7 milyar lira tutarında yatırımın hayata geçmesini bu programla mümkün kılmış oluyoruz.
Ankara’da atık elektronik eşya dönüşüm tesisi kurulacak. Aydın’da tarımsal yan ürün ve atıklardan katma değeri yüksek üretim tesisi, Balıkesir’de mermer atıkları öğütme tesisi, Bursa’da biyopolimer üretimi, Düzce’de prebiyotik üretimi, Edirne’de biyokömür üretimi.
Giresun’da fındık kabukları ve çay atıklarından aktif karbon üretim tesisi kurduruyoruz. Hatay’da yıkıntı atıklarının geri kazanım tesislerini kuruyoruz. Küçük ölçekli tesisleri devlet bütçesiyle kurduk. Şimdi çok daha büyük ölçekli tesisi Hatay’a kazandırıyoruz. Sakarya’da meyve atıklarından katma değerli üretim gibi projelerimizi hayata geçirmiş olacağız.
COP31 vesilesiyle en az gelişmiş ülkeler için Yeşil Sanayi Kolaylaştırma Mekanizması kurulması en önemli işlerden olacak. COP31’de bu çalışmanın da hayata geçirilmesine Türkiye öncülük edecek.
Yeşil Finansman Eylem Planı’nın en önemli kısmı uluslararası iş birlikleri. COP31’de de bunu ciddiyetle ele alacağız. Ülkemizin finansman imkanlarını da çeşitlendirebilmeliyiz.
Çöplerin geri dönüşümü meselesi, Türkiye’nin doğru istikamette olduğu bir mesele. Her ilde kurulmasını önceliklendirdiğimiz tesislerin, projelerin Yerel Kalkınma Hamlesi’nin 324 yatırım konusu içinde yer almasını temin ediyoruz. Çevre Bakanlığımız rehber niteliğindedir.
Yıkıntı atıklarıyla ilgili ciddi bir hazırlık içindeyiz. Ankara’da başarılı bir örneği var. Atıklar tehlikeli ürünlerden ayrıştırılıyor, kalanı da 3 boyutlu yazıcılarla yeniden yapılıyor."
Yorumlar