Yunanistan Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim yılı öncesinde Batı Trakya’daki Türk azınlığa ait eğitim kurumlarına yönelik yeni bir adım atarak Kardere, Mehrikoz ve Hasanlar köylerinde bulunan üç Türk ilkokulunu kapatma kararı aldı. Bu karar, bölgedeki Türk azınlık tarafından Lozan Antlaşması'nın ihlali olarak değerlendirilirken, Batı Trakya’daki eğitim krizi tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
TÜRKLERİN EĞİTİM HAKKI KISITLANIYOR
Bölge temsilcileri ve yerel kaynakların yansıttığı bilgilere göre, Doğu Makedonya ve Trakya bölgesinde faaliyet gösteren Türk okullarının sayısı uygulanan politikalarla yıllar içinde ciddi bir düşüş yaşadı. Bir dönem 210 olan Türk okulu sayısı, söz konusu son kapatma kararlarıyla birlikte 83’e kadar gerilemiş durumda. Azınlık temsilcileri, bu adımların Türk kimliğini değiştirmeye ve bölgedeki kültürel varlığı kısıtlamaya yönelik sistematik bir yaklaşımın parçası olduğunu savunuyor.
ULUSLARARASI KURULUŞLAR ZORBALIĞI DUYMUYOR
Batı Trakya Türk azınlığı, yaşanan bu gelişmeleri "zorbalık" ve tarihi "Metaksas rejimi" uygulamalarının bir yansıması olarak nitelendiriyor. Bu noktada bölge halkı ve kamuoyu, insan hakları ve azınlık hakları konusunda faaliyet gösteren uluslararası kuruluşların bu gelişmelere karşı takındığı tavrı sorguluyor.
Söz konusu kuruluşların denetim mekanizmalarının neden sessiz kaldığı veya bölgedeki iddialara karşı yeterli refleksi gösterip göstermediği, sosyal medya ve yerel platformlarda yoğun eleştirilere konu oluyor. Eleştirilerin odağında, "uluslararası kuruluşların denetim yetkisini kimlere karşı kullandığı" ve "azınlık hakları söz konusu olduğunda neden etkin bir duruş sergilenmediği" gibi sorular yer alıyor.
Bölgedeki Türk azınlık mensupları, geleceksizlik kaygısı ve kültürel varlıklarının yok edilmesi endişesiyle uluslararası toplumdan daha somut adımlar beklerken, Yunanistan Eğitim Bakanlığı'nın bu "okul kapatma" politikasının bölgedeki toplumsal barış ve azınlık hakları üzerindeki etkileri tartışılmaya devam ediyor.