Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin hayata geçirmeyi hedeflediği Deniz Bağlantı Hattı (GSI) projesi, iki ülke arasında Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin ezberleri bozdu.
YUNAN MEDYASINDA PANİK: TÜRKİYE'NİN ŞARTI HUKUKİ EMSAL OLUŞTURUR
Türkiye’nin kendi kıta sahanlığından geçecek projeler için "önceden koordinasyon ve mutabakat" şartını masaya koyması, Yunan basınında geniş yankı uyandırdı.
Yunanistan'ın etkili gazetelerinden To Vima, krizin sadece kablonun güzergahıyla ilgili olmadığını, Ankara’nın hamlesinin stratejik bir üstünlük içerdiğini belirtti. Haberde, Türkiye’nin bir "izin başvurusundan" ziyade doğrudan "kıyı devleti" sıfatıyla yazılı mutabakat talep etmesinin Atina’da şaşkınlık yarattığı vurgulandı. Atina yönetiminin, kurulacak herhangi bir koordinasyon mekanizmasının Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hukuki tezlerini ve "Mavi Vatan" doktrinini uluslararası alanda tescilleyeceği korkusunu taşıdığı ifade edildi.
MSB'DEN TAVİZSİZ UYARI: İZİNSİZ FAALİYETE ASLA İZİN VERİLMEYECEK
Doğu Akdeniz'deki provokatif hamlelere karşı Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB) çok net bir uyarı geldi. Uluslararası hukuk kurallarına işaret eden Bakanlık, kıta sahanlığında gerçekleştirilecek her türlü kablo/boru döşeme veya bilimsel araştırma faaliyetinin, kıyı devleti olan Türkiye ile önceden koordine edilmesinin zorunlu olduğunu belirtti.
Türkiye’nin KKTC ve Libya ile imzaladığı Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşmaları ile şekillenen ve 18 Mart 2020'de Birleşmiş Milletler’e bildirilen haklarına vurgu yapan MSB, kıta sahanlığında izinsiz hiçbir faaliyete kesinlikle geçit verilmeyeceğini bir kez daha ilan etti.