Yunanistan’ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini'nin İngilizce edisyonunda yayımlanan analizde, Atina'nın İsrail-İran savaşına nasıl yaklaştığına dair dikkat çekici tespitler yer aldı.
KATHİMERİNİ: EN ÇOK ENDİŞELENDİREN SENARYO
Vassilis Nedos imzalı analizde, Yunanistan’ın bölgedeki önceliğinin hem İsrail ile olan güçlü ilişkilerini korumak hem de “dürüst arabulucu” rolünü sürdürebilmek olduğu belirtildi.
Ancak analizde yer verilen en kritik ifade, Atina’nın esas kaygısına işaret etti:
“Yunanistan’ı en çok endişelendiren şey, zayıflamış bir İran’ın Türkiye’yi güçlendirmesi.”
TİRANLIKLA TÜRKİYE ARASINDAKİ DENGE
Yazıda, Türkiye’nin hem NATO üyesi hem de Ortadoğu’da güçlü bir oyuncu olduğuna dikkat çekilirken, İran’ın bölgesel etkisinin kırılmasının Ankara’nın lehine sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. Atina için Türkiye, “nominal bir müttefik” ama aynı zamanda “egemenliğe yönelik en büyük tehdit” olarak tanımlandı.
"ARABULUCU OLMAK İSTİYORLAR AMA..."
Kathimerini’nin analizinde Yunanistan’ın İsrail ile son yıllarda hiç olmadığı kadar yakın ilişkiler geliştirdiği, ancak aynı zamanda tarafsız görünme çabasıyla Birleşmiş Milletler gibi platformlarda dengeli oylar kullanmaya çalıştığı aktarıldı.
Atina'nın Gazze’ye insani yardımların yeniden başlaması yönündeki ateşkes kararına verdiği destek de bu dengenin bir yansıması olarak gösterildi.
Yunan hükümeti ise bu denge politikasını sürdürürken hem Doğu Akdeniz’deki konumunu korumaya hem de Ortadoğu’daki çatışmalarda arabulucu rolü üstlenmeye çalışıyor.