Bakan Gürlek’ten FETÖ çıkışı: Ahtapotun kollarını kestik, tamamen temizleyene kadar durmayacağız
Adalet Bakanı Akın Gürlek, FETÖ'yü devletin gücünü yine devlete doğrultan "yeni nesil bir casusluk şebekesi" olarak tanımladı. Terör örgütüyle mücadeleyele ilgili "Cumhurbaşkanımızın tabiriyle, 'Ahtapotun kollarını kestik ama tamamen temizleyene kadar durmayacağız' felsefesiyle hareket edilmektedir." ifadelerini kullanan Gürlek, bugüne kadar 720 binden fazla kişi hakkında adli işlem yapıldığını, 289 darbe davasında da hesaplaşmanın tamamlandığını açıkladı.
15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye'yi karanlığa gömmek isteyen FETÖ/PDY terör örgütüne karşı başlatılan hukuk mücadelesi, 10. yılında büyük bir kararlılıkla sürüyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, terörle mücadeledeki son rakamları ve örgütün güncel yapılanmasına yönelik devam eden operasyonları tüm detaylarıyla anlattı.

"BU MÜCADELE BİR BÜYÜK DEVLET ARINMASIDIR"
FETÖ ile yürütülen mücadelenin sadece adli ve polisiye bir operasyondan ibaret olmadığını, bunun bir "Büyük Devlet Arınması" niteliği taşıdığını belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, 15 Temmuz gecesini Türk tarihinin en karanlık ancak milletin gösterdiği tarihi direnişle en şanlı gecelerinden biri olarak tanımladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Milletin gücünün üstünde bir güç ben tanımamadım" sözünün meydanları dolduran milyonların ortak iradesi olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, o karanlık gecede 252 vatandaşın şehit düştüğünü, 2 bin 740 kahramanın ise gazi olduğunu hatırlattı.

YENİ NESİL CASUSLUK ŞEBEKESİ: DEVLETİN SİLAHINI DEVLETE DOĞRULTTULAR
Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ/PDY) klasik terör örgütü yapılanmalarından çok farklı, devletin kendi gücünü yine devlete karşı kullanan sinsi bir "yeni nesil casusluk şebekesi" olduğuna dikkat çeken Bakan Gürlek, örgütün yapısına dair şu tespitlerde bulundu:
"Toplumda terör örgütü denilince akla ilk olarak silahlı, dağda ya da sokakta açıkça eylem yapan yapılar gelir. Ancak FETÖ/PDY'yi klasik terör örgütlerinden ayıran, onu 'yeni nesil' kılan temel fark, devleti dışarıdan silah zoruyla ve doğrudan cephe alarak yıkmaya çalışmamasıdır. FETÖ/PDY; devleti dışarıdan yıkmak yerine, devletin kendi gücünü, silahını ve mekanizmalarını yine devlete karşı kullanan sinsi ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Burada, dini değerleri istismar eden, 'mahrem hücreler' şeklinde birbirinden kopuk gizli gruplar halinde örgütlenen, 'takiyye ve renklendirme' adını verdikleri çift kimlikli yaşamı kurumsal bir ilke haline getiren bir casusluk şebekesinden bahsediyoruz. Darbe teşebbüsüne kadar silahlı kapasitesini açık alanda değil; bürokrasi, istihbarat, yargı ve ordu içerisine sızdırdığı elemanları vasıtasıyla saklamıştır. Yani bu yapı, yasal bir görünüm altında yasa dışı amaçlar güden profesyonel bir ağdır. Bu yapının uluslararası boyutu incelendiğinde, FETÖ/PDY için sadece bir terör örgütü değil, aynı zamanda bir 'casusluk şebekesi' demek hukuken ve fiilen en doğru tespittir."

"ANADOLU'NUN GENÇLERİNİ İRADESİZ BİRER ROBOTA DÖNÜŞTÜRDÜLER"
Örgütün dünya genelinde 160'tan fazla ülkede kurduğu okul, vakıf ve dernek ağı vasıtasıyla küresel bir mali derinlik sağladığını aktaran Bakan Gürlek, bundan daha vahim olanın ise devletin en mahrem noktalarından sızdırılan hassas verilerin, personel bilgilerinin ve milli güvenlik stratejilerinin yabancı istihbarat servislerinin kullanımına açılması olduğunu belirtti.
Bakan Gürlek, "Kendi ülkesinin sırlarını küresel güç odaklarına sunan bir organizasyon tam manasıyla bir 'Siyasal ve Askeri Casusluk' şebekesidir. Örgütün nihai amacının, demokratik ve anayasal nizamı tamamen yıkarak, kendi gizli ideolojilerine ve örgüt liderinin dogmalarına dayalı totaliter bir rejim kurmak olduğu en yüksek hukuki makamlarca ortaya konmuştur. Bu yapı yıllar boyunca toplumun her kesinden, özellikle de gencecik insanlardan çok büyük bir insan kaynağı devşirmiştir. Burada çok büyük bir psikolojik yönlendirme ve inanç istismarı mekanizması vardır. En sık kullandıkları argümanlar; hizmet, maneviyat, kaliteli eğitim vaadi ve burs destekleri olmuştur. Özellikle Anadolu'nun temiz, saf ve dar gelirli ailelerinin zeki çocuklerini hedef almışlar; onları 'Altın Nesil' aldatmacasıyla manevi bir seçilmişlik duygusuna inandırmışlardır. Süreç içinde rüya ve gerçek dışı anlatılarla gençlerin sorgulama yeteneğini felç ederek adeta iradesiz birer robota dönüştürmüşlerdir. İşin dünyevi boyutunda ise 'soru hırsızlığı' yoluyla emek hırsızlığı yapmışlar, üyelerine haksız kamu kariyerleri vaat ederek onları hem ekonomik hem de psikolojik olarak kendilerine bağımlı hale getirmişlerdir" ifadelerini kullandı.

"GÜNCEL YAPILANMA VE KRİPTO UNSURLARLA MÜCADELE SÜRÜYOR"
Örgüt elebaşının 20 Ekim 2024 tarihindeki ölümünün, tehdidin tamamen ortadan kalktığı anlamına kesinlikle gelmediğini işaret eden Bakan Gürlek, mücadelenin kararlılıkla devam eden yeni safhasını şu sözlerle aktardı:
"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın da sıkça dikkat ettiği üzere, FETÖ sadece liderine bağlı basit bir grup değil, küresel bir ahtapotun kollarıdır. Bu sinsi yapı, kurumsal omurgası devletimiz tarafından büyük oranda çökertilmiş olsa da, yurt dışındaki kaçak uzantıları vasıtasıyla varlığını sürdürme gayretindedir. Örgüt şu an özellikle 'güncel yapılanma', 'finans yapılanması', 'yurt dışı yapılanması' ve 'kripto unsurlar' üzerinden varlığını koruma gayretindedir. Son dönemdeki tespitler gösteriyor ki; ticari faaliyetler, paravan şirketler, bazı iş çevreleri ve gündelik hayatın doğal akışı içinde dikkat çekmeyecek yeni temas noktaları oluşturmaya çalışmaktadırlar. Kendilerini çok farklı sosyal grupların, akımların içinde gizleyerek kamufle etmeye çalışmaktadırlar. Yurt dışına kaçanlar ise Türkiye karşıtı lobilerle iş birliği içinde, sosyal medya üzerinden çok yoğun yalan haberler yayarak dezenformasyon ve algı operasyonları yürütmektedirler. Kendilerine yeni gizli finansal kaynaklar bulmaya çalışan, 'kripto' yani gizli kalmış unsurları üzerinden yeniden toparlanma hayalleri kuran bir yapı karşımızdadır. Cumhurbaşkanımızın tabiriyle, 'Ahtapotun kollarını kestik ama tamamen temizleyene kadar durmayacağız' felsefesiyle hareket edilmektedir. Bu yüzden devletimizin, bu yapının yeni nesil dijital yöntemlerine ve güncel finansman hatlarına karşı mücadelesi en küçük bir gevşeme göstermeksizin kararlılıkla sürdürülmektedir."
YARGIDA KILI KIRK YARAN TİTİZLİK: 720 BİN KİŞİYE ADLİ İŞLEM
2026 yılının ilk 6 aylık döneminde örgütün güncel yapılanmasına yönelik 1.065 operasyon gerçekleştirildiğini ve 2.451 kişinin gözaltına alındığını açıklayan Bakan Gürlek, darbe girişiminin ardından yürütülen devasa adli sürecin bilançosunu paylaştı. Süreç boyunca "kurunun yanında yaşın da yanmaması" adına kılı kırk yaran bir adalet anlayışıyla hareket edildiğini belirten Gürlek, "Bugüne kadar FETÖ/PDY ile ilgili soruşturmalarda toplam 720 bin 338 kişi hakkında adli işlem yapılmıştır. Bu kişilerden 636 bin 934'ü hakkında yargı kararını vermiştir. Mahkûmiyet alan 127 bin 102 kişinin yanı sıra, suçsuzluğu anlaşılan 124 bin 743 kişi hakkında beraat kararı verilmiştir. Bu rakamlar, yargının ne kadar titiz ve adil davrandığının en somut kanıtıdır. Şu an soruşturma ve yargılamalarda 83 bin 404 kişi hakkında dava ve soruşturmalar devam ediyor" dedi.
"LEKELENMEME HAKKI" İLE 1,5 MİLYONDAN FAZLA VATANDAŞ KORUNDU
Yargı mekanizmasının yalnızca suçluların cezalandırılması için değil, aynı zamanda masum vatandaşların hukukunun korunması için de çalıştığını belirten Gürlek, "Lekelenmeme Hakkı" uygulamasına dair güncel verileri paylaştı. 2017 yılında hayata geçirilen düzenleme kapsamında, 30 Haziran 2026 itibarıyla 1 milyon 999 bin 434 ihbar dosyasından 1 milyon 561 bin 489'unda soruşturma yapılmasına yer olmadığı (SYOK) kararı verildiği bilgisini veren Adalet Bakanı, böylece 1,5 milyonun üzerinde vatandaşın asılsız itham ve iftiralardan, adli sisteme dahil edilmeden korunduğunu vurguladı.
Teslim bayrağını çektiler: Yeni Herkul Grubu FETÖ’den ayrıldı!
289 FİİLİ DARBE DAVASINDA YARGILAMA SÜRECİ TAMAMLANDI
15 Temmuz hain darbe girişimine bizzat iştirak eden unsurların yargılandığı davalarda hesaplaşmanın tamamlandığını ifade eden Bakan Gürlek, "289 fiili darbe davasının tamamı ilk derece mahkemelerinde karara bağlandı. Bu davalarda 1.634 kişiye ağırlaştırılmış müebbet, 1.366 kişiye müebbet hapis cezası verildi. 1.891 kişi hakkında da süreli hapis cezası olmak üzere toplamda 4 bin 891 kişi hakkında mahkûmiyet verildi. Yargıtay'a gönderilen 271 dosyadan 236'sı onanarak kesinleşti. Hainlerin döktüğü her damla kanın hesabı hukuk önünde sorulmuştur" açıklamasında bulundu.
Sıcak gelişme... FETÖ firarisi Adil Öksüz’ün eşi Aynur Öksüz ABD’de görüntülendi!
CEZAEVLERİNDEKİ GÜNCEL DURUM VE FİRARİLER
Adalet Bakanlığı'nın paylaştığı son verilere göre, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği ve darbe girişimiyle bağlantılı suçlardan ötürü ceza infaz kurumlarında toplam 10 bin 485 kişi bulunuyor. Bu kişilerin hukuki durumlarına göre dağılımında 480 tutuklu, yargılaması tamamlanmış ancak kararı henüz kesinleşmemiş (hükümözlü) 375 kişi ve cezası kesinleşmiş 9 bin 630 hükümlü yer alıyor. Ayrıca, firari durumda bulunan ve hakkında adli makamlarca yakalama kararı çıkarılan kişi sayısının 33 bin 827 olduğu bildirildi.
KÖZ grubu faili meçhul cinayet dosyalarında yer alacak mı? FETÖ'nün imamlar üstü imamının dosyası
SAYILARLA FETÖ İLE MÜCADELE BİLANÇOSU (2016 - 2026)
Toplam Adli İşlem Yapılan Kişi: 720.338
Takipsizlik (KYOK) Verilen Kişi: 373.594
Beraat Kararı Verilen Kişi: 124.743
Halen Cezaevinde Bulunanlar: 10.485 (480 tutuklu, 375 hükümözlü, 9.630 hükümlü)
Derdest (Devam Eden) Dosyalar: 83.404 kişi hakkında süreç devam ediyor
Hakkında Yakalama Kararı Bulunanlar: 33.827 kişi
Bakan Gürlek'in mesajı şöyle:
"Bu mücadele bir milli güvenlik meselesidir. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun zemini, devletimizin bu sinsi yapıdan arınmasıyla inşa edilmiştir. Şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak en büyük vazifemizdir."

Yorumlar (1)