İsrail merkezli i24 News televizyonu, canlı yayında Türkiye’ye yönelik yeni iddiaları gündeme taşıdı. Yayında, Ankara’nın farklı bölgelerde “barış” adı altında askeri üsler kurarak ve diplomatik faaliyetlerle etkisini artırarak bölgesel dengelerde belirleyici bir aktör haline geldiği öne sürüldü.
AFRİKA VE DOĞU AKDENİZ ODAKLI İDDİALAR
Tel Aviv medyası, Türkiye’nin Afrika ve Doğu Akdeniz’deki eğitim kurumları, kalkınma projeleri ve askeri iş birliklerini mercek altına aldı. Yayında ayrıca, “mühendislik ekipmanları” taşıyan konteynerlerin içeriğine dair iddialara da yer verildi.
Haberde, “Kıbrıs, Libya ve Sudan bu tuzağa düştü; Türkler barış gücü adı altında sahaya girip stratejik alanlar oluşturuyor. İsrail, sıradaki hedefin Gazze olmasından endişe ediyor” ifadeleri kullanıldı.
BATI AFRİKA’DA TÜRKİYE’NİN ETKİSİ
Batı Afrika örneklerine de değinilen yayında, “2016’daki darbe girişiminin ardından Türkiye, kıtanın dört bir yanında yeni okullar açtı; Gambiya, Gine, Nijer, Senegal, Gana ve Benin bu sürecin bir parçası oldu” denildi.
Haberde, Türkiye’nin bölgedeki etkisinin sadece eğitimle sınırlı olmadığı, aynı zamanda stratejik ve askeri adımlar da içerdiği vurgulandı.
KIZILDENİZ VE SÜVEYŞ KANALI’NDA ENDİŞE
Yayın, “Mısır ve Suudi Arabistan alarm durumuna geçti; Türk unsurları bir anda Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı hattında üsler kurmaya başladı” ifadelerine yer verdi. Ayrıca, “2024’te İsrail güvenlik makamları, Türkiye’nin Gazze’ye istihbarat toplama ekipmanı yerleştirmek için fırsat kollayabileceği konusunda ciddi endişe taşıyordu” denildi.
HER HAREKATIN ARKASINDA AYNI YÖNTEM
Türkiye’nin Gazze’ye barış gücü olarak girmesi durumunda ne olacağını açıklayan yayın, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye ne zaman bir şey ‘inşa etmek’ için sahaya gelse, geriye bir sınır, kameralar ve bir üs bırakıyor. Bu bir teori değil, uygulanan bir yöntem.”
Haberde ayrıca, “Her Türk harekâtı aynı cümleyle başlar; ‘barış adına’, ancak haritada yeni bir bölge ve stratejik varlık bırakılarak sona erer” denildi.
ASIL SORULMASI GEREKEN SORU
Yayın, sözlerini “Sorulması gereken ‘Ne yapmak istiyorlar?’ değil; asıl sorulması gereken ‘Onları durduracak biri var mı?’ olmalı” cümlesiyle noktaladı.