Ömer Çelik: Bahçeli'nin temyiz dilekçesi eleştirisi haklıdır

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik parti genel merkezinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Çelik ilk olarak MEB'in "Öğrenci Andı" ile ilgili olarak Danıştay'a yaptığı itiraza yönelik eleştiriler ve gelişmelerle ilgili konuştu. "Sayın Bahçeli'nin "Öğrenci Andı" eleştirileri: Haklıdır, biz de katılıyoruz." diyen Çelik, "Milletimizin kendi çağdaşı olan milletlere göre, geç milletleşme sürecine girdiğine katılmıyoruz. Tarihsel ve ahlaki olarak bir hatadır. " ifadesini kullandı.

Ömer Çelik: Bahçeli'nin temyiz dilekçesi eleştirisi haklıdır

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarının satırbaşları şöyle:

ÖĞRENCİ ANDI İTİRAZI...

Bahçeli'nin "Öğrenci Andı" eleştirileri: Haklıdır, biz de katılıyoruz. Bu AK Parti'nin görüşünü yansıtmamaktadır. Sayın Bakanımızın başkanlığında, bakanlık adına oluşturulan temyiz dilekçesini de karşılamamaktadır. Milletimizin kendi çağdaşı olan milletlere göre, geç milletleşme sürecine girdiğine katılmıyoruz. Tarihsel ve ahlaki olarak bir hatadır. Sayın Bakanımız tarafından kapsamlı bir inceleme yapılıyor. Aslında bunun verilmesi gerekirdi. Oradaki avukatlar tarafından bu paragraf ekleniyor. Bürokratlar da hiçbir şekilde bunu kabul etmiyor. Bu bürokratlar da görevden alınmıştır.

AK Parti hükümetleri döneminde, Cumhurbaşkanımızın himayesinde, eserlerin ihya edilmesi için çok önemli bir gayret ortaya koyulmuştur. Bilinen tarihin başlangıcından beri var olan bir devletiz, var olmaya da devam edeceğiz. Milletimiz hesaba katılmadan tarih yazılması mümkün değildir. Bu ifadeler akademik olarak da doğru değildir. Bizzat Sayın Bakanımız rahatsızlık duyduğunu ifade etmiştir.

PARİS ZİRVESİ...

Türkiye Cumhuriyeti olarak bu platformlarda bulunmamız önemlidir. Buralarda olmazsak kendi tezlerimizi anlatamayız. Orada yansıyan görüntülerde Türkiye merkezi bir roldedir. Tarihimizin çok önemli bir dönüm noktası ve 100'üncü yılının anıldığı 1. Dünya Savaşı ile ilgili olarak Türkiye'nin temsil edilmesi, tezlerin anlatılması için verimli bir ortam olmuştur. Tezlerimizi anlatmaya devam edeceğiz.

MACRON'UN AVRUPA ORDUSU ÖNERİSİ...
Bu mesele çok tartışılacak. Bu öteden beri konuşulur. Ama 'Bu NATO'ya alternatif bir oluşum değildir' denilir. İlk defa bir ABD Başkanı, Avrupa enteryasyonuna karşı bir laf söyledi ve Brexit'ın yanında olduğunu söyledi. Gelinen son noktada da NATO ile tartışma çıktı. Bundan 5 yıl evvel aklımıza gelmeyen bir şey oldu. Merkel tuttu, Avrupa'nın kendi başının çaresine bakması gerektiğini söyledi. Bu çatlak ortaya çıktığını gösteriyor. Paris'teki törenlerde bu gündeme getirildi. Başkan Trump'tan çok sert tweetler geldi. Bu açık bir kırılmadır, nereye gideceğini göreceğiz. İster NATO, ister Avrupa ordusu olsun, Avrupa'nın güvenliği Türkiye olmadan sağlanması mümkün değil.

HAKKARİ'DE MÜHİMMAT PATLAMASI...

Konuyla ilgili rapor bugün veya yarın açıklanacak. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız bölgeye gitti. Soruşturma devam ediyor. Bu tip durumlarda bakılan şey, görgü tanıkları dinlendi, mühimmatta ve silahta sorun olmadığı görüldü. Depolamada sıkıntı olmadığı görüldü. Bu top yakın zamanda test edilmiş ve 'elverişli raporu' verilmiş. Dışarıdan bir saldırı olmamıştır. Afyon'daki mühimmat patlamasıyla ilgili benzerlik yoktur. Kahraman askerlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI'NIN ZİYARETİ...

Diyanet İşleri Başkanlığı saygın bir kurumdur. Biz de Diyanet İşleri Başkanı olarak ifade ediyoruz. Bu tartışmayı ayrıntılı bir şekilde izledik. Bir ilim adamı ve bir yönetici olarak FETÖ'ye, PKK'ya karşı son derece gayretli bir ilim adamı olarak değerlendirilmektedir. Cumhurbaşkanımız tarafından takdir edilmektedir.

Bu ziyaret insani bir ziyarettir. Her insani ziyaretten ideolojik ve siyasi sonuçlar çıkarmaya kalkarsak bunun sonu gelmez... Hasta ziyaretinden ideolojik sonuç çıkarmak doğru değildir. 

Diyanet İşleri Başkanımızın kıyafeti bellidir. Hasta ziyaretinin ideolojisi ve siyaseti olmaz. Diyanet İşleri Başkanımız takdir edilen bir ilim adamıdır, çağrılara cevabımız bu şekildedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ortak değerimizdir. Cumhuriyetimizin kurucusu olarak saygı görmeye devam edecektir. Atatürk tartışmasına dönüşmesi yanlış.

ABD'DEN SES KAYDI AÇIKLAMASI...

Pompeo'nun mutlaka bir bilgisi vardır. Biz kimseyi şahsen suçlamıyoruz. Ama bu meselenin kapatılmasını da istemiyoruz. Hakikatin peşindeyiz. Hakikatin ortaya çıkmasından ziyade, belli kişilerin gündeme oturtulması, belli kişilerin gündemden çıkarılması gibi bir siyasi proje var. Türkiye'nin böyle bir siyasi projeye göre davranışı söz konusu değil. Burada yargılama yapalım. Gelsin bütün saygın kuruluşlar şeffaf yargılamayı izlesin. Tamam konsolosluk topraklarında oldu saldırı ama biz bu saldırıyı bizim ülkemize de yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz. Bir yetkili izin vermeden bu cinayet işlenemez. Açıkça duyduk, Türkiye'den bir ortakları varmış. Cesedi ona teslim etmişler. Bu ceset kime teslim edildi? Saygınca defnedilmeli. Emri veren en üst düzey yetkili kim? Bu ortaya çıkmalı.

FRANSIZ BAKANIN AÇIKLAMALARI...

Fransız Dışişleri Bakanı'nın sözlerini kınıyoruz. Sorumsuzca bir açıklamadır. Bu kadar bilgisizlik şaşırtıcı. Kayıtlar Fransız istihbaratı ile paylaşıldı. Fransız Dışişleri Bakanı bu konuyu takip etmiyorsa bu onların sorunudur. Kendi istihbaratından haberi yok. Varsa da yanlış yapmıştır

LİBYA ZİRVESİ

Libya'nın daha çok müdahaleye değil, daha az müdahaleye ihtiyacı var. Libya'nın cesaretlendirilmesi lazım diye düşünüyoruz. Türkiye gibi bir merkez aktör olmadan gizli gayriresmi bir toplantı yapılmıştır. Türkiye bu muameleyi kabul etmeyeceğini belirtip çekilmiştir. Libya'yı daha da bölecek organizasyon içinde görünüyorlar. İtalya'nın ev sahipliğini istismar etmişlerdir. Türkiye, Libya halkının yanında olduğunu göstermek için bu masadan çekilmiştir"

AKŞENER-KILIÇDAROĞLU GÖRÜŞMESİ...

Siyaset hareketlenecek. Cumhur İttifakı da ayaktadır. Diğer partilerin arayışlar içinde olduğunu görüyoruz. Çok da bunlarla ilgilenmediğimizi söyleyebilirim.

Sayın cumhurbaşkanımızın başkanlığında bir heyet bu çalışmaları gerçekleştiriyor. Çalışmalar büyük oranda tamamlanmış sayılır. Bu hafta sonu temayüller gerçekleşecek. Temayüller neticesinde temayüllere sokulan arkadaşlarımızın içerisinden; hem AK Parti’nin referanslarına hem de sahadaki performansı en uygun arkadaşlarımı belirlenecek. Takvimle ilgili kesin bir şey söyleyemem. Bir AK Parti geleneğidir, bütün adaylar genel başkanımızın katıldığı lansmanla tanıtılacaktır. O takvimi temayüller geçtikten sonra belirleyeceğiz. Ama bunlar çok uzun sürmeyecek.

EZAN TARTIŞMASI...

CHP, ezana saldıran bu şahsı disipline sevk ederek doğru bir iş yapmıştır. Ezan ile kavgalı olmak yanlış bir ruh halidir. Bazı hastalıklar genetik oluyor ve tedavisi yok. CHP'nin, bu şahsa karşı olması Türkiye'nin geldiği nokta açısından anlamlıdır. Ama neden bu tartışmalar hep CHP'den türüyor? Neden millet ile kavga eden bir ideolojinin peşinden koşmaktadırlar?

TOBB İLE İLGİLİ KANUN TEKLİFİ...

Öteden beri gelen bir talep var. Sadece AK Parti değil, tüm partiler yararlanacak. Niteliği artıran bir düzenleme olarak görüyoruz.

15 TEMMUZ ŞEHİT VE GAZİLERİ İÇİN TOPLANAN YARDIMLAR...

Ne yaparsak yapalım şehit ve gazilerimize olan borcumuzu ödeyemeyiz. Kılıçdaroğlu'nun bahsettiği, vatandaşlarımızın yaptığı cüzi bir yardımdır. Bir vakıf kurulmak üzeredir. Bunu yakında göreceksiniz. Kılıçdaroğlu'nun bahsettiği gibi büyük bir rakam ortada yok. Cüzi miktarın en iyi şekilde değerlendirilmesi için, Aile Bakanlığı'nın kontrolünde bir vakıf çalışması gerçekleştirilmektedir.

KILIÇDAROĞLU'NUN AÇIKLAMALARI...

Sayın Kılıçdaroğlu, sayın cumhurbaşkanımızın ailesi üzerinden siyaset yapmayı çok seviyor. Bu aile meselelerini karıştırmaması gerekir. Bahsettiği kişi Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanıdır. Sayın bakanımıza dönük bir eleştirisi varsa, politikalarıyla ilgili; Türkiye’nin ikinci partisi olarak bunu ifade eder. Fakat ben kendisine daha önce de söyledim. Siyaset olarak söyleyeceğiniz bir şey yok, ekonomiyle ilgili söylediğiniz bir şey yok. Nerede bir kurumla ilgili olarak işin başınıza geçmişseniz, ya o kurum batmış ya da seçim başarısızlıklarıyla damgalanmış bir hale gelmiş.

Eğer bir siyasetçi, bir başkasının ailesiyle ilgili konuları gündeme getiriyorsa, inanın o sadece kendi saygınlığına zarar verir. Bu çok kötü bir alışkanlık. Bunu sistematik biçimde sürdüren tutum maalesef Kılıçdaroğlu’ndan gelmektedir. Ne kendi ailesini ne başkasının ailesini bu işlerin içerisine karıştırmasın.

İkincisi bu bahsettiği zirvelerde bu kararların nasıl alındığını bilmiyor. Bu doğal, çünkü hiçbir uluslararası zirveye katılmadı. Fakat hiç mi yanında dış politika danışmanı yoktur? Gerçi en son dış politikayla ilgili görev yapanın dış politikadan anlamadığını ezanımıza saldırdığını gördük. Şimdi bu zirvelerde kararlar ortak bir şekilde alınır. Açık bir şekilde de söyledim o zaman. Deniyor ki, “Fırat’ın doğusunda istikrarsızlaştırıcı bölücü faaliyetlerde bulunanlar” diyerek PYD YPG’yi işaret eden tutum ortaya konuyor.

Bir, Kılıçdaroğlu’nun öğrenmesi gereken kararlar nasıl alınıyor? Ortak metinler nasıl ortaya çıkıyor? İkincisi, kendisinin okumadığını biliyoruz. Önüne getirsinler, ortak bildiriyi açsalar Fırat’ın doğusunda bölücü faaliyette bulunanlar, zalimhane davranışları olanların nasıl nitelendiği net bir şekilde orada görülüyor.