İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan ve ‘Uyuşturucu Madde Kullanımını Kolaylaştırmak’ ile ‘Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama’ suçlarından 25 yıldan 40 yıla kadar hapsi istenen Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş, Ağır Ceza Mahkemesi'nde savunma yaptı.
"NEDEN BAYRAM ŞEKERİ GİBİ İKRAM EDEYİM?"
9 aydır tutuklu bulunduğunu ve hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu dile getiren Ateş, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda kan ve idrar testlerinin temiz çıktığını vurguladı. Suçlamaları reddeden Ateş savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"Bana sorulan Mehmet Akif’in evine gidip gitmediğimdi. Bahsedilen ev benim değil. Benim olmayan bir evde, kullanmadığım maddeyi neden başkasına temin edeyim? Neden Bayram şekeri gibi ikram edeyim?"
Soruşturma sürecinde alınan kan ve idrar örneklerinde uyuşturucu veya uyarıcı madde izine rastlanmadığı belgelendi.
"CEZAEVİNDE BENDEN HELALLİK İSTEDİ"
Aleyhinde ifade veren isimlerin Mehmet Akif Ersoy’un etkisi altında olduğunu iddia eden Veyis Ateş, Ersoy ile Silivri Cezaevi'ndeki görüşme esnasında aralarında geçen diyaloğu mahkemeye aktardı:
"Mehmet Akif, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadede 'Beni Veyis Ateş başlattı' diyerek beni suçladı. Silivri’de avukat görüşü esnasında karşılaştığımızda bana 'Abi çok özür dilerim, bu şekilde ifade vermek zorundaydım. Hakkını helal et, bu şekilde ifade vermeseydim beni de Habertürk el değiştirme davasına katacaklardı' dedi. Buna avukatım da tanıktır."
HAKKINDAKİ DİĞER İDDİALARI DA YALANLADI
Aleyhinde tanıklık yapan kişilerin beyanlarında ciddi çelişkiler olduğunu savunan Ateş, ifadelerdeki tutarsızlıkları şu maddelerle sıraladı:
Tanıklardan Serap Şeylan'ın kendisini Çengelköy'deki eve davet ettiğini söylediğini belirten Ateş, Çengelköy'de hiçbir zaman ikamet etmediğini belirtti.
Diğer tanıkların verdiği tarih ve yer beyanlarının birbirini tutmadığını ve bu kişilerin Mehmet Akif Ersoy'un yönlendirmesiyle hareket ettiğini öne sürdü.