Yolsuzluk soruşturması kapsamında Dedetaş'ın ifadesi ortaya çıktı. 260 milyon liralık “danışmanlık geliri” bilmecesini açıklayamadı

Rüşvet ve irtikap suçlamasıyla gözaltına alınmasının ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın savcılık ifadesinde dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. Dedetaş, hakkındaki ağır iddialara ilişkin savcılık sorgusunda ilginç savunmalarda bulundu.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Belediye Başkan Yardımcısı F.D., Başkan Danışmanı U.M., Özel Kalem Müdürü A.K., Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım A. ile ilgili birim amirleri ve personeli hakkında yapı ruhsatı ile iskan ruhsatı süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı yönündeki ihbarlar, mağdur beyanları ve etkin pişmanlık kapsamında ifade veren şüphelilerin anlatımları üzerine soruşturma başlatılmıştı.

10 MİLYON LİRALIK RÜŞVET SORUŞTURMASI

Soruşturma dosyasındaki iddialara göre; Üsküdar sınırları içerisindeki bir inşaat projesinin iskan ruhsatının verilmesi karşılığında müteahhitten 10 milyon lira rüşvet istendi. Rüşvet çarkına dair operasyondaki en çarpıcı detay ise ödemenin bir kısmının Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görevli bir milletvekili danışmanına, meclisteki makam odasında teslim edildiği öne sürülmesi oldu.

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

Savcılığın, söz konusu ruhsat süreci ve meclisteki odada gerçekleştiği iddia edilen para trafiğine ilişkin soruları karşısında Sinem Dedetaş, iddiaların merkezindeki konuyu anlayamadığını belirtti. Herhangi bir milletvekiliyle bu yönde bir görüşme gerçekleştirmediğini savunan Dedetaş, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

SİNEM DEDETAŞ'TAN ŞOK AÇIKLAMA

Dedetaş'ın savcılıkta verdiği ifadede, "İskan ruhsatı verilmesi karşılığında benim veya özel kalemin ihtiyaçları nedeniyle herhangi bir şekilde Nazım A. maddi menfaat talep etmesi yönünde kendisine bir talimatım veya talebim yoktur. Hakkımda isnat edilen eylemleri kabul etmiyorum. Benim kesinlikle belediyedeki ruhsat ve iskan işlemleri olan müteahhitlerden para alınması şeklinde talimatım ve söylemim olmamıştır. Benim göreve getirdiğim insanlar bu konuda teknik birikimi ve uzmanlığı olan kişilerdir. Eğer bu şekilde bir iskan ruhsatı verilmiş ise bir belediye başkanı olarak teknik detaylara hakim olamayacağım için bilgim yoktur. Göreve getirdiğim bu konudaki uzmanlara güvendiğim için başkan olarak teknik konularla ilgili bilgi sahibi olmam mümkün değildir" dedi.

Dedetaş'ın katıldığı bir etkinlikte Nazım A.'nın yanında oturduğu ve önündeki isimlikte "Belediye Başkan Yardımcısı" yazdığı tespit edildi. Dedetaş bu durumu, "Kötü niyetli bir şey değildi ancak idari bir hata olarak bunu kabul ediyorum" sözleriyle kabul etti.

İSKAN RUHSATI İÇİN 10 MİLYON LİRA

Dosyadaki en çarpıcı iddialardan biri Üsküdar’daki 1313 ada 150 parselde bulunan inşaatın iskân ruhsatına ilişkin oldu. Barkın Ege Tekkököğlu, bir toplantıda Nazım Akkoyunlu ve Mevlüt Güray’ın söz konusu iskân ruhsatı için müteahhitten 10 milyon lira talep edilmesine karar verdiğini beyan etti.

Şirket ortağı ve aracılık yaptığı belirtilen diğer şüphelilerin de ruhsat işlemleri için bir milletvekili danışmanına rüşvet verildiğini, bu amaçla TBMM’deki milletvekili odasında görüşme yapıldığını anlattıkları ifade tutanağına yansıdı.

Dedetaş’ın özel kaleminde görev yapan Alihan Koçoğlu’nun da milletvekili danışmanı U.A. tarafından arandığını ve kendisinden bilgi talep edildiğini söylediği belirtildi.

Dedetaş ise konunun ne olduğunu anlayamadığını belirterek herhangi bir milletvekiliyle ruhsat dosyası hakkında görüştüğünü hatırlamadığını savundu.

260 MİLYON LİRALIK GELİR ÇELİŞKİSİ

Kent A.Ş. personeli Özgür Ceylan, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadede, Şubat veya Mart 2026’da Sinem Dedetaş’ın da katıldığı toplantıda şirketin proje danışmanlık gelirinin yaklaşık 260 milyon lira olarak başkana sunulduğunu anlatmıştı.

Dedetaş ise emniyetteki ifadesinde, Kent A.Ş.’nin müteahhitlerle yaptığı sözleşmelerden ne kadar kazanç sağladığını bilmediğini söylediği hatırlatıldı. Bu iki beyan arasındaki çelişkinin sorulması üzerine Dedetaş, toplantıda şirketin gelirlerini ve gelir kalemlerini Nazım Akkoyunlu’ya defalarca sorduğunu kabul etti.

Hangi müteahhitten, neye dayanılarak danışmanlık geliri alındığını öğrenmeye çalıştığını belirten Dedetaş, sözleşmelerden elde edilen kesin tutarı bilmediğini savundu.

“ŞİRKETİN GELİR VE GİDERİNE HÂKİMDİM”

Dedetaş, bir taraftan müteahhitlerle yapılan sözleşmelerden ne kadar kazanç elde edildiğini bilmediğini söylerken diğer taraftan “Kent A.Ş.’nin gelir ve gider durumuna aslında hâkimdim.” beyanında bulundu.

Şirketin genel mali yapısını bildiğini kabul eden Dedetaş, soruşturmanın ardından muhasebe kayıtları ile gelir-gider tablolarını karşılaştırdığını, herhangi bir usulsüzlük fark etmediğini belirtti.

Kent A.Ş.’nin müteahhitlerle yaptığı sözleşmelerin taraflara verilip verilmediğini ise bilmediğini söyleyen Dedetaş, sorumluluğu şirketin genel müdürü Nazım Akkoyunlu’ya yükledi.

“SİNEM BAŞKANA SORUP BİLDİRECEĞİM” BEYANI SORULDU

Kent A.Ş. personeli Barkın Ege Tekkököğlu’nun savcılık ifadesinde, iskân ruhsatı toplantılarında müteahhitlerden hangi menfaatin talep edileceğinin Nazım Akkoyunlu ile Yapı Kontrol Müdürü Mevlüt Güray tarafından belirlendiği kaydedilmişti.

Tekkököğlu, bazı ruhsat dosyalarında yalnızca miktarın belirlendiğini, Nazım Akkoyunlu’nun ise: “Kararlaştırılan miktarın nereye ve ne şekilde ödeneceğini veya harcanacağını Sinem Başkana sorup sana bildireceğim.” dediğini beyan etti.

Akkoyunlu’nun Dedetaş’a danıştıktan sonra kararı Mevlüt Güray’a bildirdiğini öne süren Tekkököğlu, iskân başvurusunda bulunan müteahhit ve iş takipçileriyle kararlaştırılan miktar üzerinden görüşmeler yapıldığını anlattı.

Dedetaş ise bu anlatımların iftira olduğunu savundu; toplantılardan, alınan kararlardan ve herhangi bir usulsüzlükten haberdar olmadığını söyledi.

PARA TOPLAMA KONUSU KENDİSİNE İLETİLMİŞTİ

Dedetaş, Nazım Akkoyunlu ve Ulaş Meydan hakkında müteahhitlerden rüşvet aldıkları yönünde kendisine herhangi bir şikâyet ulaşmadığını söyledi. Ancak eski Üsküdar Belediyesi Spor Kulübü Başkanının etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifade, bu savunmayla çelişen önemli bir iddiayı ortaya koydu.

Albayrak, Üsküdar Belediyesi Spor Kulübünün ismini kullanarak müteahhitlerle para trafiğine girdiğini duyduğunu, bu durumu doğrudan Sinem Dedetaş’a anlattığını söyledi.

Albayrak, Dedetaş’a: “Ulaş Meydan ve Mustafa Hacıosmanoğlu’nun para pul işleriyle ilgili müteahhitlerden para topladıkları benim de kulağıma geliyor.” dediğini anlattı.

DEDETAŞ, “RÜŞVET DEDİKODUSU” DEYİP GEÇİŞTİRMİŞ

Sinem Dedetaş, kendisine Ulaş Meydan ve Mustafa Hacıosmanoğlu hakkında müteahhitlerden para topladıkları yönünde bilgi verildiğini tamamen reddetmedi. Ancak söz konusu anlatımları iki isim arasındaki anlaşmazlık ve “dedikodu” olarak değerlendirdiğini belirtti.

Dedetaş, “Ulaş Meydan veya Mustafa Hacıosmanoğlu’nun müteahhitlerden para talep ettiği işlerle ilgili dedikodu olduğunu söyleyerek bu şekilde yaklaşımda bulundum.” dedi.

Böylece para toplama iddialarının belediye başkanına kadar ulaştığı, ancak bu iddialara ilişkin herhangi bir idari inceleme başlatıldığına dair ifadede bilgi verilmediği görüldü.

YETKİSİ YOKKEN “BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI” YAPILDI

Dedetaş’ın Kent A.Ş. Genel Müdürlüğüne atadığı Nazım Akkoyunlu’nun, resmî bir ataması bulunmadığı hâlde “Belediye Başkan Yardımcısı” olarak tanıtıldığı da soruşturma dosyasına girdi.

Dedetaş, Akkoyunlu’yu istisnai memurluk yoluyla kamu görevlisi statüsüne geçirmek istediğini, özel kalem personelinin sehven belediye başkan yardımcısı olacağını düşünerek tabela ve etiket hazırladığını savundu.

Başsavcılık tarafından yapılan incelemede ise Dedetaş’ın katıldığı bir etkinlikte Akkoyunlu’nun yanında oturduğu ve önündeki isimlikte “Belediye Başkan Yardımcısı” yazdığı tespit edildi. Dedetaş bu durumu “Kötü niyetli bir şey değildi ancak idari bir hata olarak bunu kabul ediyorum.” sözleriyle kabul etti.

DEPREME DAYANIKSIZ YAPILARA İSKÂN VERİLDİĞİ TESPİTİ

Başsavcılık, yerinde yapılan incelemelerde bina statiği açısından depreme uygun olmadığı belirtilen bazı inşaatlara, can ve mal güvenliğini tehlikeye sokabilecek şekilde iskân ruhsatı düzenlendiğinin tespit edildiğini bildirdi.

Dedetaş, göreve getirdiği kişilerin teknik bilgi ve uzmanlığa sahip olduğunu belirterek “Bir belediye başkanı olarak teknik detaylara hâkim olamayacağım için bilgim yoktur.” savunmasını yaptı.

Başkan olarak teknik konular hakkında bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığını söyleyen Dedetaş, sorumluluğun uzman olarak görevlendirdiği kişilerde olduğunu ileri sürdü.

OPERASYONDAN SONRA USULSÜZ YAPILARI İNCELETMİŞ

Dedetaş, Kent A.Ş.’nin işleyişine ilişkin iddialardan emniyette ifade verirken haberdar olduğunu savundu. Başsavcılığın ilk operasyonunun ardından Kent A.Ş. ile sözleşme imzalayan ve ruhsat verilen müteahhitlerin projelerini incelettiğini belirten Dedetaş, imalatında usulsüzlük ve mevzuata aykırılık bulunan yapılar hakkında yapı tatil tutanağı tutulması ve yıkım kararı alınması için talimat verdiğini söyledi.

Bu beyan, usulsüz yapıların belediye yönetiminin ilk denetimleriyle değil, soruşturma ve operasyon sonrasında mercek altına alındığını ortaya koydu. Dedetaş ayrıca iskân karşılığında Bimkart alınması, müteahhitlerin bağışa yönlendirilmesi ve personele elden döviz dağıtılması iddialarından haberdar olmadığını savundu. Tape kayıtlarında geçen kartların ise alışveriş kartları olduğunu söyledi.

Sinem Dedetaş’ın avukatları suçlamaları reddederken, dosyadaki anlatımların en fazla “görevi kötüye kullanma” kapsamında değerlendirilebileceğini savundu. İfade tutanağında yer alan tanık ve şüpheli anlatımları kesinleşmiş hüküm niteliğinde olmayıp, adı geçen kişilerin cezai sorumlulukları soruşturma ve yargılama sonucunda belirlenecek.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Gündem Haberleri