Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan Süleymaniye Cami Külliyesi içinde Süleymaniye Kütüphanesi yer alır.
Unutulan kelimeleri korumak için kitap hastanesi kuruldu!
Tarihin akışına yön veren isimler zamanında iyi birer kitap okuyucusu oldukları biliniyor. Kitaplar dünyayı değiştiremez ancak dünyayı değiştirecek insanları geliştirip yetiştirdiği önemli bir gerçek. Unutulan kelimeleri korumak adına kurulan Türkiye'nin ilk kitap hastanesi olarak bilinen İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi’nde yer alan kitap hastanesinde kitabın sağlığını korumak için doktorlar bile bulunuyor. İşte ilginç hikayesi...
Bugün 87.132 yazma ve 66.231 basma eserin bulunduğu Süleymaniye Kütüphanesi özellikle yazma eser bakımından dış ülkelerde de şöhret sahibidir.
1950’lerde Türkiye’nin ilk kitap hastanesi olarak bildiğimiz yer de burada, Süleymaniye Kütüphanesi’nde açılır.
İlmi adıyla ‘’Patoloji’’ servisi denilen kitap hastanesi zaman karşısında yitip giden, unutulan kelimeleri korumak adına kurulur.
Kuruluşundan itibaren yüzyıllardır bulunan el yazmalarının muhafazası ve korunması için de 8 uzmanla beraber mücadele verilir.
Ayrıca kitaplar için zararlı toz ve kurtlar gibi etkenlere karşı da önlemler alınır. Kitap sayfalarındaki yırtıklar ve delikler kağıt hamuruyla dondurularak tedavi edilir.
Açıldığı günden bugüne 40 bin kadar kitabın bu bakımlar sayesinde onarıldığı bilinir.
Ciltler ve sayfaları yıpranmış olan tarihî kitapların onarıldığı bu hastane, bölümünün dışında uluslararası ölçekte çalışan bir mikrofilm ve fotoğraf arşivi takas yöntemiyle dünyanın dört bir yanından getirdiği kitap fotoğrafları da araştırıcılara sunar.
Kırk yıldan fazla bir süre Süleymaniye Kütüphanesi’nin müdürlüğünü yapmış olan Muammer Ülker Bey şunları aktarır: “Yazma ve eski basım eserlerin baskı eserlerinin bulunduğu depo, dolap gibi yerlerin güneş almaması fakat bol ışıklı olması ve sık sık havalandırması lazımdır. Kitapların muhafaza edildiği yerler ister bir depo olsun, ister salonda bulunan bir dolap veya raf olsun, kitapların bulundukları yerde 18-20 derece; nem %50-65 arasında olmalıdır. Aşırı sıcak ve soğuk aşırı sıcaklık farkları zararlıdır. Şayet kitapların bulunduğu depo, dolap veya bölümlerde rutubet derecesi normalin üstünde ise fazla rutubet, rutubet alma cihazları ile giderilir. Normalin altında ise kitapların bulundukları her yerde fazla suya ihtiyacı olan ve o nispette fazla su sarf eden bitki toplulukları, süs ve saksı çiçekleri bulundurmak gerekir.”
2013 yılıyla beraber bu tesis yine Fatih’te bulunan Kitap Şifahanesi’ne taşınarak daha büyük bir hastane ve bakım sürecinin de önü açılmış olur.
Kitap Şifahanesi görevini şu şekilde tanımlar: Kitap Şifahanesi’nin öncelikli görevi, Başkanlığımız bünyesindeki yazma eserleri evrensel etik ve prensipler çerçevesinde titizlikle korumak ve gelecek kuşaklara aktarmaktır. Tarih, sanat tarihi, gelenekli sanatlar, müzebilim, kimya ve biyoloji gibi disiplinlerle işbirliği içinde yazma eserin, tarihi ve estetik önemini göz önünde bulundurarak eserin fiziksel bütünlüğünü korumayı hedefler. Yazma eserlerin en az müdahale ile koruması prensibi ile çalışan Kitap Şifahanesi ekibi, belgeleme ve inceleme aşamalarını titizlikle yürüterek eserlerin gizli kalmış tüm teknik özelliklerini ortaya çıkarmaktadır. Çağdaş konservasyon yöntemleri her bir yazmanın eşsiz özelliği ve önemi ile onu üreten kişi ve kişilere karşı saygı bilinci ile belirlenmektedir.
Dahası tesisin buraya taşınmasıyla birlikte Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi başta olmak üzere Balıkesir’den Konya’ya, Kastamonu’dan Manisa’ya toplam 17 yazma eser kütüphanesi de buraya bağlanır.
Oldukça titiz bir ekiple çalışan Şifahane atölyelerde işinin uzmanlarıyla beraber bu büyük yazma eser külliyatını korumaya ve iyileştirmeye devam ediyor.
Şifahane ekibinde konservatörler, Ar-Ge personeli olarak uzman ve uzman yardımcıları, kimya mühendisi, kimyager, biyolog ve bilimsel araştırma laboratuvarı teknik elemanları yer alır. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi ve Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü bünyesinde de Restorasyon Birimleri hizmet vermektedir.