Hantavirüs, temel olarak kemirgenler aracılığıyla yayılan ve ciddi klinik tablolara yol açabilen bir enfeksiyon türüdür.
HANTAVİRÜS NEDİR VE NASIL BULAŞIR?
Virüsün ana bulaş kaynağı; farelerin dışkı, idrar ve salgılarının bulunduğu ortamlardır. Bu atıkların ortama karışmasıyla oluşan enfekte partiküllerin insanlar tarafından solunması, hastalığın bulaşmasına neden olmaktadır. Özellikle depolar, garajlar, bodrum katları ve uzun süre kapalı kalmış yazlık evler, virüsün bulaşması açısından en riskli alanlar olarak tanımlanmaktadır.
Doç. Dr. Hüsrev Diktaş
BELİRTİLER: AĞIR SOLUNUM PROBLEMLERİ VE BÖBREK YETMEZLİĞİ
Hastalık başlangıç aşamasında ateş, ishal, bulantı ve kusma gibi yaygın şikayetlerle kendini göstermektedir. Ancak enfeksiyon ilerledikçe tablo ağırlaşarak; ciddi solunum problemleri, iç kanamalar ve böbrek yetmezliği gibi hayati tehlike arz eden klinik durumlara dönüşebilmektedir. Virüse karşı spesifik bir ilaç tedavisi bulunmadığı için erken teşhis ve yoğun bakım desteği tedavinin en kritik aşamalarını oluşturmaktadır.
TEMİZLİK YAPARKEN MASKE VE ELDİVEN ŞART
Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, riskli alanlarda yapılacak temizlik işlemleri için hayati uyarılarda bulundu. Fare dışkısı görülen yerlerin asla süpürülerek (toz kaldırılarak) temizlenmemesi gerektiğini vurgulayan Diktaş, şu önlemlerin alınmasını önerdi:
Temizlik yapılacak alan öncelikle dezenfektanlarla ıslatılmalıdır.
Temizlik sırasında mutlaka maske ve eldiven kullanılmalıdır.
İnsandan insana bulaş riski düşük olsa da bu ihtimal tamamen göz ardı edilmemelidir.
DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ TÜRKİYE'Yİ BİLGİLENDİRDİ
Türkiye’de en son 1997 yılında görülen hantavirüs için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yeniden harekete geçmiştir. DSÖ; aralarında Türkiye, ABD, İngiltere, Almanya ve Hollanda’nın da bulunduğu 12 ülkeye bilgilendirme notu iletmiştir. Mevcut verilere göre Kovid-19 gibi küresel bir pandemi beklenmese de bireysel önlemlerin ve çevre temizliğinin önemi korunmaktadır.