Avrupa gen düzenlemeye mecbur kaldı, Türkiye ne yapacak? Mine Ataman, SuperHaber'e yazdı...
Tarım yazarı Mine Ataman, Avrupa Birliği'nin 25 yıllık direnişin ardından tarımda bitki DNA'sını değiştiren "Yeni Genomik Teknikler"i (NGT) kabul etmesini SuperHaber için kaleme aldı. Küresel iklim krizi ve uluslararası rekabet nedeniyle AB'nin bu adımı atmak zorunda kaldığını belirten Ataman, "Açlık oyunları biyoteknoloji eliyle başladı, peki Türkiye ne yapacak?" sorusunu gündeme taşıdı.
Tarım yazarı Mine Ataman, SuperHaber’e dünya tarım piyasalarını kökten sarsacak tarihi bir zihniyet dönüşümünü yazdı.
Avrupa Birliği, iklim değişikliği kaynaklı kuraklık, don gibi felaketlerle daha iyi mücadele edebilmek, daha dayanıklı çeşitleri geliştirebilmek için bitki DNA’sında hassas ve hedefli değişiklikler yapan modern tekniklere verilen ana isim olan “Genomik Teknikler” (NGT) düzenlemesini kabul etti. Uzmanların “Post Modern Yeşil Devrim” olarak adlandırdığı “Genomik Tekniklerin” Avrupa Birliği tarafından kabul edilmesi Avrupa Birliği teknolojinin karşısında duramadı tartışmalarını başlattı.Halk baskısı, çevreci hareketler ve GDO korkuları nedeniyle çeyrek asır boyunca ertelediği bir kararı sonunda almak zorunda kalan Avrupa aslında biyoteknolojiyeteslim olmadı, geride kalmamayı tercih etti.
Nobel Ödüllü Genetikçiler Kazandı
Haziran ayı başında 37 Nobel ödüllü bilim insanı, AB yasa koyuculara yeni genomikteknikleri (NGT’leri) desteklemeye ve bilim karşıtı korku tellallığı karanlığını reddetmeye çağırmıştı. Görünen o ki şimdilik bilim kazandı ya da çok uluslu tohum şirketleri uzun yıllardır sürdürdükleri mücadeleyi kazandı.

CRISPR gibi yeni genomik tekniklerin önü Avrupa'da açılıyor
Avrupa Birliği’nin Yeni Genomik Teknikler (NGT) düzenlemesi, sıradan bir mevzuat değişikliği değil. Bu, Avrupa’nın yaklaşık çeyrek asırdır sürdürdüğü biyoteknolojipolitikasında yaşanan en büyük zihniyet dönüşümlerinden biri. Bitki DNA’sında hassas ve hedefli değişiklikler yapabilen CRISPR gibi yeni genomik tekniklerle geliştirilen birçok bitki için Avrupa ilk kez ayrı bir düzenleyici çerçeve oluşturuyor.
Avrupa Aslında GDO'ya Değil, Zamanın Ruhuna Direndi
Avrupa 2001'in korkularıyla 2035'in dünyasında rekabet etmenin mümkün olmadığını gördü. 2001 yılında Avrupa Birliği GDO mevzuatını hazırladığında CRISPR teknolojisi yoktu. Yeni genomik teknikler henüz laboratuvarlarda doğmak üzereydi. Avrupa, hayır derken Avrupa Adalet Divanı 2018 yılında, gen düzenleme teknolojileriyle elde edilen ürünleri klasik GDO mevzuatına dahil etti. Genom düzenleme teknolojileri çok pahalı, çok uzun ve çok karmaşık izin süreçlerine takıldı. Avrupa'da neredeyse hiçbir yeni genom düzenleme ürünü ticarileşemedi. Dünya koşmaya başladı. Avrupa durdu. İtalya GDO’yu reddetse de arka planda biyoteknolojiaraştırmalarını destekledi. ABD, Çin, Brezilya, Japonya, Kanada çoktan genom düzenleme teknolojilerini tarım sistemlerine entegre etti. İtalya gibi ülkeler gastronomik mirası bozacağı gerekçesiyle GDO ve biyoteknolojiye karşı sert bir tutum sergiliyordu. Avrupa, biyoteknolojide kendi kendini oyunun dışına itmeye başladığını gördü, teknolojinin tarafını seçti.

Daha Rekabetçi Bir Avrupa İçin Gen Düzenleme Şart Mı?
Konsey, genomik teknikler (NGT’ler) konusunda yeni kuralları kabul ederek, daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir AB tarım, gıda sektörü için yeni bir çerçeve oluşturmaya çalışıyor. Amaç gıda güvenliğini artırmak, dış bağımlılıkları azaltmak ve Avrupalı işletmelerin yabancı şirketlerle rekabet edebilmesini sağlamak.
Hindistan ve MERCOSUR Avrupa’yı Mecbur Bıraktı
Elbette neden sadece iklim kaynaklı zorluluklar değil. Avrupa bir taraftan Hindistan ile Serbest Ticaret anlaşmasını kabul etti. Brezilya ve Arjantin gibi biyoteknoloji kullanan tarım devlerine kapılarını açtı. Bir noktadan sonra Avrupalı çiftçiyi eski kurallarla korumanın mümkün olmadığı görüldü. Söz konusu ülkeler yeni genomik teknikleri kullanıyor, daha az maliyetle üretim yapıyorlar. Daha dayanıklı çeşitler geliştiriyor, daha yüksek verim elde ediyorlar. AB, çiftçilerini korumak, rekabet edebilmek için NGT’leri kabul etmek zorunda kaldı.

Avrupa'nın korkusu artık GDO değil, geride kalmak
Avrupalı çiftçiler 2001 kurallarıyla üretim yapmaya devam ediyor. Üstelik sadece rakiplerle değil bir de iklimle mücadele ediyor. Avrupa kendi çiftçisini Formula 1 pistine bisikletle çıkarıyor, rekabette giderek kan kaybediyordu. Avrupa’nın Ortak Tarım Politikası CAP son yıllarda destekleri, karbon çiftçiliğini tartışırken bir taraftan da karlılık sorunları yaşıyordu. Bu anlamda uzmanlar NGT’leri kabul edip etmeme konusunu NGT olmadan rekabet edebilir miyiz olarak değiştirdi.
Biyoteknoloji Devi Danimarka Dönem Başkanlığında NGT Kararını Çıkardı
Danimarka dönem başkanlığı sırasında gelen anlaşma tesadüf değil. Danimarka bugün biyoteknoloji ve biyoekonomide Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden biri. Danimarka Gıda, Tarım ve Balıkçılık Bakanı Jacob Jensen anlaşmayı tek cümlede özetliyor: “Daha az kaynakla daha fazlasını yapabileceğiz, gıda güvenliğini sağlayacağız”
Genetik Düzenleme Çiftçi Gelirlerini Koruyacak
Düzenleme pek çok ülkede tartışma yaratırken Avrupa Birliği yetkililerine göre “doğal olarak veya geleneksel olarak ıslah yöntemiyle meydana gelen değişiklikleri taklit eden. Hızlandıran bitki ıslah teknikleri anlamına gelen NGT’ler sayesinde bitki ıslahçılar çok daha az kaynak kullanarak hızlı şekilde kuraklığa, dona, istilacı türlere, topraktaki çeşitli hastalıklara karşı dirençli tohumlar yaratarak çiftçileri iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerinden koruyabilir.
Islah Çeşitler Yerel Çeşitlerle Aynı Değerlendirilecek
Yeni düzenlemeye göre NGT ile ıslah edilen tohumlar yerel çeşit olarak geçen çeşitlerle aynı şekilde değerlendirilecek. Daha karmaşık genetik değişikliklere sahip bitkiler kategori iki olarak adlandırılıyor ve mevcut GDO mevzuatı kapsamında değerlendirilecek. Etiketlemede GDO ibaresi kullanımı zorunlu olacak. Kategori bir kapsamında geliştirilen tohumlar tescil ettirilirken şeffaf davranılacak.
NGT Düzenlemesi Tarım İçin Bir Devrim
Avrupa Parlementosu roportörü Jessica Polfjard’a göre “bu tarihi bir gün. Avrupa çiftçilere Nobel ödüllü teknolojiye erişim sağlama yolunda ilk adımı attı. Anlaşma Avrupa’nın araştırma ve inovasyondaki konumunu güçlendirecek.”
NGT Çok Uluslu Tarım Şirketlerinin Bir Tuzağı Mı?
Avrupa Birliği Uzun zamandır GDO karşıtları, organik tarım lobisi gibi aktivistgrupların eleştirileri nedeniyle genomik teknikleri gündemine almaktan korkuyordu. Düzenlemeyi berbat olarak nitelendiren karşıt görüş sahipleri “AB, iklim değişikliği baskısı altında, genetik teknolojilere ilişkin kuralları yeniden yazdı” diyerek genom düzenleme kaçınılmaz mı, yoksa dönüşüm tarımda yeni bir şirketleşme dalgası mı? sorularını soruyor.
Küresel Tarım Şirketleri Mi Kazandı
Düzenlemeye karşı olanlar “NGT ile geliştirilen çeşitleri büyük tohum ve tarım kimyasalı şirketlerinin canlı organizmaları patentleyip küçük tohum şirketlerinden ve çiftçilerden lisans ücreti talep etmeleri için bir Truva atı görevi gördüğü konusunda uyarıyor.”
Bilim Temkinli
Bilim insanlarına göre düzenlemede “gen kopyalaması ve doğal varyasyonlar üzerinde yeterince durulmamış, doğal mutasyonlar ve geleneksel ıslah süreçleri bu sınırları kolayca aşabilir.”
NGT Kabul Edilse de Avrupa GDO’ya Hala Hayır Diyor
Yeni çerçeve, düzenlemeleri bilimsel ilerlemeyle uyumlu hale getirerek, AB pazarına sunulan genetik olarak değiştirilmiş bitkilerin geleneksel yöntemle yetiştirilen çeşitler kadar güvenli olmasını sağlarken, mevcut GDO mevzuatını da koruyor. Avrupa hala GDO’ya karşı temkinli, sadece 2001’in kurallarıyla 2035’in dünyasında gıdada rekabetçi olamayacağının farkında.
Velhasıl Avrupa'nın NGT kararı modern dünyada gezegen dönerken, rakipleriniz koşarken, teknoloji treninden "daha doğalı seçiyorum" diyerek inmenin mümkün olmadığını gösterdi. Amerika, Çin, Brezilya, Hindistan oyunda. Avrupa mecburen oyuna geri döndü. Açlık oyunları biyoteknoloji eliyle post modern dünyanın yeşil devrimini ateşledi. Asıl soru, Türkiye hâlâ "bizim gündemimizde GDO yok" demeye devam mı edecek? Yoksa genom düzenleme, sentetik biyoloji, hassas fermantasyon ve biyoteknoloji alanında kendi yol haritasını hazırlayıp oyuna mı girecek.
